• DOLAR
    5,7971
    %-0,49
  • EURO
    6,4953
    %0,11
  • ALTIN
    277,84
    %-0,57
  • BIST
    98.415
    %3,71
Muhammed Ali Günaydın
Muhammed Ali  Günaydın
muhammedaligunaydin@malatyasonsoz.com.tr
Zulme Başkaldırı Destanı
  • 0
  • 795
  • 09 Eylül 2019 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

İnsanoğlu hayata kan dökerek, zulüm ederek başladı, ne ettiyse kendine etti. Kabil ile başladı, Yezid ile devam etti…

Kanı dökülenler ise o zulme başkaldırmak için mücadele etti, ne ettiyse kendinden sonrakilere ışık olsun diye etti. Habil ile başladı, İmam Hz. Hüseyin ile devam etti…

Yeryüzü en büyük en kanlı gününü o gün Kerbelâ’da yaşadı. 72 masumun kanı döküldü. Bu 72 fırkanın dalaletine, 73. Fırkanın ise selametine işaret idi…

Yeryüzünün en şerefli, en üstün, en merhametli, resullerin ve nebilerin önderi, insanlık aleminin lideri Muhammed Mustafa’nın (s.a) biricik torunu, gözbebeği, neslinin devamı, varisi ve en kıymetlisi İmam Hüseyin Kerbela’da 10 Muharrem’de yarenleri ile birlikte şehit edildi…

Onlarca ok bedenine saplanmıştı, 33 mızrak yarası, 34 kılıç yarası vardı üzerinde, mübarek başı bedeninden ayrılmış, bedeni ise Yezid’in ordusunun atlı süvarileri tarafından ezdirilmişti…

Ve İmam Hüseyin’in dilinden dökülen o son sözler: “ALLAH’IM EĞER BİZE GÖKLERDEN YARDIM GÖNDERMEYECEKSEN, O HALDE HAKKIMIZDA DAHA HAYIRLI OLANI NASİP ET”

Evet, Rabbimiz şehadette en şerefli makamı ona nasip etti. İmam Hüseyin, zulme başkaldırarak gelecek nesillere öncülük etti. Şehit edileceğini bile bile, şehadet yoluna atını durmadan sürdü. Artık nesli ve onun davası geride kalanlara emanet edilmişti. Yani bizlere…

O zulümler hiçbir zaman bitmedi ama her zulmün bir başkaldıranı vardı, İmam Hüseyin’in davasının ve mirasını sırtlananlar hiç bitmeyecek, zulüm yeryüzünden kalmadığı sürece de hep var olacaklar…

Dökülen her mazlumun kanının diyeti Allah’a aittir, onu ödeyecek olan da Allah’tır, O Allah ki Gaffur’dur Rahim’dir. Kanı döken her mezalimin mücazatı da Allah’a aittir ki Allah Kahhar’dır, Müntekim’dir…

O Kerbela ki, Kerb u Bela, yani üzüntü ve belanın yurdudur. Aşura günüydü o gün. Nitekim Allah Resulü (s) evvelen başına geleceklerini ona haber vermişti. O da vaadin gerçekleşeceği yere gelmişti, Aşurelerin kazanlarla kaynatıldığı güne denk gelmiş idi.

İmam Hasan ve Hüseyin’in şehadetinden evvel aşure şenlikler için pişirilirdi. Nuh Aleyhisselam ilk aşureyi pişirmişti, 12 çeşit kullanmıştı, bu 12 İmam’a işaretti. Nuh Aleyhisselam’ın gemisi 10 Muharrem günü oturdu karaya, Tufan 10 Muharrem’de dindi, İbrahim Aleyhisselam 10 Muharrem’de doğdu, Musa Aleyhisselam’ın eliyle Kızıl Deniz 10 Muharrem’de ikiye ayrıldı, İsrail oğulları 10 Muharrem’de kurtuluşa erdi…

İşte ne zaman ki gözbebeği İmamların kanı akıtıldı Kerbela’da, o gün de 10 Muharrem idi. O günden bu yana şenlik değil, kederdir bize 10 Muharrem…

“Aynı Zulüm, Başka Şekillerde, Başka Versiyonlarda devam ediyor”

Bugün de kanlı ve kansız zulümler yaşanmakta. Suriye yıkılmış virane, Irak parçalanmış bataklık, Mısır mezalimlerin elinde, Mekke ve Medine iki kutsal şehir Zalimin elinde oyuncak, İslam âlemi ise paramparça…

Kana susamız zalimlerin elinde zorla silah altına alınan, ailelerinden koparılıp kaçırılan, zorla ölmeye ve öldürmeye çalışılıp teröristleştirilen çocuklarımız var…

Dünyayı parmağında oynatan, istedikleri yerde istediği savaşı, kaosu ve çatışmayı çıkaracak, her türlü düzeni, ülkeyi, sistemi yıkabilecek güçler, zorbalar, zalimler de var…

Elbette bu güçlere karşı baş kaldıracak, zulmü haykıracak, karşı koyacak yiğitler de var…

Zalimler ve onların kurduğu sistem yeryüzünden silinmediği sürece, huzur asla gelmeyecek, kimse rahata ermeyecektir…

En mühim olan mesele, zalimden mi taraf olacağız, mazlumdan mı taraf olacağız. Yani Kabil’in ve Yezid’in torunlarıyla mı olacağız, yoksa Habil’in ve İmam Hüseyin’in yolundan mı gideceğiz…

Bizim yolumuz belli, ne olursa olsun, başımıza ne belalar, ne Kerbela’lar gelirse gelsin, asla zulme boyun eğmeyeceğiz, asla hak yolundan ayrılmayacağız. Habil’in ve İmam Hüseyin’in yolunda canlarımız feda olsun…

Allah bizleri, İmam Hüseyin (s) efendimiz ve onu yarenleri ile Hamd sancağı altında buluşturmayı nasip ve müyesser eylesin… Vesselam…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber