Yazar
Giriş Tarihi : 05-08-2020 18:26   Güncelleme : 05-08-2020 18:26

HER GÜNÜ BAYRAM OLANLAR!

“Deliye her gün bayram

HER GÜNÜ BAYRAM OLANLAR!
“Deliye her gün bayram.” “Akıllı olup dünyanın kahrını çekmektense, deli ol dünya senin kahrını çeksin.” Karmaşık duygular ve her günü bayram olanlar… Her şey zıddıyla var olsa da şimdilerde zıtlıklar, olmaz olamaz denilip de olanlar ve olması gerekip de olmayanlar o kadar çok ki… Birileri kendi kendine delirse ya da kendini bildi bileli deli olsa da ekseriyetle delirtilmiş olanların yekûndur asıl düşündüren. Bunun sebebini araştırdığımızda, psikolojik, sosyolojik, ekonomik, anatomik veya fizyolojik sebepler karşımıza çıkar. Ancak sadece bu kadar da değil. İnsanı delirtecek o kadar çok olumsuz faktör var ki say say bitmez. Bir de “akıllı deliler” diyebileceğimiz az da olsa bir kitle söz konusudur ki, bunlar hakkı, hakikati yamultup rayından çıkarmamak için makam, mevki, rütbe, şan ve şöhrette gözü olmayan; bu anlamda hiç kimseye boyun eğmeyerek doğru bildikleri istikamet üzere bulunan bir güruhtur. Bunlar kısır çekişmelere, münakaşalara, şüpheli ve şaibeli konulara girmezler. Belki vurdumduymaz bir tavırla amaaan sen de mantığıyla deli olunmasa bile işi deliliğe vurmak suretiyle üç-beş gün, ay veya yıl; her neyse, hayat sürülebilir, fakat netice yine bilindiği gibi olacağından ona değemez sanırım. Herkeste baş olup akıl yoksa, Çokluğu sebebiyle sahtekârlar dürüst, dürüstler sahtekâr görünüyorsa, Okullar diplomalı cahilleri çoğaltıyorsa, Rağbet güzel ve zengine ise, Yavuz hırsız ev sahibini bastırıyorsa, Yokluktan ötürü ucuz alan pahalı alıyorsa, Fazla mal haramsız değilse, Yalancılar hiç kimseye inanmıyorsa, Akraba akrep olmuşsa, Fakir dostlar çabuk unutuluyorsa, Yoksul tavuk yediğinde ya kendisi veya tavuk hastaysa, Zenginin horozu bile yumurtluyorsa, Ehliyetsiz ve liyakatsizler makam, mevki kapmışsa, Güven olayı bitmişse, Ebeveyn, evladına köle ise, Bireyler iyice bireyselleşip kendileriyle yetiniyorsa, Yıkıcı ve olumsuz birçok sebeple aile kurumu sürekli zedeleniyorsa, Herkes her şeyi biliyorsa(!), İhtiyaçlar her gün artıp gelir-gider dengesi bozulmuşsa, Eğitim-öğretim kurumları aileden, aileler eğitim-öğretim kurumlarında bir beklenti içerisinde olup ikisi de yetersiz kalıyorsa, Kötülükler alabildiğine artarak iyi, güzel ve hayırlı şeyler görünmez hale gelmişse, Camilerde bile omuz omuza saf tutulamaz olmuşsa, Can, mal, akıl, din ve nesil emniyeti kalmamışsa, İsraf ile cimrilik iç içe girmiş ve nankörlük had safhaya çıkmışsa, Bütün haramlar aleni olarak çok rahat işlenebiliyorsa, Allah’ın arzında kullar O’nu ve ölümü unutup rehavete, gaflete ve oyun, eğlenceye dalmışsa, Cinayetsiz, ihanetsiz bir gün geçmiyorsa böyle bir dünyada akıllı kalabilmek sahi mümkün mü sizce? Akşam sabahı, sabah akşamı beklerken her dakika değişen gündem sevinç ve umuttan çok hüzün ve yeis getirirse ister-istemez bir nevi deliriyorsunuz, artık nereye kadar giderse hesabı… İnsanoğluna verilmiş en büyük nimet olan aklımızı başımızda tutmasını Yüce rabbimizden niyaz ederken yine; “iman varsa imkân vardır diyoruz” vesselam.