• DOLAR
    4,9714
    % -0,46
  • EURO
    5,7995
    % -0,45
  • ALTIN
    194,9121
    % 0,23
  • BIST
    97.210,57
    % 0,27
İnanç Ölmeztoprak
İnanç  Ölmeztoprak
inancolmeztoprak@malatyasonsoz.com.tr
YUNUS PISMAN OLMASAYDI!
  • 0
  • 269
  • 25 Mayıs 2015 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

                Yunus isminde, çiftçilikle geçinen, çok fakir bir adam vardir. Bir sene kitlik olur. Daha da fakirlesen Yunus, bir çok kerametlerini duydugu Haci Bektas-i Veli’den yardim almak için ziyaretine gider. Haci Bektas-i Veli’ye daglardan topladigi bir miktar alici hediye götürür. Suluca Karahöyük’te bulunan dergâha gelir ve Haci Bektas-i Veli’ye, hediyesini verir ve ziyaret sebebini söyle anlatir:

                “Ben fakir bir kimseyim, bu yil ekinimden ürün alamadim, sizden bir miktar bugday almaya geldim.” Haci Bektas “kabül” der ve birkaç gün misafir kalmasini söyler. Yunus ise köyüne dönmek için acele eder. Dervisler Pir’e Yunus’un acelesini anlatirlar. O da:

                “Sorun bakalim ne ister, bugday mi, yoksa ” Erenler Himmeti ” mi?” der…

                Dervisler Yunus’a seyhin arzusunu iletir. Yunus ise düsünmeden “bugday isterim” der… Bu cevabi ögrenen Hünkar Haci Bektas-i Veli:

                “Getirdigi her aliç adedince himmet edelim, kendisine söyleyin.” der ve Yunus bu söze su cevabi verir:

                “Nefes (himmet) karin doyurmaz, evladim var, bana bugday gerek.” Bu sözü Hünkar’a arz ederler. Hünkar’da:

                “Her alicinin çekirdegi karsiliginda on nefes verelim.” deyince; Yunus isteginde israrli olup, cevabini tekrarlar:

                ” Himmet (nefes) istemiyorum. Çocuklarim var, bana bugday gerek.” Bu söz üzerine Hünkar istedigi kadar bugday verilmesini emreder. Bugdayi Yunus’a verir ve yolcu ederler. Yunus köyün çikisina varinca düsünmeye baslar ve kendi kendine söyle söylesir: “Hünkar bana himmet vermek istedi. Ben ise bugday istedim. Halbuki bugday yenince biter, nefes ise öyle degil… Hünkar’in himmetini reddederek ona karsi edep hatasi da yaptim” der ve  dergâha döner. Hünkar’in dervislerine, yaptigi hatayi anlatir ve:

                “Hünkar’a arz edin de bugdayi alsin, bana himmet versin” der… Durumu Hünkar’a arzederler, Hünkar Haci Bektas-i Veli:

                “Biz Yunus’un anahtarini Taptuk Emre’ye verdik. Gitsin nasibini ondan alsin” cevabini verir. Yunus Emre büyük bir pismanlikla dergâhtan ayrilir. Taptuk Emre’nin dergâhina gelir, basindan geçenleri seyhe anlatir. Taptuk Emre de:

                “Safa geldin, halin bizce malumdur. Hizmet et, emek ver, nasibini al” der. Yunus Emre, Taptuk Emre’nin dergâhinda kirk yil kalip hizmet eder….

                Iste Yunus Emre denilince gönlümüze akan sevginin, derinligin ve irfanin sebebi bu olsa gerek… Kapilar kapilara açilir ya, insan da insanla açilir… Hangi kapinin ardindan ne gelecegini ve hangi insanla nasil bir yasama yönelecegimizi bilemeyiz ama nasip güzellikler getirsin insallah…   Baki olan Cenab-i Hakk’in yolundaki Gönül Sultanlari’nin yasattiklari hisler ve onlardan gelen himmetteki hikmet’le birlikte…

                Hikmet demisken, Taptuk Emre’nin ” Bizim Yunus ” diye seslenisine varana kadar geçilen yollardaki ” Nefes mi, Nefis mi! ” imtihani hepimiz için geçerli degil mi!… Nefsini yenebilmek, Yunus olabilmek, pismanligin getirdigi gönül sultanligina erebilmek ve ” Pisman olmasaydi; Yunus olamazdi… ” diyebilmek… Belki de özü bu! Bugdaydan vazgeçebilmek…

                Tüm bu duygulari, düsünceleri, bizlere hatirlatan ve bir anlamda yasatan Gönül Sultanlari, hangi devirde yasamis olursa olsun veya kabirleri nerede bulunursa bulunsun; onlarin var olduklari yer Islam; mekanlari ise vefakar ve ihlasi müminlerin gönülleridir… Rahmet olsun…

SÖZ’LÜGÜMDE BUGÜN: Yunus Emre’nin yillarca, dergaha tasidigi odunlar içerisinde, hiç egri odun olmamasi Taptuk Emre’nin gözünden kaçmaz ve ” Ormanda hiç egri odun yok muydu ki; getirdigin odunlarin hepsi dümdüz ” der… Yunus Emre: ” Ormanda egri odun var olmasina var ama bu dergaha odunun bile egrisi giremez ” cevabini verir…

                Dervislik olaydi tac ile hirka / Biz de alirdik otuza kirka… ( Dervis O’dur ki kalbini Dervis edebile… ) ( Yunus Emre )

                Ilim meclislerinde aradim, kildim talep / Ilim geride kaldi, illa edep illa edep ( Geçmisten günümüze her daim ” Edep Ya Hu ”  … )   ( Yunus Emre )

  

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber