• DOLAR
    5,8890
    %0,55
  • EURO
    6,5329
    %0,05
  • ALTIN
    294,89
    %0,79
  • BIST
    7,6666
    %0,02

Yelkenleri Tarıma Çevirmemiz Lazım

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Yelkenleri tarıma çevirmemiz, tarımda üretimi artırmamız lazım. Üreticimizin maliyetlerini azaltamadığımız, üretici-market makasını daraltamadığımız takdirde gıda fiyatlarında ucuzluk hayaldir” dedi

Yelkenleri Tarıma Çevirmemiz Lazım

Bayraktar, “Makul bir fiyat istiyorsak, üreticimizin yeterli bir gelir elde etmesini, tüketicimizin de uygun fiyatlarla ürün tüketmesini bekliyorsak, üretici maliyetlerini aşağı çekmek, üreticiye daha fazla destek vermek, pazarlama kanallarını rehabilite etmek, planlama yapmak zorundayız” diye konuştu. Şemsi Bayraktar, Birlik merkezinde düzenlediği basın toplantısında, üreticiden markete fiyat değişimlerinin nedenlerini değerlendirdi. 10 yılı aşkın bir süredir Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, üreticiden tüketiciye, halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip ettiklerini, basın mensuplarıyla paylaşıp, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye çalıştıklarını belirten Bayraktar, şunları söyledi: “Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Üreticilerimiz açısından Ocak ayı oldukça zor bir ay oldu. Kış koşulları ile mücadele etmek zorunda kalan üreticilerimiz, bu ay içinde yaşanan tabii afetlerden de büyük oranda etkilendi. Geçtiğimiz günlerde yaptığımız basın açıklamasında da belirttiğimiz üzere, Hatay, Adana, Mersin, Antalya, Muğla, İzmir, Manisa gibi illerimizde ve en son Aydın’da gerçekleşen aşırı yağışlar, tarım alanlarını su altında bıraktı. Birçok ilçede bir yılda alınan yağış birkaç günde gerçekleşti. Hatay, Adana, Mersin, İzmir, Manisa, Tokat gibi illerimizde aşırı yağışlar nedeniyle bazı baraj kapakları açıldı. Özellikle Adana’da açılan baraj kapakları nedeniyle meyve bulunan başta portakal, mandalina bahçeleri olmak üzere bahçeler, seralar ve ekili alanlar su altında kaldı. Hem Akdeniz hem Ege bölgelerimizde gerçekleşen aşırı yağış, narenciye bahçelerinde hasadı yapılmamış ürüne, tarlada ekili olan veya hasadı yaklaşmış kışlık sebze ürünlerine zarar verdi. Akdeniz Bölgesinde, özellikle Antalya ilimizde gerçekleşen fırtına ve hortum ise seraları vurdu. Afetler nedeniyle ürün kayıplarının yaşanması sonucunda arzda meydana gelen daralma haliyle ürün fiyatlarına yansıdı. Nitekim, Ocak ayında, markette 42 ürünün 31’inde fiyat artışı, 7’sinde fiyat azalışı, üreticilerde ise 34 ürünün 23’ünde fiyat artışı meydana geldi. Markette 4 üründe, üreticide 11 üründe fiyatlar değişmedi.”

“YARALAR BİR AN ÖNCE SARILMALI”

Yaşanan afetler nedeniyle ürününü kaybeden, serası yıkılan, tarlası sular altında kalan üreticinin borcunu nasıl ödeyeceğini, yaralarını nasıl saracağını kara kara düşündüğünü, bu süreçte tüketicilerin de makul fiyatla ürün tüketme konusunda sıkıntı yaşadığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti: “Hasar tespit çalışmaları devam etmektedir. Bundan dolayı yaşanan tabii afetlerin verdiği zararın büyüklüğünü tam olarak bilmiyoruz. Bu çalışmalar tamamlanır tamamlanmaz konuyla ilgili tespitlerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Görünen o ki çiftçimiz büyük bir tabii afet yaşadı. Afet yaşayan üreticimizin yaralarının bir an önce sarılması gerekiyor. Üretimin sürmesi için bu şart. Üreticimizi tarlada tutmak, üretimde kalmasını sağlamak zorundayız. Yaşanan doğal afetler, afet olmayan bölgelerimizde de kış koşulları ve aşırı yağışlar, tarımda üretimi zorlaştırdı. Piyasaya sunulan üründeki azalma nedeniyle arz talep dengesi bozuldu. Çiftçimiz, ürün toplamak için bile tarlasına, bahçesine giremiyor. Yağışlar nedeniyle ürüne ilaç ve gübre atamayan üreticilerimiz var. Ürün kaybının önemli boyutlarda olduğu görülüyor. Bütün bunlar üreticimizin maliyetlerini artırıyor. Bunun yanı sıra girdi maliyetleri de üreticilerimizi zorluyor. Özellikle kış aylarında arzın önemli bir kısmı örtü altından sağlanıyor. Seralarda kullanılan ip, naylonun yanı sıra, fide, ilaç, gübre, elektrik gibi girdilerde geçen yıldan bu yana yaşanan artış maliyetleri yükseltti. Üreticiden markete yaşanan süreçteki nakliye, ambalajlama gibi unsurlarda görülen maliyet artışları da ister istemez tüketici fiyatlarına yansıyor. Maliyetleri artıran bir diğer neden de kış koşulları yüzünden fire oranlarının yükselmesidir.”

Doğal afetler yaşandığında spekülatif hareketler de her zaman görülebildiğine dikkati çeken Bayraktar, şöyle konuştu: “Bizim tarladan markete fiyatları takip etmemizin amacı da hem artış gerekçelerini ortaya koymak hem de spekülatif hareketlerin önlenmesi için gerekli uyarıları yapmaktadır. Spekülatif faaliyetler de var ama tabii afet yaşanan bölgeler başta olmak üzere üreticilerimizin maliyetlerinde de yükselme olduğunu gözden kaçırmamamız gerekmektedir. Bütün bunların yanı sıra dikkatlerimizden kaçmayan bir unsur da üreticiden markete fiyat makasıdır. Üreticiden markete fiyat makası bir türlü daraltılamamaktadır. Tam mevsimi olmasına rağmen, Ocak ayında, mandalina, portakal gibi kimi ürünlerde üreticiden markete fiyat farkı 5-6 kata ulaşmıştır. Her ay düzenli olarak aldığımız fiyatlara baktığımızda, yaz-kış değişmeden, her ay değişik ürünlerde üretici-tüketici fiyat makasının çok açık olduğunu tespit ediyoruz. Nitekim Ocak ayında da, üreticiden markete fiyat farkı, mandalinada 5,8, portakalda 5,1, yeşil mercimek ve sütte 3,8, kuru kayısı ve kırmızı mercimekte 3,6 kata yükselmiştir. Ocak ayı sonunda, üreticide, 80 kuruş olan mandalina markette 4 lira 61 kuruşa, 75 kuruş olan portakal 3 lira 81 kuruşa, 2 lira 40 kuruş olan yeşil mercimek 9 lira 8 kuruşa, 1 lira 52 kuruş olan süt 5 lira 70 kuruşa, 10 lira olan kuru kayısı 36 lira 48 kuruşa, 2 lira 11 kuruş olan kırmızı mercimek 7 lira 50 kuruşa satılmıştır. Bu durum sürdürülebilir değildir. Bu makas daraltılmalı, üretici istikrarlı bir gelir elde etmeli, tüketici de makul fiyatlarla tüketebilmelidir. Sürdürülebilir olmayan bu düzen değişmelidir. Mevcut durum üreticiye de tüketiciye zarar vermektedir. Türkiye’nin bunu acilen çözmesi, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, tüketicinin de makul bir fiyata ürün tüketebildiği bir ortamın sağlanması gerekir. Üreticimizin maliyetlerini azaltamadığımız, üretici-market makasını daraltamadığımız takdirde gıda fiyatlarında ucuzluk hayaldir. Makul bir fiyat istiyorsak, üreticimizin yeterli bir gelir elde etmesini, tüketicimizin de uygun fiyatlarla ürün tüketmesini bekliyorsak, üretici maliyetlerini aşağı çekmek, üreticiye daha fazla destek vermek, pazarlama kanallarını rehabilite etmek, planlama yapmak zorundayız.”

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber