HANGİSİNİ YAZAYIM?

9.11.2017

Ali Aydoğan

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

Gündem o kadar yoğun o kadar dolu o kadar ilginç ve bir o kadar da şaşkınlık veren…

İnsanın tüylerini ürperten, insanı o kadar  şaşırtan o kadar  üzen o kadar insanın yüreğini sızlatan ve paralayan  o kadar çok olaylar yaşanıyor ki hangisini yazacağımı bilemiyorum.

Birini yazsam diğeri gündemden düşüyor.

Sürekli heyecan, korku, vesvese, tedirginlik, şaşkınlık, acı, üzüntü veren olaylar!

Yani, insan bu kadar mı çileden çıkar, şaşırır, yoldan çıkar, sapıtır, kendini kaybedermiş? Bilemiyor, inanamıyorum olanlara.

Allah kimsenin başına vermesin.

Siyasetten ekonomiye, savaştan trafik kazalarına, baba katillerinden evlat katillerine, eş katillerinden damat kandırmacalara kadar hangi birini yazacağımı şaşırıyorum.

Artık akşam tv haberlerini ilk on dakikadan sonra izlemiyorum.

Çünkü o kadar insanı şaşırtan olaylar oluyor ki aklım almıyor!

Ve ne acıdır ki tüm bu olayların tek failleri maalesef, en akıllı ve en şerefli olarak yaratılmış olan insan.

“İmkansız” denen şeyler oluyor.

“Olması mümkün değil” dediğimiz olaylar oluyor.

Bir baba nasıl olurda dokuz yaşındaki çocuğunu bıçaklayarak öldürür?

Bu adamı idam etsen ne olur etmesen ne olur!

“Allah belasını versin” demekten kendimizi alamıyoruz.

Yüreğimiz acıyor.

İçimiz yanıyor.

Midemiz kaldırmıyor bu kadar vahşi bir olayı, kusuyoruz.

Diğer taraftan köpeklerin kulaklarını kesen bir başka vahşinin vahşeti!

Öbür tarafta bindiği aracı süratli kullanarak uçuracak sanan trafik canavarının  kuralları hiçe sayması ve meydana gelen kazada onlarca insanın ölmesi.

Can vermesi.

Dullar, yetimler...

Diğer tarafta ekmek parası için çalıştığı tekstil fabrikasında kazanın patlamasıyla ölen işçiler.

Bir, beş, on değil her gün bir başka kaza!

Her gün kazara ölen yüzlerce insan.

Hangi birini yazayım daha!

Özetlemek istiyorum onu da yapamıyorum.

Detaylarda gizli her şey.

                        *                      *                      *                      *

Krala bak krala!

Suudilerde, devlet olma hayalini sürdürürken aşiret idare etme mantığından kurtulamayan bir kralın herkesi tutuklamasına bakın!

Amerika’nın kucağında oturmanın zevkini tadıyor belli ki!

Oysa bölgeyi ateşe vermek için daha iki ay önce üç yüz seksen dört milyar dolarlık silahı satan Amerika burada büyük bir savaşı ha çıkardı ha çıkaracak!

Demokrasiye geçişi hazmedemeyen, onun bunun emirleriyle aşiretini, pardon, devletini idare etmeye çalışan bir Vehhabinin  tenakuzu.

İran akıllı durmuyor.

Yemen eliyle Suudileri bombalıyor!

Her yere burnunu sokuyor Kleopatra misali!

Durmayacak.

Ta ki biri dersini veren dek!

Tarihteki hırsı tekerrürü ediyor İran’ın.

Yemen’i Suriye’yi karıştırdığı yetmezmiş gibi şimdi bir de Lübnan’ı karıştırıyor!

Başına geleceklerden kimi sorumlu tutacak merak ediyorum.

Oysa  İslam’ın  gelişinden beri olduğu yerde duruyor.

Kazandığı bir şey yok.

“Ya kaybettiği” diye sorsalar, sayılamayacak kadar çok.

En başta demokrasi!

                        *                      *                      *                      *          *

Belediyeler Başkanlarını yenilediler.

Ankara’nın gözleri üzerlerinde.

“Daha farklı ve daha ne yapabilirsin” diye soruyorlar.

Daha yeni oturdular, bakacağız.

Göreceğiz.

Halkın beklentisi ne?

Halk onu da bilmiyor!

Her şeyi  Başkanlarından bekliyorlar.

Klasik beklentilerin üzerinde ne yapacaksınız, göreceğiz.

Sahi, halk Belediyelerden ne bekliyor ki?

Muhalefet “erken seçim” diye diye bas bas bağırıyor.

Elinde olsa hemen gidecekler seçime ama kararı onlar verecek değiller.

Yüzde kırk dokuzun heyecanı hala muhalefette var.

Oysa o yüzde kırk dokuz çoktan yüzde otuzlara kadar indi.

İnanmazsanız bekleyin görün!

Gündem çok yoğun, hangisini yazayım, bilemiyorum.

 

 

 

Ulusal Gazeteler
18 Kasım 2017 Cumartesi 1'inci Sayfamız
Reklam

Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar