Genel
Giriş Tarihi : 25-11-2020 17:53   Güncelleme : 25-11-2020 17:53

“Tek Sağlık Konsepti Bizde de Olmalı”

Kutsal meslekler arasındaki yerini alan ve yaşamın temel taşlarını oluşturan bazen sevimli bazen hırçın bazen de uysal hayvanlarımızın sağlıklarından sorumlu olan Veteriner Hekimleri ’nin alanda yaşadıkları sorunları, söz konusu taleplerini Malatya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Ergün Koşar ile konuştuk. Önemli açıklamalarda bulunan Koşar “Tek sağlık konsepti bizde de olmalı” dedi

“Tek Sağlık Konsepti Bizde de Olmalı”
Kutsal meslekler arasındaki yerini alan ve yaşamın temel taşlarını oluşturan bazen sevimli bazen hırçın bazen de uysal hayvanlarımızın sağlıklarından sorumlu olan Veteriner Hekimleri ’nin alanda yaşadıkları sorunları, söz konusu taleplerini Malatya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Ergün Koşar ile konuştuk. Önemli açıklamalarda bulunan Koşar “Tek sağlık konsepti bizde de olmalı” dedi Malatya Veteriner Hekimler Odasının işlevi için neler söylersiniz? “Veteriner hekimlerin ülkemiz için daha faydalı olabilmesi için kurulan bir odayız.  Biz yarı kamu hizmeti gören bir odayız.  Mesleki dayanışmanın arttırılması için kurulan bir odayız. Malatya veteriner hekimler odası 1992 yılından beri hizmet vermektedir. Bu mesleği serbest olarak icra eden 78 meslektaşımız var Malatya’da. Bunun yanında resmi dairede çalışan arkadaşlarımız var.  Tüm bu arkadaşlarımızın sorunlarıyla yakından ilgilenmeye çalışıyoruz. Koronavirüs salgınına karşı da büyük rol oynadık, bu aşamada aşı geliştirilmesinde veteriner hekimlerin çok büyük çabaları var.” Veteriner Hekimler olarak sorunlarınıza dair neler söylersiniz? “Veteriner hekimler, hayvandan insana geçebilen zoonotik hastalıklara karşı halk sağlığını, çevre sağlığını koruyarak, sağlıklı hayvansal gıdanın çiftlikten sofraya kadar her aşamasından sorumludur ve biz aslında sağlık sınıfında olan bir mesleği icra ediyoruz. Sağlık hizmetlerinde beşeri hekimlere yıpranma payı hakkı gibi haklar tanındı ama sağlık sınıfında her ne hikmetse veteriner hekimler maaş artışlarında vs. bunun dışında tutuluyor. Bu yüzden tek sağlık konsepti diğer ülkelerde olduğu gibi bizde de olmalı diyorum.” Tıpkı insan gibi hayvanlarda da hastalıklar görülür bu noktada neler dersiniz? “Tıpkı insanlar gibi salgın, virüs hayvanlarda da mevcut ama bu hayvanlarda insandaki gibi semptomlar görülmüyor. Ama hayvanlardan insanlara bu hastalıklar geçebiliyor. Sahada en fazla mücadele ettiğimiz konuların başında salgın hastalıklar gelmektedir. Şap hastalığı var mesela. Kuş gribi hastalığı vardı bundan dolayı birçok hayvan telef oldu. Ancak birçok çalışma başlatıldı bununla ilgili. Kısaca hastalıklar devam ediyor ancak öbür yandan da hastalıklarla ilgili mücadeleler de bu kapsamda hız kesmeden devam ediyor. ” Eğitim önemli bir müessese bu konuda kurumlarda verilen eğitim sürecine yönelik neler dersiniz? “Üniversitelerin sayısı arttı. Avrupa ülkelerinde bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde üniversite var.  Ülkemizde ise bu sayı çok fazla.  Bunun yanında eğitim süreci de çok ağır. Diğer sağlık alanlarında anatomi tek olmasına rağmen veteriner hekimlerde bu sayı artıyor. Çeşitli hastalıklar var hayvanlarda.   Bunların hepsinin ayrı ayrı eğitim süreci var.  Oldukça ağır bir müfredat var ama yeterli değil. ” İnsan ve Hayvan Hekimleri işbirliği için neler dersiniz? Toplumun sağlıklı ve üretken olabilmesi için yeterli miktarda ve güvenli gıdaya ulaşması şarttır. Bu nedenle gıda, ülkeler için son derece stratejik bir konudur. Gıdalar sağlıklı ve temiz hammaddeler ile hijyenik koşullar altında üretilmediklerinde veya uygun koşullarda muhafaza edilmediklerinde içerdikleri fiziksel, kimyasal ve biyolojik tehlikeler ve özellikle hayvansal kaynaklı hastalıklar nedeniyle insan sağlığı açısından risk oluşturabilmektedir. Dünyada her yıl yaklaşık 600 milyon hastalık vakası, bakteri, virüs, parazit, toksin ve kimyasallar gibi maddelerle bulaşan güvenli olmayan gıda tüketimine bağlı olarak şekillenmektedir. Hatta bir kişi yılda birkaç defa gıda kaynaklı bir enfeksiyondan etkilenebilmektedir. Bu hastalık vakalarının önemli bir bölümü yaklaşık %40’ı beş yaşın altındaki çocuklarda meydana gelerek, hayatlarını kaybedenlerin sayısı yüz binlerle ifade edilmektedir. Her 10 kişiden birisinin tehlikeyle bulaşık gıda tüketmek zorunda kalması dolayısı ile tıbbi tedaviye ihtiyaç duyar hale geldiği görülmekte olup, toplamda her yıl iki milyondan fazla insan gıda veya su kaynaklı bir hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Sağlık sorunları ve hayat kayıplarının yanı sıra, gıda kaynaklı hastalıklar ülkelerin sağlık harcamalarını arttırmakta, iş gücü kaybına neden olmakta ayrıca turizm ve ticareti olumsuz etkileyerek ekonomiye zarar vermektedir. Bu şekilde toplumların sosyoekonomik gelişimi bir kısır döngü içerisinde engellenmektedir.  Bu yüzden insan ve hayvan hekimlerinin iş birliği içinde çalışması gerek. “Tek Sağlık” kavramı çerçevesinden bakıldığında, hastalıklardan korunmak her zaman tedaviden hem daha ucuz hem de kalıcı hasarların oluşmaması açısından daha doğrudur. Hastalıklardan korunmanın birinci yolu da güvenilir gıdalar ile dengeli beslenmekten geçmektedir. Bu noktada gıda güvencesinin ve gıda güvenliğinin sağlanması ve denetimi öncelikle resmi otoritenin sorumluluğunda olmakla birlikte özellikle hayvansal gıdaların üretiminde ve denetiminde veteriner hekimler etkin rol oynamaktadır. Veteriner hekim kontrolünde yetiştirilen sağlıklı hayvanlardan elde edilen et, süt, yumurta ve bal gibi ürünler yine veteriner hekim kontrolünde hijyenik ve uygun koşullarda üretilmesiyle halka arz edilebilmektedir. Veteriner hekimler, gıda güvencesi ve güvenliğinde, bulunabilirlik, erişim, kullanım ve istikrar alanında önemli katkılar sağlarlar. Ayrıca; hayvan sağlığı ve refahını koruyarak, daha güvenilir, sürdürülebilir, çevreyi kirletmeyen ve istenmeyen maddelerden ari olan besleyici gıda teminine öncülük ederler. Son olarak gıda değer zincirinde yer alan tüm kişi ve kuruluşların güvenli gıda temini konusunda sorumluluğu bulunmaktadır.” Hanife Yiğit’in Röportajı