KİŞİLİKSİZ KİŞİLİK

14.2.2017

M. Fatih KAHRAMAN

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

               Şahsiyet de denilen kişilik, kişinin hem dünyevi, hem de uhrevi açıdan kâle alması gereken bir hususiyettir…

                Kişiyi görünce insan ham, sarıveriyor ruhu gam. Gerçi belki bulamayız diyebileceğimiz işte bu tam…

                Kişiliksiz kişi aksatır her işi, belli de olmaz ne zaman batırır dişi…

                Onuru, gururu ve şahsiyeti kayanın, hayatı da ona göredir, Âdemoğlu adamların içinde onlar sıralamada en geridir…

                Toplumun her kesiminde bunlara çok rastlanır, ancak format kâr etmez sadece ölümle resetlenir…

                Ne ailede, ne işte, ne gidişte; hâsılı her işte başa beladır böylesi kişiliksizler. Zira onlar insanlıkla ilişiksizler…

                Duyulmaması gerekenleri duyan, her araziye uyan bukalemun karakterli güvensiz ve sevensiz yaşayıp gidenler ve ona göre de dava(!) güdenler…

                Bireyin başkalarıyla kurduğu ilişkiler ve bu ilişkilerle de ortaya koyduğu davranış ve tepkilerle kişiliğini ortaya koyması söz konusudur…

                Genel toplum ilke ve kurallarına aykırı olarak adet edinerek geliştirdikleri tavırlarıyla kişiliksizler ön plana çıkmaktadır…

                 Şahsiyetsizlerin ne gibi özellik yansımaları vardır diye baktığımızda şunları söylemek mümkündür:

·         Dansöz gibi sürekli kıvırırlar, istikrarları yoktur.

·         Karakterlerinin ve cibilliyetlerinin gereğini yaparlar.

·         Asla güven vermezler.

·         Asıl çehrelerini belli etmeseler de tutum ve davranışları kendilerini net olarak ele verir.

·         Onlarla ciddi bir mesele konuşulmaz, iş yapılmaz.

·         Yarı yolda bırakırlar.

·         Çıkarlarını ön planda tutarlar.

·         İnsanı çarçabuk harcarlar.

·         Yalan, iftira, dedikodu günlük çerezleri sayılır.

·         Toplumsal kurallara uymazlar, Hakk’a çağırsan duymazlar.

·         Yardımcı olmazlar, merhamet, şefkat ve acımaları yoktur.

·         Akıllarıyla hareket ettiklerini söyleseler veya sansalar da, vicdanları olgunlaşmadığından hamlıklarını hiç atamazlar.

·         Dış görünüşleri aldatıcı olabilir, içleriyse komple fesat kaynar.

·         Kendilerine değer vermeye kalkanları da değersizleştirirler.

·         Son derece nankördürler.

·         Kadir kıymet bilmez ilk müşteriye satarlar.

·         Onlardan ne eş olur, ne dost-arkadaş, ne de onlarla iş tutulur.

·          Gündemlerinde ölüm hiç olmadığından, Yüce yaratıcıyla da araları yoktur.

·         Söz ve fiillerinde tamamen patavatsızdırlar.

·         Dinlemezler ama çok konuşurlar; bilmedikleri bir şey de yoktur(!).

·         Çevreye duyarlılıkları zerrece gelişmemiştir.

·         Saplantılı olduklarından şeytanlarla alabildiğine barışıktırlar.

·         Oldukça bencildirler, empati ve paylaşımcılık semtlerine uğramaz.

·         Yaşamak için yemezler, yemek için yaşarlar.

·         Aykırı, zararlı, boş beleş ne kadar iş varsa hepsinde yerlerini alırlar.

·         Olur-olmaz her şeye, doğru da olsa illaki itirazla muhalefet ederler.

·         Kolaylaştırmaz zorlaştırırlar.

·         Zulmetmekten ve haksızlık yapmaktan zevk alırlar.

·         Kendilerine yapılmasını istemedikleri şeyleri başkalarına yaparlar…

Şahsiyetsizlerin ekseriyeti oluşturduğu bir toplumda insicam, dirlik ve düzen olmaz. Böylesi bir zeminde cadı kazanında verha fitne kaynar ve toplumun her kesimine servis edilir…

Mevzuumuzla ilgili olarak, başta ebeveynlere, sonra da matlup olan eğitim sistemi çerçevesinde eğitimcilere çok iş düşmektedir. Çünkü kişiliklerini yitirenlerin başka da kaybedecekleri hiçbir şey kalmamaktadır…

Selam ve dua ile…

 


 

Ulusal Gazeteler
21 Ağustos 2017 Pazartesi 1'inci Sayfamız
Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar