Yazar
Giriş Tarihi : 23-11-2020 18:13   Güncelleme : 23-11-2020 18:13

Çocuk Veya Küçük Gelinler

20 Kasım 1989 tarihinde Çocuk Hakları Sözleşmesinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilmesi münasebetiyle her yıl Kasım ayının 20’nci günü Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır

Çocuk Veya Küçük Gelinler
20 Kasım 1989 tarihinde Çocuk Hakları Sözleşmesinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilmesi münasebetiyle her yıl Kasım ayının 20’nci günü Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır.  Tam da bu noktada geçtiğimiz Dünya Çocuk Hakları Gününde çocuk gelinlerden bahsetmemek olmazdı. Hayatımızda nice örneklerini gördüğümüz nice film sahnelerine, setlerine konu olarak karşımıza çıkan kanayan bir toplum yarası olan küçük yaşta yapılan veya zorla yaptırılan evlilikler konusunu ele almak istedim. Daha aklı ermemiş, bu ergenlik çağı dediğimiz döneme henüz girmemiş küçük çocuk dediğimiz kızlarımız maalesef bazen sudan sebepten bahanelerle bazen de mecburi bir durum söz konusuymuş gibi evlendiriliyor. Ama her ne olursa olsun hiç kimse kendi iradesi dışında evlendirilmeye mecbur değildir.  Bu bilinçliliği toplumun hafızasına kaydetmemiz lazım. Gerekirse vura vura… Bu konuda hem aile bireylerinin hem de devletin katı yasaklarının olması lazım gelmektedir.  Çünkü bu tür evlilikler çocuk gelinlerin hafızasında dram olarak yer alır, onların kabusu olur. Çünkü yaşıtları dışarda oyun oynarken onlar başka konularla ilgilenmek zorunda kalırlar. Bu şekilde psikolojisi bozulan bir çocuk gelin ileride sağlıklı bireylerde yetiştiremez. Toplumun yapısı bozulur.  Ailede huzur dediğimiz kavram kalmaz.  Daha koca koca kadınlar evlilik denen kavrama alışamamışken küçücük çocuklardan bunu beklemek mantık kurallarına da uymaz, aykırı. ‘Kaçıncı çağda yaşıyoruz öyle bir şey mi olur’ deniyor bazen ama oluyor biz göremesek de dünyanın çeşitli yerlerinde bu tür vakalara rastlanılıyor, ülkemizde bile hem de bazı yerlerde bu durum meşrulaştırılmış. Ama gelin görünkü küçük yaşta bu durumla karşı karşıya kalan bireyleri dinlediğinizde acı hikâyelerini nasıl ele aldıklarına bakın, okuyun bazı sitelerde de yer alıyor zaten küçük gelinlerle yapılan röportajlar tüyleri diken diken edecek hikâyeler bunlar. Ama zamanın geri gelmediği gibi onlarda geçmişe gidip buna dur diyemezler. Eminim ki zamanı geri döndürebilselerdi hiç dünyaya gelmemeyi bile dileyebilirlerdi. Küçük yaşta yapılan evlilikler bireysel bir sorun değil topumun sosyal sorunudur çünkü az önce de ifade etmiştim sadece o değil onun kocası, eşlerin aileleri ve gelecekteki torunları başta olmak üzere toplumun da var olan aile yapısını bozuyor. Küçük yaşta evlendirilip çocuk sahibi olmaları isteniyor o bedenleri, kendileri küçük zaten bir de çocuk mu doğuracaklar var olan vicdanların buna sessiz kalmaması lazım. Bu konudaki ihlallerimizi kenara atmalıyız, onlara yardım eli uzatmalıyız küçük yaşta evliliklere, istismarlara, tecavüzlere izin vermemeliyiz. Bu konuyla başa çıkabilmek için eğitim ve ahlak ilkelerini iyi bilmemiz lazım. Saygı, sevgi kavramlarını hayatımıza iyi yerleştirmeliyiz.  Küçük yaşta evliliklerle karşılaştığımızda müdahale edebilmeliyiz.  Çünkü o masum küçük çocuklar bu zalim dünyanın çilesini çekmeyi hak etmiyor,  mutlu huzurlu sağlıklı ve her şeyin zamanında olduğu bir yaşamı hak ediyor. Unutmayalım ki evlilikler zamanında yapılınca güzel olan şeylerdir, küçük yaşta yapılan evlilikler ise kabusu yaşatır.   Son olarak gelin küçük bedenlere de bu kabusu yaşatmayalım diyorum insanlık adına bu noktada elimizden gelenin en iyisini yapalım çağrısında bulunup sözlerimi noktalamak istiyorum.