• DOLAR
    7,9669
  • EURO
    9,4527
  • ALTIN
    463,05
  • BIST
    10,6131

Yığma Binalar Güvenli mi?

Malatya yapı stoğu içerisinde örneklerine çok fazla rastladığımız yığma binaların depreme karşı dayanıklılığı konusunda konuşan İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kazım Türk, usule uygun yapılmış yığma binaların kat sayısının da az olmasıyla depreme karşı dirençli olabileceğini ancak kurallarına uygun yapılmış betonarme yapılarla kıyas kabul etmeyeceğini söyledi

Yığma Binalar Güvenli mi?

Malatya yapı stoğu içerisinde örneklerine çok fazla rastladığımız yığma binaların depreme karşı dayanıklılığı konusunda konuşan İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kazım Türk, usule uygun yapılmış yığma binaların kat sayısının da az olmasıyla depreme karşı dirençli olabileceğini ancak kurallarına uygun yapılmış betonarme yapılarla kıyas kabul etmeyeceğini söyledi

Günümüzde çok fazla tercih edilmese de, ülkemizde önceki yıllarda yapılmış önemli miktarda yığma yapı bulunuyor. Malatya’da özellikle 1970 öncesinde yapılmış yığma binaların deprem dayanıklılığı hakkında konuştuğumuz İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kazım Türk, bu tip yapılarda kat sayısının az olmasının deprem karşısındaki en önemli avantajı olduğunu söyledi. Türk; “Taşıyıcıları duvar olan yapılara yığma yapılar diyoruz. Normalde betonarme karkas yapılarda taşıyıcılar kolon ve perdelerken yığma yapılarda taşıyıcılar duvarlar oluyor. Aradaki en önemli fark bu. Yığma yapılar en fazla 3 kata kadar yapılabiliyor, 4. Kat çok zorlama olur ve doğru değil. Kurallarına göre yapılmış 3 katlı yığma bina ile 3 katlı bir betonarme yapı karşılaştırıldığında hiç tereddütsüz betonarme yapılar depreme daha dayanıklı diyebiliriz” dedi. Betonarme yapıların beton ve çelikten oluşan; kolon, perde, kiriş, döşeme gibi taşıyıcılarıyla depreme dayanıklılığı tartışılmaz. Ancak şöyle söylemler oluyor; “yığma yapımız var, birçok betonarme bina zarar görürken bizimkisi görmedi”. Yığma binalar genelde az katlı olduğu için, deprem yükünden etkilenmesi daha az oluyor. Neticede taşıyıcı konumda olan en alt katı düşünürsen üzerinde en fazla 1 veya 2 kat var. Ancak 8-10 katlı betonarme yapılarda en alt kattaki kolonun üzerinde 8-9 kat var. Dolayısıyla yükü çok fazla. Deprem esnasında en alt katta üzerindeki yükten dolayı oluşan zorlamalarla daha fazla zarar görebiliyorlar. Bu açıdan yığma binaların en büyük şansı kat sayısının az olması

“DUVAR BOŞLUKLARI TAŞIMA GÜCÜNÜ ETKİLİYOR”

Yığma yapıların depreme karşı dayanıklılığını etkileyen 6 önemli faktör olduğunu belirten Türk, bunlardan ilkini kat sayısının betonarme yapılara oranla az olması olarak belirtiyor. Yığma yapılarda duvarların taşıyıcı konumda olması sebebiyle duvarlardaki boşluk oranına dikkat çeken Türk; “ Yığma yapıların dış cephelerindeki boşluklar büyük önem taşıyor. Yönetmeliğe göre; pencere, kapı boşluklarının tüm cephenin alanının yüzde 40’ından fazla olmaması gerekiyor. Bu yapılarda taşıyıcılar duvar olduğu için boşluk miktarı bu orandan az olunca deprem yükünü karşılamada zayıflık oluşuyor. Bir diğer faktör, boşlukların ara mesafesi, yani iki pencere veya iki kapı arasındaki boşluk. Eğer bu boşluk az olursa, deprem esnasında yine taşıma kuvvetini azaltacaktır” dedi.

“DUVARI ORANI EN AZ  YÜZDE 25 OLMALI”

Yapının depreme karşı mukavemetinde, duvar yüzdesinin önemine vurgu yapan Türk; “Bu oran tüm yapı alanının en az yüzde 25’i olmak zorunda. Yani yatay olarak düşündüğümüzde tüm duvarların uzunluklarının yapının alanına oranın en az yüzde 25 olması gerekiyor. Bu sağlanmadığı takdirde yapı deprem yükünü taşımakta yine yetersiz kalıyor. Yığma binalarda deprem davranışını etkileyen beşinci faktör ise destek duvarları. Destek duvarlarını şöyle düşünebiliriz. Herhangi bir duvara dik doğrultuda olan duvarlar ve bu duvarlar arasındaki mesafe. Bu mesafenin deprem yönetmeliğine göre 4,5 metreyi geçmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

HATILLAR HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”

Prof. Kazım Türk, yığma binalardaki “hatıl” yani kirişlerin yapının en önemli noktası olduğunu dile getirerek şu ifadeleri kullandı; “Yığma binaların kirişleri olan hatıllar; örülen duvarın en son geldiği yükseklikten itibaren, bütün duvarların genişliğince üzerine betonarme olarak dönülen, içinde bildiğimiz inşaat demiri bulunan betonarme elemanlardır. Bunlar döşeme dediğimiz, yani eşyaların ve bizim üzerinde bulunduğumuz kısımla, duvarlar arasında bulunan, duvar kalınlığındaki elemanlar. Bunlar en az 20-25 santim yüksekliğinde ve döşemeyle birlikte betonarme olarak dökülür. Büyük önem taşımalarının sebebi ise; binadaki, insan, eşya gibi düşey yüklerin orantılı bir şekilde yayılmasını ve deprem esnasında tüm duvarlara paylaştırmayı sağlamaları. Bu nedenle hatıllar, yığma binaların deprem davranışını etkileyen en önemli faktörlerin başında geliyor”

“HARMAN DOLU TUĞLALAR DAHA DAYANIKLI”

Eski yığma yapılarda görmeye alışık olduğumuz dolu tuğlaların deprem dayanıklılığının günümüz tuğlalarından daha iyi olduğunu belirten Türk; “Bu yapılarda sıklıkla karşılaştığımız harman dolu tuğlaların harçla yapışma yüzeyleri daha fazla ve depreme karşı daha dayanıklı. Şu an kullanılan düşey delikli tuğlaların harçla yapışma alanı çok az. Dolayısıyla yapı deprem esnasında yatay yüke maruz kaldığında harç ve tuğla arasındaki yapışma yüzeyi az olduğu için daha fazla zarar görebiliyor. Ama maalesef şu an düşey delikli tuğlalar kullanılıyor. Tabi delikli tuğlaların imalatında daha az hammadde gerekiyor. Duvarlarda da standartların istediği belli bir dayanım var. Taşıyıcı tuğlalarda santimetreye 25-30 kg taşıyan tuğlalar isteniyor. Üreticiler düşey delikli tuğlalarda da bunu sağlayabiliyor. Üretimi de daha ekonomik olduğu için dolu tuğlalardan vazgeçildi diyebiliriz” şeklinde konuştu.

Önder Hanelçi (Özel Haber)

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber