• DOLAR
    6,0197
    % 3,53
  • EURO
    6,9241
    % 4,17
  • ALTIN
    229,3776
    % 0,94
  • BIST
    88.734,76
    % 1,83

Zekat Nedir, Kimlere Farzdir?

Toplumun huzur ve mutluluguna büyük önem veren Islam Dininin bunu gerçeklestirmek için koydugu temel esaslar arasinda yer alan zekat, insanlik adina büyük önem teskil eder

Zekat Nedir, Kimlere Farzdir?


>>Fatma DOGANAY'in Röportaji

Toplumun huzur ve mutluluguna büyük önem veren Islam Dininin bunu gerçeklestirmek için koydugu temel esaslar arasinda yer alan zekat, insanlik adina büyük önem teskil eder.  Çünkü özünde yardimlasma ve dayanisma vardir. Insanin dünya ve ahiret hayatini hedef alir. Ancak asirlardir süre gelen zekat ile ilgili yeterince bilgi sahibi degiliz. Manevi iklimimizi yesertmek adina süper bir firsat olarak görülen Ramazan ayini idrak ediyor olmamizdan ötürü daha bir önem kazanan zekat ile ilgili kafamizda yer edinen sorulari Il Müftümüz Ümit Çimen'e sorduk. Zekâti malin koruma altina alinmasini temin eden manevi bir sigorta olarak tanimlayan Çimen, zekât konusunda bizleri aydinlatti.

Zekat nedir, kimlere farzdir?

Belirli bir malin bir kismini Allah rizasi için dinen zekat alabilecek durumdaki kisilere verilmesi demektir. Islamin temel sartlarindan biri olup Medine'de farz kilinmistir. Zekat Müslüman, hür,akilli bülug çagina erismis, borcundan ve asli ihtiyaçlarindan  fazla hakikaten ya da kazanç saglayici nitelikte ve üzerinden  bir yil geçmis nisap miktari mala sahip olmasi demektir. Zekat vekaletle yerine getirilebilen mali bir ihtiyaçtir. Veli zekatta çocugunun ve akil hastasinin vekilidir. Yani onlar adina zekat verir. Safi mezhebine göreyse zekat vermek için akil ve bülug sart degildir. Çocuk olan ve akli dengesi yerinde olmayan kimse de zekat vermelidir.

Peki Nisap'in anlami nedir ve nisap miktari ne kadardir?

Nisap, zekat, sadaka-i Fitir ve kurban gibi ibadetler için konulan bir zenginlik ölçüsüdür.  Nisap asgari zenginlik ölçüsü olarak da tanimlanabilir. Hadislerde Nisap miktarlari söyle  siralanabilir; 80.18 gr altin  ve ya bunun tutarinda para veya ticaret mali, 40 koyun ve ya keçi, 30 sigir,5 devedir. Borcundan ve aslî ihtiyaçlarindan fazla olarak bu kadar mala sahip olan kisi dinen zengin sayilir. Böyle bir kisi, zekât veya sadaka alamayacagi gibi; sadaka-i fitir vermek ve kurban kesmekle de yükümlü olur.

Zekât vermenin belirli bir zamani var midir, Zekât vaktinden önce verilebilir mi?

 Oruç ve hac ibadetlerinde oldugu gibi zekât konusunda da kameri ay hesabi uygulanir. Zekâtin farz olmasi için nisap miktari malin üzerinden bir kameri yilin geçmesi gerekir. Buna ragmen mal sahibi dilerse vakti gelmeden önce de nisap miktarina ulasan malinin zekâtini verebilir.  Zekât vermenin belli bir zamani olmayip, farz oldugu andan itibaren verilmesi gerekir. Bunun için belli bir ayi veya Ramazani beklemeye gerek yoktur. Zekât vermekle yükümlü olanlarin, yükümlü olduklari andan itibaren en kisa zamanda zekâtlarini vermeleri uygun olur.

 Alacaklar zekâta dahil edilebilir mi?

 Ödeme güçlügü çeken borçlu kisi, kendisine zekât verilebilecek kisilerden ise, böyle bir kiside alacagi bulunan kisi, ondaki alacaklarini zekâta mahsup edebilir.

 Tarimdan elde edilen ürünün zekâtinin verilmesi gerekir mi?

 Odun, kamis (seker kamisi hariç) ve ottan baska topraktan elde edilen her türlü ürünün, nisap miktarina ulasmasi hâlinde (yaklasik 650 kg.) zekâtinin verilmesi gerekir. Hz. Peygamber de, "yagmur ve nehir sulariyla sulanan toprak mahsullerinde onda bir; kova (el emegi) ile sulananlarda ise yirmide bir vardir" buyurmustur. (Buhârî, "Zekât", 55) Hadiste de belirtildigi gibi, mahsulün zekâtinin verilmesinde topragin islenmesi ve su kullanimi esas olarak alinmaktadir. Buna göre toprak emek sarf edilmeden yagmur, nehir, dere, irmak ve bunlarin kanallariyla sulaniyorsa, çikan mahsulün 1/10'i; kova, dolap gibi emekle veya suyun ücretle alinmasi, motorla sulama gibi masraf gerektiren bir yolla sulaniyorsa 1/20'i zekât olarak verilir.

Imam Mâlik ve Sâfiî’ye göre ise bir sene muhafaza edilebilen gida maddesi özelligine sahip toprak ürünleri zekâta tâbidir. Sâfiîler meyveden sadece hurma ve üzümün zekâta tâbi oldugu görüsündedir.

 Ziynet esyasina zekât verilir mi?

 Altin ve gümüs disindaki ziynet esyalari zekâta tabi degildir. Altin ve gümüsten yapilmis ziynet esyalari ise, zekât için gerekli diger sartlari da tasidigi takdirde zekâta tabidir. Bu itibarla altindan yapilmis ziynet esyalari, 80.18 gr. Veya daha fazla ve üzerinden bir yil geçmis ise zekâta tâbidir.  Imam Sâfiî, Imam Mâlik ve Ahmed b. Hanbel’e göre ise mubah olan kadin süs esyasi zekâta tâbi degildir. Ancak Sâfiîler’e göre kadin süs esyalarinda israfa kaçarsa, meselâ 200 miskal agirliginda ziynet esyasi bulundurursa bunlarin zekâtini vermesi gerekir.

 Zekât ve fitre kimlere verilir, kimlere verilmez?

 Zekât ve fitrenin kimlere verilebilecegi Kur'an-i Kerim'de belirlenmistir. (Tevbe Sûresi, 60) Bunlar; fakirler, düskünler, esaretten kurtulacaklar, borçlu düsenler, Allah yolunda cihada koyulanlar (mukaddesati korumak için mücadele verenler, ilim tahsil edenler), yolda kalmis olanlar, zekât toplamakla görevlendirilen memurlar ve müellefe-i kulûb adi verilen, kalpleri islam'a isindirilmak istenen kimselerdir. Zekât ve fitrenin, Tevbe suresinin 60. Ayetinde sayilanlar disinda kalan kisi ve kuruluslara verilmesi caiz degildir. Ayrica zekât verilecek kisi, bu sartlari tasisa bile zekât mükellefleri; Ana, baba, büyük ana ve büyük babalarina, Ogul, oglan çocuklari, kiz, kizin çocuklari ve bunlardan dogan çocuklarina, Müslüman olmayanlara, Kari – koca birbirlerine, Zekât veremez. Hanefîler’e göre bunlarin disindaki kardes, amca, teyze, dayi, hala ve onlarin çocuklari gibi akrabaya zekât verilebilir. Sâfiî, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel akrabaya zekâtin verilip verilemeyecegi konusunda nafakayi ölçü alirlar ve zekât mükellefinin, hukuken nafakasini teminle yükümlü oldugu akrabalarina zekât veremeyecegini söylerler.

 Zekât ve fitre, hayir kurumlarina verilebilir mi?

 Aldiklari zekât ve fitreleri bir fonda toplayip bunu yalnizca Tevbe suresinin 60. Ayetinde belirtilen yerlere sarf ettikleri bilinen ve kendilerine her bakimdan güvenilen kimseler eliyle yönetilen dernek, kurum ve yardimlasma fonlarina zekât ve fitre verilmesinde dinen bir sakinca yoktur.

 Üvey anne, üvey baba ve üvey çocuklara zekât verilebilir mi?

 Kocasi ölmüs ise üvey anneye, bülug çagina erisip evden ayrilmis ise üvey çocuklara ve üvey babaya, fakir olmalari hâlinde zekât verilebilir. Çünkü bunlarla zekâti veren kisi arasinda usul (bir kimsenin anasi, babasi, dedeleri) ve füru (çocuklari ve torunlari) iliskisi olmadigi gibi, zekât veren sahis bunlara bakmakla yükümlü de degildir.

 Babasi ile birlikte oturan kimse zekât ile mükellef midir?

 Babasi ile birlikte oturan kimsenin kendi sahsina ait ayri mali bulunur ve zekât için gerekli sartlari tasirsa bu kisi zekât vermekle yükümlü olur. Ancak babasi ile mallarini ayirmamislar da ortak kazanip ortak harciyorlarsa, bu takdirde ellerindeki birikim üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan kisi, zekâtla yükümlü olur.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber