• DOLAR
    7,8928
  • EURO
    9,3271
  • ALTIN
    483,98
  • BIST
    1,1814

Yüce dağ başında bir garip mezar (2)

Yüce dağ başında bir garip mezar (2)

Malatya ve çevresinde kült konusu olan, yakınında mezar ve türbe bulunan/ bulunmayan ağaçlar.  Bu ağaçların cinsi kara ağaç, meşe, ardıç, alıç, davın, dut, incir gibi tür-

lerden oluşmaktadır. Bu ağaçlar dua, dilek, hastalık, şükür vb.maksatlarla ziyaret edilmektedir. Ziyaret esnasında çaput bağlama, yazı yazma, dilek yazıp iliştirme, toprak

alıp yeme, taş alıp vucüda sürme şeklinde uygulamalar görülmektedir.

Anadolu’da dere tepe,dağ taş gezerken tenha ve ıssız yollarda, mezralarda, rüzgârlı bayırlarda, boz kırlarda,, dumanlı dağlarda, ormanlık alanlarda dolaşırken bir anda karşımıza bir mezar taşı, bir türbe,isimsiz bir yatır bizi selamlar .Hangi medeniyete ,dine ait olursa olsun, mezar taşı hangi dilde yazılırsa yazıksın ona saygı duyulur. Ziyaret edilir. Son zamanlarda artan  tarihi çeşmelere, mezarlara, ibadet yerlerine  zarar veren defineciler hariç.

Yalnız mezarların yoldaşı doğa anadır. Yattığı toprak, yaslandığı dağ, tepe, su kaynağı, üzerinde esen rüzgar, gölge yapan bulut, börtü böcek , taşına tüneyen kuştur. Yalnız mezarlar işte bu yüzden bize yalnız gelirler. Oysa onlar artık her canlıdan, her cansızdan, kısacası doğadan birer parça olmuştur.

Anadolu uçsuz bucaksız yol kenarlarında, tepelerde sessiz mezarlardan biri işte bu tozlu yolun sonunda otları saramış yeşil bir ağacın altında  yatan sessiz bir mezar… Mahzuni baba  sözü ile sazı ile ne güzel demiş…

“Hızlı hızlı giden yolcu

Bu mezarda bir garip var

Bak taşına acı acı

Bu mezarda bir garip var

Kurumuş yeşil otları

Toprak olmuş umutları

Gökte mavi bulutları

Bu mezarda bir garip var”

Zordur bozkırda tek ağaç olmak köklerinin ağı sarmalamış can dostudur kara toprak… Kuşlar yalnız bırakmaz.  Tünek yeridir… Bir ağacın gölgesinde bir sürü yatar …

Gece yıldızlar yorganı olur. Ay ışığında geceler, sessiz . Kuş sesleri ile uyanır. Yinede yanlızlık zordur bozkırda tek ağaç olmak.

Rüzgârda hışırdayan yapraklarının “Hû” çekip zikrettiğine inanılır.Çetin rüzgârla devirecekmiş gibi sallar,bazen dalları kırılır. Kışın  beyaz yorganını sarılır. Baharla birlikte kuru dallara su yürür canlanır. Dallarında yeşil örtüler serilir. Doğanın  döngüsü böyle devam eder…

O ağaca  kim bilir kaç yıl sonra  kimsesiz bir mezar komşu olmuş. İkisi de yalnız .

Ne çok insan, yazılı ve sözlü vasiyet eder ;”ölünce köyüme götürün beni…”

Nazım Hikmetin  “vasiyetim ” şiirinde  söylediği gibi…

“Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,

öylece gibi de görünüyor

Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni

ve de uyarına gelirse

tepemde bir de çınar olursa

taş maş da istemez hani.”

fotoğraf da görüldüğü gibi

“Hayat, gelip geçen bir gölge. İnsan dünyada bir ağaç altında gölgelenen, sonra da terk eden yolcu.”

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber