TAHAMMÜL ETMEYİN, SABREDİN!

11.6.2017

Ümmü Gülsüm BAYIR

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

Bugün size öncelikle tahammül ve sabır arasındaki farktan ve günlük hayatımızla olan ilişkisinden daha sonra da bulunduğumuz ayın kutsiyetine uygun olarak bu ayda bununla bağlantılı olarak nasıl davranmamız gerektiğinden bahsetmek istiyorum.

       Öncelikle bu iki kelimenin anlamına baktığınızda sabrın zor koşullar altında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusu; tahammülün ise olumsuz durumlara katlanma duygusu olduğunu görürsünüz. Aslında ikisinin de temelinde dayanç dediğimiz dış etkenlere karşı koyarak kendi özelliklerini koruma niteliği vardır. Ama farklılıkların ortak yönden daha kıymetli olduğu kanaatindeyim.

       Sabreden kimselerin özelliklerine baktığımızda bu kişilerin karşılaştıkları herhangi bir sorunu aşmak için çabaladıklarını, kendilerine ait her zaman hedefleri olduğunu ve bu hedeflere ulaşmak için sürekli olarak emek sarf ettiklerini görüyoruz. Bunun yanında benim gözümde en önemli özellikleri ise özsaygı düzeylerinin yüksek olması çünkü hedefleri konusundaki azmin dayanağının bu olduğuna inanıyorum. Tahammül etmeyi tercih eden insanlara gelirsek; bu insanların sorunları karşısında, aşmak için çabalamaktan uzak, soruna katlanmayı seçtiklerini görüyoruz. İlginçtir, bu seçimlerinin altında kaybetme korkusu var. Bir şeyi ya da birini kaybetmemek için her davranışı sineye çekiyorlar. Daha da ilginç olan şu ki; bunun da altında yatan öz saygılarının düşük olması. Daha iyi durumları hak etmediğini düşünecek kadar kendine az saygı duyuyor oluşu. Bununla birlikte büyük tezatlarla yaşıyor oluşu. Örneğin öfkeleniyor ama yine de karşısındaki ona öfkelenmesin diye uğraşıyor. Duygularını ifade bile etmiyor çünkü hem karşısındakini kaybetmekten korkuyor hem de daha iyi bir muameleyi hak etmediğine inanıyor. Burada özen göstermemiz gereken önemli iki düzey olduğuna inanıyorum. İlki özsaygı, diğeri ise farkındalık düzeyi. Bireylerin bu düzeyleri yüksek tutmaları halinde tahammül gibi pasiflik içeren bir seçeneğe yönelmeyeceklerini düşünüyorum.

       Eğer iki kavram arasındaki farkı kavrayabildiysek Bu yazım için asıl önemsediğim konuya gelmek istiyorum. Ramazan ayının önemini veya neler yapılması gerektiğini bir yerlerden okumasak hatta dine inanmıyor olsak bile büyüklerimiz ve yaşadığımız kültür münasebetiyle biliyoruz. Ben burada konumuzla bağlantılı olarak ince bir noktaya değinmek istiyorum. Gözlemlediğim kadarıyla oruç tutan birçok insan açlığa ve susuzluğa karşı sabretmek yerine tahammül etmeyi tercih ediyor. Yani ilk olarak Allah’ın rızasını kazanmak gibi büyük bir hedefleri olduğunu unutuyorlar. Yine tahammül etmenin getirdiği bir duygu olarak açlık ve susuzluk yüzünden doğan büyük bir öfke var. Bu öfkenin nedenini anlayıp çözmekte yetersiz kalıyorlar çünkü dini yönden bazı değerleri ya da yaratıcı ile aralarındaki bağı yitirmekten korkuyorlar. Sonuç olarak da etrafta ya sinirli sinirli dolaşan öfkesinden kurtulamamış insanlar ya da bu öfkesini oruç tutmayan insanlardan çıkarmaya çalışan insanlar görmeye başlıyoruz. Ünlü bir yazardan duymuş olmalıyım. Tam olarak hatırlayamasam da temel olarak orucun aç kalmak olarak nitelendirilmemesi gerektiği, öneminin ve amacının çok farklı olduğunu belirtmek için “ Aç kalmayın oruç tutun.” Demişti. Yanlış yelere çekme amacı gütmeden okunduğunda çok anlamlı olduğunu söyleyebilirim.

       Sonuç olarak karakter dediğimiz yapı ne kadar kolay değişiyor ve bunu topluma ne oranda kazandırabiliriz bilemiyorum ama her zaman önemsediğim ve değindiğim gibi birçoğumuzun yetiştirmekle yükümlü olduğu bireyler var, veya ileride olacaktır. Biz yetiştirmekle yükümlü olduğumuz bireylerin kendilerine karşı saygılı, problem çözme yetileri olan, farkındalık düzeyleri yüksek ve bilinçli bireyler olmalarına özen gösterirsek yani bunları dikkate alarak yetiştirirsek zaman içerisinde bu problemlerin de çözüleceğine inanıyorum. Sizlerle de aynı duyguları paylaştığımı umuyorum...

Ulusal Gazeteler
11 Aralık 2017 Pazartesi 1'inci Sayfamız
Reklam

Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar