• DOLAR
    6,8195
    %0,11
  • EURO
    7,5707
    %0,31
  • ALTIN
    376,92
    %0,15
  • BIST
    8,4202
    %0,31
Alper Korkut
Alper  Korkut
alperkorkut@malatyasonsoz.com.tr
Yalnızlığın Aforizmaları
  • 0
  • 527
  • 09 Nisan 2020 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

2004 yılı Temmuz ayında İtalya’nın Monza şehri sakinleri ilginç bir yasanın yürürlüğe girmesi ile sohbetlerine neşe katacak bir konuya sahip olmuşlardı. Yasa, fanus veya benzeri akvaryumlarda japon balığı beslemeyi yasaklıyordu.

Yasa, fanus tarzı akvaryumların dışbükey camlarının japon balıklarında bozulmuş bir gerçeklik görüntüsü oluşturduğunu söylüyor ve bunun japon balıkları için işkence anlamına geldiğini iddia ediyordu. Konu, İtalya’da yaratıcı espirilere malzeme olduktan bir süre sonra yaşamın her detayı gibi geride bırakıldı ve unutuldu. Fakat Stephen Hawking japon balığı yasasını Büyük Tasarım isimli kitabında yeniden gündeme getirecekti, tabi farklı bir yaklaşımla. Kitabın ‘Gerçeklik Nedir?’ isimli üçüncü bölümü japon balığı yasasından hareketle bir soru soruyordu; ‘Peki biz gerçekliğin doğru ve bozulmamış resmine bakıp bakmadığımızı nasıl bileceğiz?

Soru gayet yerindeydi ve okuyucuyu ‘Peki doğa yasaları ne kadar gerçektir ve bizler için ne anlam ifade etmektedir?’ sorusunu sormaya yönlendiriyordu. Nesiller boyunca aynı akvaryumda yaşamış japon balıklarının bir süre sonra beyinlerinin geliştiğini ve bulundukları yerle alakalı kendilerine sorular sormaya başladıklarını düşünelim. Bilge japon balıklarının doğa yasaları ortaya koyduklarını ve bunlar üzerinden çıkarımlarda bulunduklarını hayal edelim. Elbette fanustaki fiziksel durumla alakalı teoremler üretecekler ve bazı teoremler her zaman doğrulanacağı için bunlara kanun diyeceklerdi. Tıpkı bizim yaptığımız gibi. Gerçekliğin sadece bir yanılsaması olan bu kanunlar bir süre sonra farklı inançlara evrilecekti ve bu inançların peşinden koşan japon balıkları görecektik. Bazı bilgelerin ürettiği fikirler egemen inançlarla çelişecek ve engizisyonvari cezalandırmalara şahit olacaktık. Japon balıklarını geçelim de bir saat örneğiyle devam edelim. Saatin içerisinde sürekli farklı yönlerde ve hızlarda dönen bir sürü dişli bulunur. Dişlilerin üzerlerinde bilgiler mevcuttur. Bu bilgiler dişlinin yarıçapı, kaç dişe sahip olduğu ve dönme hızının ne olduğu gibi bilgilerdir.  Her dişli üzerindeki bilgiyi bir sonraki dişliye iletmekle görevlidir. Bir dişli için ne üzerindeki bilgiyi okuyabilmek ne de bu bilgiyi bir sonraki dişliye neden aktardığını anlayabilmek mümkündür. Diyelim ki bu dişlilerden bir tanesi akıl sahibi ve belli süreler sonucunda analizler ve deneme yanılma metotlarıyla sahip olduğu ve aktardığı bilgiyi çözdü. Bunun devamında bilgisini aktardığı diğer bir dişlinin bilgisini de çözmeli, dönmelerine sebep olan enerji kaynağını bulmalı, akrep ve yelkovanın hareketlerini anlamalı. Bunların herbirisini çözse dahi en sonunda bu kaotik saat düzeninin neye hizmet ettiğini anlamayacaktır. Çünkü onların hareketlerinin bütünü, zaman denilen başka bir boyutu takip edebilmek için kurgulanmıştır. Saat, akrep ve yelkovanın ürettiği bilgi ile otobüsün durağa varış zamanını belirlemiş olur. Saatteki dişli için otobüsün ne işe yaradığı, otobüsün durağa varış süresinin kendisiyle bir alakasının olup olmadığı ve  nereden gelip nereye gittiği tamamıyla bilinmezdir. Dişli,metronun gelişiyle kendisi arasında bir nedensellik ilişkisi pek tabi kurabilir. Örneğin her 1500 dönüşte bir otobüs geliyordur. Fakat otobüsün bozulması veya gece itibariyle seferlerin durması dişlinin kafasını karıştıracak ve dişli daha fazla gözleme ihtiyaç duyacaktır. Albert Einstein’ın ifade ettiği gibi ‘Bir teori tecrübeye dayanılarak sınanabilir, ama insanı (veya saat dişlisini) tecrübeden bir teori kurmaya götürecek herhangi bir yol yoktur’.

Geceye loş ışıkta son bir not çiziktirelim;  Unutulmuş bir kitaplıktan çıkardığınız tozlu bir kitapta sarsıcı bir düşünce tüneli bulup ortadan kaybolmak için mükemmel günler…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber