Röportaj
Giriş Tarihi : 07-01-2021 11:59   Güncelleme : 07-01-2021 12:22

TÖTM Başhekimi Beytur’dan Önemli Açıklamalar!

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) ’ nde koronavirüsle mücadele kapsamında yapılan tüm çalışmaları konuştuğumuz TÖTM Başhekimi Prof. Dr. Ali Beytur önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamasında Beytur, “Başarılı çalışmalarımız altyapımız sayesinde bölgemizde tek Pandemi hastanesi olmamıza rağmen hastanemizde gerek nakiller, gerekse diğer tedaviler, gerekse de onkolojik ameliyatlarda hiçbir zaman durma yaşanmadı. Kapasite azaltılmasına rağmen hizmet verilmeye devam edildi.” dedi  

TÖTM Başhekimi Beytur’dan Önemli Açıklamalar!

Öncelikle tüm dünyanın mücadele ettiği koronavirüse karşı TÖTM olarak yapılan çalışmalar için neler kaydedersiniz?

“Turgut Özal Tıp Merkezi bölgemizin güzide bir hastanesi ve ülkemizin en büyük sağlık kurumlarından birisidir. 1996 yılında hizmete açıldı. Şu an 3 ana üniteden oluşmaktadır ve toplam bin 585 yatak kapasitesine sahibiz. 2020 yılında pandeminin devam etmesine rağmen bünyemizde Onkoloji hastanesini açmamız sağlık açısından bölgeye yapılan en büyük hizmetlerden birisidir.  Bu dönemde 217 yataklı onkoloji hastanemizi açtık. Şu anda yüzde 80 dolu kapasite ile hizmet vermeye devam ediyoruz. Bildiğiniz gibi geçen yıl Mart ayında Covid-19’un gündeme gelmesinin hemen ardından hastanemiz pandemi hastanesi olarak ilan edildi. Pandemi Hastanesi olduktan sonra hastane hem pandemi hastalarına hizmet verdi. Hem de diğer sağlık hizmetlerini de devam ettirdi. Pandemi Hastanesi olunca diğer bölümlerin de yatak kapasitelerini azaltmak zorunda kaldık. Hem ameliyat sayılarını hem de yatan hasta sayılarını azalmak zorunda kaldık.  Bunun birkaç nedeni var.  Pandemiye yoğunlaşmak, personeli pandemi tedavisindeki hizmetlerine yoğunlaştırmak, hem de Covid- 19'la enfekte olan personelimiz oluyordu. Dolayısıyla personel sayısı azaldığı için bu hizmetler mümkün mertebe devam ettirme açısından kapasite azaltımına gidildi. Pandemi başlangıcında hastanemizde ilk olarak bölgedeki 4 ilin PSR incelemeleri bizim moleküler mikrobiyoloji laboratuvarında yapıldı.  Malatya'nın yanısıra Elazığ, Adıyaman ve Tunceli illerinden numune kabul ettik. Daha sonra peyderpey bu  illerde kendi laboratuvarları açılınca daha sonra sadece Malatya İline hizmet vermeye devam ettik. Ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi de test çalışmalarına başlayınca şu anda kendi hastanemizde, yine İl Sağlık Müdürlüğümüzde ve Diğer hastanelerden gelen testleri yapılan bir protokol ile de çalışmaya devam ediyoruz.   Hastanemizde 2020 yılı sonuna kadar yaklaşık 250 bin numune çalıştık. Bu 250 bin numunenin 50 bin kadarı bizim hastanemizde yapıldı. Diğer geri kalanında İl Sağlık Müdürlüğü ve Malatya hem diğer çevre illerden gelen testleri de çalıştık.”

Moleküler mikrobiyoloji laboratuvarı ile birlikte söz konusu tanı kitlerinin geliştirilmesine dair neler söylersiniz?  

“Moleküler mikrobiyoloji laboratuvarımız Türkiye'nin sayılı Laboratuvarlarından birisidir.  Alt yapısı oldukça kuvvetli, bu kuvvetli altyapı sayesinde hem test  çalıştık. Hem de bunun dışındaki çalışmaları da biz kurumumuzda devam ettirdik. Tıp Fakültesi ile koordineli olarak çalışmaların devam etmesi için hastanemizi kullandırdık. Burada özellikle tanı kiti çalışmaları yapıldı. Bunların bir kısmı kullanıma girdi. Covid 19’un yanı sıra diğer virüs parametreleri, sık görülen enfeksiyonlar ve Covid-19 virüsü ile karışan diğer virüslerin ayırt edilmesini sağlayan tanı kitleri geliştirildi. Bu çalışmalar bizim moleküler mikrobiyoloji laboratuvarında gerçekleştirildi.   Bu çalışmalar Malatya’da İnönü Üniversitesi Öğretim Üyelerinin geliştirdiği bir tanı kitidir.  Orada 2 öğretim üyemiz çalışıyor. Prof.Dr Barış Otlu ve  Prof.Dr. Yusuf Yakupoğulları, bu iki öğretim üyemizin geliştirdiği viral tanı kiti.  Yanısıra fizyoloji anabilim dalından Prof.Dr.Sedat Yıldız’ hocanın çalışmaları oldu ve devam etmekte. Bu da Eliza yöntemiyle Covid-19 yerli üretim tanı kiti. Bu kitleri yurtdışından aldığımız için, bunların yerli üretimi oldukça önem kazanmaktadır.  Ayrıca farmakoloji anabilim dalından Prof.Dr. Hakan Parlakpınar tarafından yine benzer bir yöntemle tanı kiti çalışması yürütülmektedir. Bu çalışmaların hepsi rektörlük tarafından bilimsel araştırmalar kapsamında desteklenmekledir. Hastane olarak da alt yapımızı bu öğretim üyelerimizin emrine verdik. Bu öğretim üyelerimize gerek fiziki gerekse diğer konularda her türlü desteği sunuyoruz. Bu çalışmalarımız altyapımız sayesinde bölgemizde tek diyebiliriz.”

Hastane pandemi hastanesi kabul edildi bu süre zarfında diğer hastaların tedavisi nasıl yürütüldü?

 Covid-19 enfeksiyonundan sonra hastanemiz de pandemi hastanesi ilan edildikten sonra yani 25 Mart'ta biz pandemi hastanesi olarak ilan edildik. İlk etapta covid-19 un hastalarının yatacağı servisleri ve yoğun bakımları ayırmakla işe başladık. Nisan ve Mayıs aylarında özellikle yoğunlaşmaya başlamıştı. Ardından Ağustos-Eylül aylarında yeni bir pik yaptı. Ondan sonra Kasım'da hafif yükselir gibi oldu. Bu alınan tedbirler neticesinde şu anda daha iyi durumdayız. Covid-19 tedavisinde gerek Malatya Eğitim Araştırma Hastanesi, Hasan Çalık Devlet Hastanesi, gerekse bizim  kurumumuz  3 hastanemiz Pandemi Hastanesi ilan edilmişti.  3 hastanenin Valilik ve Sağlık Müdürlüğü’nün koordineli çalışması neticesinde bu koordinasyon sağlandı. Malatya insanının hastanelerimizde tedavisi sağlandı ve il dışına hasta sevk edilmedi. Malatya tabii çevre illerde de enfeksiyonun artmasıyla Covid dışındaki hastalara daha az yer yatak ve imkan ayrılmasına rağmen bu hastaların tedavisine de devam etmek zorundaydık. Biz pandemi hastanesi olmamıza rağmen hastanemizde gerek nakiller, gerekse diğer tedaviler, gerekse de onkolojik ameliyatlarda hiçbir zaman durma yaşanmadı. Kapasite azaltılmasına rağmen hizmet verilmeye devam edildi. Bu süre içerisinde yaklaşık 500 tane organ nakli yaptık. Bunlar karaciğer, kemik iliği nakli, yanı sıra böbrek, pankreas, ince bağırsak ve kornea nakilleri yapıldı. Pandemi sürecinin süresince karaciğer ve kemik iliği hariç diğer nakiller bir müddet durduruldu. Sonra tekrar açıldı. 2020 yılı içinde yaklaşık 500 bin hastaya poliklinik hizmeti verdik. Yoğun bakımlarda hiçbir zaman kısıtlama olmadı. Doluluğumuz oldukça yüksekti. Yenidoğan yoğun bakımdan tutun ve animasyona beyin cerrahisinde dahili yoğun bakıma kadar oldukça fazla yoğun bakımlarımız var. Yurtdışı hastası geçen yıl bir önceki yıla göre azalmakla ile birlikte yine devam etti sağlık turizminde de hizmet vermeye devam ettik. Sağlık turizminde de hizmet vermeye devam ettik. Bunun dışında da Onkoloji hastanemizi açtık. 2020 yılında 20 binden fazla seans kemoterapi hizmeti verdik. 2318 hastaya kanser hastasını 20 binden fazla seans kemoterapi verdik.  Hastanemiz hiç boş kalmadı. Sürekli hizmet verdik.”

A.Vahap Kaygusuz – Hanife Yiğit’in Röportajı