PAYLAŞMAK

19.4.2017

Şevket Başıbüyük

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

Okuyup araştıran biri iseniz mutlaka Kevin Hogan’dan da okumuşsunuzdur. Yani İstediğiniz kişiye 8’dk da nasıl evet dedirtirsiniz?”in yazarından bahsediyorum…


Kevin Hogan en çok okunanlardan/hatta dünya çapında en çok okunanlardan biriymiş. Hogan,Gizli İkna Taktikleri”, psikoloji, dilbilim, satış teknikleri ve iletişim alanındaki en son araştırmaların bir sentezini sunarak, dilediğiniz kişiyi, dilediğiniz konuda ikna edebilmenin yöntemlerini gösteriyor.

Etkileme Sanatının duayeni Kevin Hogan denilen bu yazarı ben de merak ettim.  İstediğiniz kişiye 8’dk da nasıl evet dedirtirsiniz” adlı kitabını aldım. İki oturuşta okuyup bitirdim.  Kitabı inceledikçe kullanabileceğiniz ve sahip olduğunuz becerileri geliştirebileceğiniz yeni fikirler ve teknikler öğrendim.

Sonra hayıflandım kendi kendime. Kevin Hogan’ın kitabında anlatılan her şey Kur’an-ı Kerim’de zaten mevcuttur…

Meğer biz, hayat rehberi olan kitabımızı çok az okuyormuşuz… 

Oysa düşünme biçimimizi, iş hayatımızı, ailemiz ve dostlarımızla iletişim kurma yöntemimiz ve tüm prensipler, hayat metodu olan Kuran’da bildirilmiştir.

Ne var ki, Allah’ın bize bahşettiği beyni gereği gibi kullanamıyoruz. “İnsan beyni dünyanın manyetik alanı ile sürekli etkileşim içinde. Mesela yoğun manyetik alanlarının olduğu bölgelerde uyuyan bir kişi hayatında görmediği netlikte ve gerçeklikte düşler-rüyalar görebiliyor. Hz Yakup gibi.” diyor Muhammed Bozdağ.

Unutmamak gerekir, bu fani hayatta hepimiz öğrenciyiz; her gün yeni şeyler öğrenmeye devam ediyoruz. Olgunlaşmanın en büyük göstergesi hatalarımızdan ders alabilmek ve gelişmeye devam etmektir.

Tecrübelerimizi, hatalarımızı, öğrendiklerimizi, önerilerimizi ve düşüncelerimizi paylaşmalıyız birbirimizle.

Mesela, bu köşede yazmamın sebeplerinden biri de, sizinle paylaşmak için yazıyorum.   Akşam okuduğum bir kitabı bile, şu an bu köşede sizinle paylaşıyorum.

Geçenlerde dalgın dalgın yürürken şehrin en işlek caddelerin birinde kendimi ölçüp biçiyordum. Genelde hep suçlayıcı yargılamalarda bulunuyordum. Bir nevi kendi kendimi yargısız infaz ediyordum.

Sonra karşıma, saçı sakalı birbirine karışmış, manen ve maddeten perişan biri çıktı. Yaşı benimkinden daha küçük olan bu adamı tanımıştım. Bir zamanlar benden daha sakin ve munis olan bu adam bir aşk hikâyesi yaşamıştı. Sevdiği kızı alamayınca da kendisini yüksek bir yerden atarak intihara kalkışmıştı. Ama öldürmeyen Allah öldürmemiş işte. Lakin geçirdiği o korkunç travmadan sonra, en değerli hazinesi olan aklını kaybetmişti!..

Bu manzara karşısında irkilerek toparlandım/kendime geldim. Tövbe ettim, Allah’a sığındım. Bir görseydiniz o an ki halimi? Gözlerimden sicim gibi dökülen yaşları çevreye göstermemek için başımı önüme eğerek yürüdüm.

 

Sonra aklıma, Muhammed Bozdağ’ın bir kitabında okudum şu ifadeler geldi:

 

 “İnsanı harekete geçirmeyen dua içten değildir. İstemenin Esrarında anlattığım istek öyle içten olmalıdır ki, insanı gereksiz uykudan alıkoymalı, bir şeyler yapma arayışına sürüklemelidir.”

“Hayatı saran çoluk, çocuk, eş dost akraba geçicidir. Bizim herkesten, herkesin bizden ayrılacağı yıllar çok yakın. Asıl kimsemiz odur ki, varlıkta yoklukta, darlıkta dirlikte, hayatta ölümde bizimle birlikte olsun. Böyle birisini arıyorum ve Allahtan başka kimsecikler bulamıyorum.”

Allah, razı olduğu kullarından eylesin bizleri…

Amin.

 

 

 

Ulusal Gazeteler
18 Ağustos 2017 Cuma 1'inci Sayfamız
Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar