NEDEN EVET, NEDEN HAYIR?

13.2.2017

Muhammed Ali Günaydın

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

Hala bir şeyleri anlamada sıkıntı yaşıyoruz. Geçmişte yaşananların izi silinemezken, dün yaşanan darbe girişimlerini ve canlarını bu uğurda feda edenleri bugün gözümüzün önüne getirmekten korkuyoruz. Fakat anlayamadığımız şeylerin tekrarlanması kendi vücudumuzda yeni bir yara açmasına engel olmuyor. Yani mes’eleyi daha iyi anlamak için aynı olayların bir kez daha tekrarlanması, çekilen zorlukların ve yaşanan ölümlerin yeniden yaşanması gerekmiyor. Ülkeyi böleceğiz diyenlerle(HDP), ülke bölünecek diyenler(CHP) aynı günde aynı saatte aynı yerde bir araya gelip etkinlik düzenleyebiliyorlarsa ve Reis-i Cumhur’un “bunların dertleri başka, içlerinde Hakka ve halka hizmet eden yok” diyorsa burada oturup neden evet veya neden hayır dediğimizi iyi anlamamız gerekiyor.

Türkiye’de yaşanan her darbeyi körükleyen ve darbelerin yaşanmasında her anlamda etkisi ve payı olan bir parti ile son 30-40 yılda Türkiye’nin başına musallat edilen, finans ve askeri alanda batıdan güç alan ve bölgedeki milyonlarca halkın geleceğini ateşe atan, binlerce masum genci katleden cani bir terör örgütünün savunucuları ve Türkiye’nin geleceğini inşa eden her projenin gerçekleşmesine engel olup karşı çıkan, her defasında küçük olayları fırsata çevirip kaos, çatışma ve iç savaş çığırtkanlığı yapan aydın, medya, akademisyen ve küçük terör grupları aynı safta aynı cenahta yer alıyorlarsa gerçekten ortada büyük bir oyun var demektir. Bugüne kadar Türkiye’nin yararına yapılan hiçbir projeye, plana ve hayal bile edilemeyecek yatırımlara dün Evet demeyen bu köklü, kokuşmuş ve köhne parti ile Türkiye halkının huzurunu ve geleceğini karartmak için inşa edilen bir partinin mensubu olan bir hanım efendi çıkıp diyor ki “Evet demek Allah’ı inkâr etmektir, Evet demek şeriata göre küfürdür” diyenler aynı safta yer alıyorsa bir kenara çekilip düşünün derim…

Türkiye halkının düşünme ve düşündüğünü uygulama zamanı gelmedi mi? referanduma neden Evet veya neden Hayır diyeceğimizin nedenlerini ortaya koyabilir miyiz? Üstelik meclis tüm karar ve yetkiyi milletin kendisine bırakmışken, neden bu işi Türkiye’nin geleceği ve istikrarı için fırsata çevirmeyelim ki! Türkiye halkının sandığa gitmesinden ve sandıkta Evet çıkmasından korkan ve Türkiye’yi bu halkın eline bırakamayız, halk aptaldır, devlet onlara teslim edilmeyecek kadar kutsaldır diyen zihniyet ile Türkiye’nin güçlü ve istikrarlı yolunda çelme takan, düğünlerde, halkın olduğu alanlarda çoluk çocuk demeden her yerde bomba patlatan canilerin avukatlığını yapanlar aynı safta ise, sandığa giderken neden evet veya hayır diyeceğimizi bir kez daha düşünmek ve anlamak gerekir. Türkiye’yi ayrıştırıyorsunuz, bölüyorsunuz, kutuplaştırıyorsunuz diyenleri de artık akıllarını kullanarak, başkalarının ekmeklerine yağ sürmelerini değil biraz da Türkiye’nin menfaatini düşünmeye davet ediyorum.

Rusya, Suriye’deki Türk askerlerinin nerede, ne yaptıklarını ve hangi noktalarda mevzilendiğini bildiği halde yanlışlıkla F-16 uçağı ile askerlerimizin üzerine bomba gönderiyor ve bunu yanlışlıkla yaptığını söyleyerek özür diliyor, tam da ABD CIA Başkanı’nın Ankara’da Türk heyeti ile görüştüğü saatte. Rusya’nın hangi amaçla bunu yaptığını biliyoruz ama iki ülkenin ilişkileri ve Türkiye’nin geleceği pahasına buna göz yumduk. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Suriye’de El-Bab’tan sonra Münbiç ve Rakka’yı işaret ederek 5 bin kilometre karelik alanda güvenli bir bölge oluşmak için DAİŞ’le mücadelenin devam edeceğini söyledi. Aslında Reis-i Cumhurun gerçekte amacı Batı için çalışan DAİŞ’i Ortadoğu’da tamamen yok etmek ve topraklarından ayrılmak zorunda olan halkı tekrar orada iskân edip Ortadoğu’da akan kanın durmasını istiyor. Mes’elenin Suriye değil, Ortadoğu olduğunu hala anlamayan güruh Suriye’de ne işimiz var diyecek kadar basiret ve akıldan yoksundur…

Türkiye’nin şahlanış ve yükseliş zamanı geldi. Türkiye’nin bu yükselişi birilerinin alçalmasına neden olacak elbet; Bunun için Tüm Türkiye’nin şuan odaklandığı ve ilerleyişini monoton hale getiren bu referandum sürecinden çıkmamız gerekiyor. Gelecek 50 yıllık, 100 yıllık yatırımları enerji sektörüne harcamalıyız. İthalatın yüzde 70’i enerji ile sağlanıyorsa, artık Türkiye’yi dışa bağımlı hale getirmekten çıkaracak enerjiye yönelik yatırımların yapılması ve Türkiye’nin enerjiyi alan değil, satan bir ülke haline gelmesi gerekiyor. Neden biz de enerji de Kore, Japonya ve Almanya gibi olmayalım. Referandum sonrası daha güçlü bir Türkiye’nin olmasını isteyen her insanoğlu, Türkiye’nin artık eski Türkiye olmayacağının farkında. İstemeyenler ise son kozlarını oynayarak bu ilerleyişi durdurmak için ellerindeki her türlü silahı koz olarak kullanacaklardır. Özellik yıldırma ve umutsuzluğu aşılayarak halkı hükümet aleyhine propaganda yaparak, halk bu sistemi istemiyor, rejim değiştiriliyor yaygarası çıkaracaklardır. Halk ülkeyi felakete sürükleyenleri değil, milletine hizmet etmiş kimselere kulak vermeli. Kim neden Hayır veya neden Evet diyecek bunu iyi analiz etmeli, zira böyle bir fırsat bir daha ele geçmeyebilir. 

Ulusal Gazeteler
21 Ağustos 2017 Pazartesi 1'inci Sayfamız
Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar