• DOLAR
    5,8147
    %0,44
  • EURO
    6,4658
    %0,25
  • ALTIN
    276,05
    %0,90
  • BIST
    7,7627
    %1,70
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
YAŞADIKLARIMIZIN HİKMETİ NEDİR?
  • 0
  • 1127
  • 05 Mart 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Hikmetin başı Allah korkusudur.” (Tirmizî; Feyzu’l-Kadir, 3/ 574)

Bazen çözemediğimiz, akıl erdiremediğimiz çok farklı gelişmelerle karşılaşırız da, ne yapacağımızı ve ne diyeceğimizi bilemediğimiz anlar olur. Olup bitene kader mi desek, yanılgı mı desek, gaflet mi desek, ihanet mi desek?

Hikmetin  ilim, sır, gaye, fayda, adalet, felsefe demek olduğu, ayrıca kâinatı ve ondaki varlıkların yaratılış gayesini ve faydalarını bilmek gibi manalara geldiği ifade edilmiştir.

Kimi zaman şaşırıp da bir anlam veremediğimiz olaylar karşısında; “vardır bunun bir hikmeti” veya “Allah’ın hikmeti böyleymiş, O’nun hikmetinden de sual olmaz” diyerek kaderci bir yaklaşımla meseleye izahat getirip kendimizi teselli etme yoluna gidiyoruz. Biz bunu böyle yaparken de birilerinin bizimle alay edip etmediğinden emin değiliz.

Yüce Allah dilediği kuluna hikmeti; hakkı batıldan ayırt edebilme yetisi ve eşyanın hakikatine vakıf olma özelliğini verir. Böylesi tahlil kabiliyetine sahip olan kişiye de gerçekten çok şey verilmiş demektir. Bu meyanda gerek İslam coğrafyasında meydana gelen vahim hadiseler, gerekse maruz kaldığımız maddi-manevi sıkıntıların üstesinden gelemeyişimizin sebebi olarak acaba hikmetsiz davranarak tezahür eden yanlışların Allah’ın birer hikmeti olduğu inancına mı takılıp kaldık diye düşünüyoruz.

Tarihimizin, hatalarıyla sürekli tekerrür edip durması; ya bizim hikmet arayışımızdaki kusurumuzdan veya yeterince ders çıkaramayışımızdan kaynaklanmaktadır. Yani ne hikmetse mehteran gibi ileri-geri ederek özellikle, yerinde saymak bir tarafa, bilakis epeyce gerilere doğru gidildiğini de düşünür hale geldik.

Tekrar konumuzla ilgili kavrama dönersek: Öncelikle “Hikmet” kelimesinin ‘hüküm’ kelimesinden türetilmiş olup, ıslah maksadıyla bir şeye engel olmak, iyiliğin elde edilmesine çalışmak, idare etmek, hükmetmek, tahakküm etmek demek olduğunu görüyoruz. Buradaki hâkim, iyiliğin temini için kötü bir şeye engel olmaya karar veren kişidir. Ayrıca ilim ve derin kavrayış sahibi olmaktır.  Bu anlamda insanın, mevcudatın hakikatlerini bilip hayırlı işleri yapmak sıfatıdır. Kur’an’da ‘peygamberlik’ anlamında da kullanılmıştır hikmet. Diğer bir anlamı ‘faydalı ilim tahsil etmektir’. Başka bir anlamı da, Ahlak, edep ve nasihatlere ilişkin sözlerdir. Elhasıl “hikmet, inancın gereği olarak edinilmiş bilgilerin eyleme geçirilen davranış kurallarıdır” denilmiştir.

İşte bu çerçevede konuyu ele aldığımızda toplumda ıslah etmek yerine ifsadın, iyilik ve hayrın elde edilmesi yerine kötülük ve şerrin, faydalı ilim yerine belki de çoğu dünya ve ahirette hiç işe yaramayacak olan bilgi kırıntılarının tezahürlerine tanık oluyoruz. Geldiğimiz bu konum da bizi rahatlatıp teskin etmediği gibi tersine ciddi olarak tedirgin etmektedir. Peygamber Efendimiz (a.s.): “Hikmet, değerli bilgiler müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa almaya daha hak sahibidir, onu alır, almalıdır.” (İbn Mâce, Zühd, 17) buyurmuştur. Biz bugünün insanları ve inanmışları olarak yitiğimiz olan hikmeti arayıp bularak gereğince bir hayat süremezsek sorunlarımız asla bitmeyecektir.

“Kula bela gelmez,

Allah yazmadıkça.

Allah bela yazmaz,

Kulu azmadıkça.” Dörtlüğünde de açıklandığı gibi başımıza her ne geliyorsa bunun sebebi yine kendimiz olduğumuz aşikârdır.

Şunu da bilmek gerekir ki: “ilimsiz amel, faydalı da olsa hikmete muvafık olmayacağı gibi, amelsiz ilim de ne kadar cazip ve faydalı olursa olsun hikmet ismini alamaz.” Onun için hikmete talip olana Yüce Rabbimiz şöyle seslenmektedir:

“Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.” (Bakara, 269)

Hikmetle ilgili birkaç vecize ile konumuzu noktalayalım:

“Kalbini öğütle yaşat, hikmetle aydınlat.” (Hz. Ali)

“Hikmet, bir feyiz ağacıdır ki kökü kalpte ve yemişleri ağızdadır.” (Hz. Ali)

“Günümüzde insanlar, bilgiyi arar oldu hikmeti değil, hâlbuki bilgi geçmiştir, hikmet ise gelecek.” (Kızılderili Atasözü)

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber