• DOLAR
    6,6646
    %-0,56
  • EURO
    7,3074
    %-0,69
  • ALTIN
    344,03
    %0,33
  • BIST
    8,3307
    %0,42

Yapı Güçlendirmeleri İçin İnönü Üniversitesi’nde Geliştirildi…

Elazığ ve Malatya’da yıkımlara ve ağır hasarlara sebep olan deprem, yapı güçlendirme metotları konusundaki çalışmaları daha önemli bir noktaya taşıdı. İnönü Üniversitesi İnşaat Fakültesi bünyesinde geliştirilen ‘Geopolimer Enjeksiyon Yöntemiyle Güçlendirme Çalışmaları’ hakkında konuşan Dr. Öğr. Üyesi Müslüm Murat Maraş; “Kolonlarda kullanılan betonun dayanımı 25-30 iken bizim ürettiğimiz tamir harçları 45-50 MPa. Yani kolonlarda kullanılan betonlardan bile daha sağlam bir malzeme” dedi

Yapı Güçlendirmeleri İçin İnönü Üniversitesi’nde Geliştirildi…

Elazığ ve Malatya’da yıkımlara ve ağır hasarlara sebep olan deprem, yapı güçlendirme metotları konusundaki çalışmaları daha önemli bir noktaya taşıdı. İnönü Üniversitesi İnşaat Fakültesi bünyesinde geliştirilen ‘Geopolimer Enjeksiyon Yöntemiyle Güçlendirme Çalışmaları’ hakkında konuşan Dr. Öğr. Üyesi Müslüm Murat Maraş; “Kolonlarda kullanılan betonun dayanımı 25-30 iken bizim ürettiğimiz tamir harçları 45-50 MPa. Yani kolonlarda kullanılan betonlardan bile daha sağlam bir malzeme” dedi.

Elazığ Sivrice merkezli 6,8’lik deprem ülkemizde daha önceleri meydana gelen büyük depremlerde olduğu gibi, yapı güvenliği ve inşaat teknolojileri konularını daha fazla irdelenmesine neden oldu.

İlimizde özellikle tıp alanında yakaladığı önemli başarılarla ulusal gündemde kendine sıkça yer bulan İnönü Üniversitesi, mühendislik alanında da güçlü projelere ev sahipliği yapıyor. Üniversite bünyesinde ciddi AR-GE çalışmalarının yapıldığı bölümlerden biri de İnşaat Mühendisliği. Türkiye’de sayılı üniversite envanterinde bulunan çerçeve yükleme sistemi gibi imkânlara sahip bölüm laboratuvarında, yeni inşaat teknolojileri üzerine önemli işlere imza atılıyor.

Üniversite bünyesinde gerçekleştirdikleri araştırma çalışmaları sonucunda mevcutta kullanılan yapı tamir harçlarından daha düşük maliyette ve 8-9 kata kadar daha güçlü bir malzeme ürettiklerini dile getiren Dr. Müslüm Murat Maraş;  “Yapı hasar tespiti çalışmalarında özellikle Malatya ilimizde görülen sıva çatlakları ve duvar hasarlarının, enjeksiyon yöntemiyle yüksek dayanımlı bu özel tamir harçlarıyla güçlendirilebileceğini” belirtti.

Maraş, üzerinde çalıştıkları “Geopolimer Harç” olarak adlandırılan malzemenin atık kaynaklı ve oldukça uygun maliyetli olduğunu belirterek buna karşılık yapılarda büyük bir dayanım kuvveti sağladığına vurgu yaptı.

“8 KAT DAHA GÜÇLÜ”

Geopolimer harç üzerine gerçekleştirdikleri laboratuvar çalışmalarının deprem öncesinde başladığını ve önemli bir noktaya ulaştıklarını dile getiren Maraş, depremin yarattığı hasar tiplerinin de çalışmalarına kaynaklık edeceğini söyledi. Dr.Maraş, deprem sonrasında Malatya’da yaptıkları gözlemlerde en büyük hasarların özellikle duvar yapı elemanlarında oluştuğunu ifade ederek “Çerçeve sistemi dediğimiz kolon, kiriş birleşim yerlerinde kullanılan dolgu duvarlarda, diyagonal yani çapraz şekilde çok ciddi hasarlara rastladık. Bunlar genelde alçı veya dayanımı düşük sıva harçlarıyla kapatılıyor. Bunu çok sağlıklı görmüyorum. Artçı sarsıntılar devam ediyor. Bu şekilde kapatılan çatlaklar yeni sarsıntılarda daha derin açılmalara neden olacaktır” dedi.

Geliştirdikleri tamir harçlarının özellikle bu tip hasarlar için büyük dayanım sağlayacağına dikkat çeken Maraş; “Bizim temel amacımız dayanımları çok yüksek tamir harçları üretmek. Bu alanda şu anda yürüttüğümüz proje çalışmalarımız devam ediyor. Normal duvarlarda kullanılan harçlar 5 – 10 MPa dayanımındayken, biz 45-50 MPa dayanımda tamir harçları elde ettik. Yani normal harçlara göre neredeyse  8 kat daha fazla dayanıma ulaştık. Çalışmalarımız hala devam ediyor, hedefimiz 60-70 MPa değerini görmek” şeklinde konuştu.

RESTORASYONLARDA DAYANIMI ARTIRACAK

Depremin ardından Eski Malatya bölgesindeki tarihi yapıları incelediklerinde yapıların tarihi unsurlarından ziyade restorasyon geçirmiş bölümlerinde hasarlar gözlemlediklerine vurgu yapan Maraş; “Tarihi yığma yapıların önemli bir avantajı var. Bu yapılarda kullanılan kesme taşı ocaktan getirdiğimizde çok yumuşak ve işlenebilirliği kolaydır. Ama zamanla havayla etkileşime giren bu taşların dayanımı çok ciddi bir şekilde sürekli olarak artar. Bu nedenle özellikle yığma tarihi yapıların hala ayakta kaldığını görüyoruz” dedi.  Maraş, bu yapılardaki restorasyon çalışmalarında kullanılan malzemenin aynı dayanıklılığa sahip olmamasının bu tip hasarlara yol açabildiğini belirterek, geliştirilen çimentosuz geopolimer tamir harçlarının derz doldurma ve enjeksiyon yöntemiyle özellikle tarihi yapıların güçlendirilmesi noktasında büyük avantaj sağlayacağını vurguladı.

Önder Hanelçi (ÖZEL HABER) 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber