• DOLAR
    6,8538
  • EURO
    7,6992
  • ALTIN
    391,50
  • BIST
    1,1229

Uyku ve Yeme Davranışlarımız Şimdi Daha Düzensiz!

Küresel Covid-19 salgını ile birlikte değişen sosyal hayat tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni davranış modellerini ortaya çıkardı. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü ve Method Research Company iş birliğinde Türkiye genelinde 18 yaş üstü 3 bin kişi ile yapılan ‘Koronavirüslü Günlerde Hayat Araştırması’, uyku ve yemek yeme alışkanlıklarından sosyal medya kullanım alışkanlıklarına kadar pek çok davranış değişikliklerini ortaya koydu. Araştırmaya göre bu süreçte yeme alışkanlıkları değişti. Daha düzensiz saatlerde ve daha fazla yemek tüketiliyor. Araştırma uyku düzenindeki değişiklikleri de ortaya koydu. Yatış ve kalkış saatleri değişti.

Uyku ve Yeme Davranışlarımız Şimdi Daha Düzensiz!

Küresel Covid-19 salgını ile birlikte değişen sosyal hayat tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni davranış modellerini ortaya çıkardı. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü ve Method Research Company iş birliğinde Türkiye genelinde 18 yaş üstü 3 bin kişi ile yapılan ‘Koronavirüslü Günlerde Hayat Araştırması’, uyku ve yemek yeme alışkanlıklarından sosyal medya kullanım alışkanlıklarına kadar pek çok davranış değişikliklerini ortaya koydu. Araştırmaya göre bu süreçte yeme alışkanlıkları değişti. Daha düzensiz saatlerde ve daha fazla yemek tüketiliyor. Araştırma uyku düzenindeki değişiklikleri de ortaya koydu. Yatış ve kalkış saatleri değişti.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü ve Method Research Company tarafından tüm Türkiye genelinde 18 yaş üstü 3.000 kişi ile yapılan ‘Koronavirüslü Günlerde Hayat Araştırması’ sonuçları açıklandı.

Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan: “Toplumsal davranışlar üzerinden araştırma gerekliydi”

Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir süreçle karşı karşıya olunduğunu belirterek “Pandeminin başındaki duygularla sonundaki yani 3 ay sonraki yaklaşımlar arasında fark olduğunu düşünüyorum. Üsküdar Üniversitesi olarak önemli araştırmalar gerçekleştirdik, çok yakın bir zamanda Türkiye’nin Koronafobi haritasını çıkarttık. Bu bir insan psikolojisi araştırmasıydı. Tabi sadece insanların duygu durumları üzerinden değil, toplumsal davranışlar üzerinden de bir araştırma yapmanın eksikliğini hisettik. Metod Research Company ve Tuğba Aydın hocamızın aktif olarak katıldığı bir araştırma ve Sosyoloji Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı liderliğinde gelişti” dedi.

Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan“Araştırma dünyadaki sonuçları da yansıtıyor”

Araştırmanın dünya çapındaki araştırmaların da sonuçlarını yansıttığını söyleyen Arıboğan, “Mesela yeme içme alışkanlıkları Uzakdoğu’da da değişmiş. Çin’de %86 oranında yeme içme alışkanlığı değiştiği ve evde daha fazla yemek yenildiği oranı çıkıyor. Hongkong %77, Malezya %62, Amerika’ya baktığımızda benzer sonuçlar var, evde daha fazla yemek pişirmeye başlamışlar. %83’lük bir oran var. Dünyanın her yerinde benzer şeyler var, evde kal çağrısı ile birlikte alışkanlıklar ve aile ile geçirilen zaman da artıyor. Doğal olarak aile ile daha fazla vakit geçiriyorsunuz. Ancak öte yandan aile içi şiddet %22 oranında artmış. Çin’de ilk ortaya çıkan sonuç boşanmaların hızlı bir şekilde yukarı doğru fırladığıydı. Yani bir arada olmak insanların birbirini daha iyi tanımasına yol açıyor. Ama bir yandan da karşınıza çıkan insan evden uzaktayken fark edemediğiniz ama 24 saati bir arada geçirdiğiniz insan çok olumsuz birine de dönüşebilir” dedi.

Yeme alışkanlıkları değişti

Araştırmaya göre Koronavirüs salgın süreci boyunca günlük hayatın hemen her alanında değişiklik yaşandı. Bunların başında ise yeme düzeni geliyor. Araştırma, kişilerin yarısından fazlasının yemek yeme alışkanlığının değiştiğini ortaya koydu. Özellikle 26- 45 yaş arasında ortalama %62 oranında yeme alışkanlıklarının değiştiği gözlemlendi. Araştırmaya katılanların %43’ü yemek yeme saatlerinin değiştiğini, %35’i daha fazla yemek yediğini belirtti. Hazır gıda ve hamurlu yiyecek tükettiğini belirtenlerin oranı %18 oldu.

Daha düzensiz saatlerde ve daha fazla yemek tüketiliyor

Araştırma, yemek yeme saatlerinin düzensizleştiğini ve daha çok yemek yendiğini gösterdi. Özellikle gençlerde hamurlu ve hazır gıda tüketiminin önemli düzeyde arttığı ortaya çıktı. Gençler ve öğrencilerin %49’u yemek yeme saatlerinin düzensizleştiğini belirtti. %44’ü “daha fazla yemek yiyorum” derken %30’u hazır ve hamurlu gıda tüketiminin arttığını kaydetti.

Araştırmada daha fazla ev yemeği yediğini ve sağlıklı beslendiğini belirtenler de yer aldı. Katılımcıların%36’sı “daha fazla ev yemeği yiyorum derken; daha sağlıklı beslendiğini belirtenlerin oranı %18 oldu. Araştırmada %10 oranında daha az yemek yediğini ifade edenler ise en düşük gelire sahip kişilerden oluştu.

Uyku düzeni bozuldu

Araştırma salgın sürecinde uyku düzeninin de değiştiğini de ortaya koydu. Salgın sonrası süreçte uyku düzeni %60 oranında değişiklik gösterdi. Değişiklik uykuda geçen süreden ziyade; daha çok yatış / kalkış saatinde oldu. Sabah kalkış saati ortalama 11.00 ve gece yatış saati ortalama 02.00 olarak kaydedildi. Uyku düzeninin en fazla değişiklik gösterdiği grup ise gençler ve öğrenciler oldu.

Gençler en çok sosyal medya takip ediyor, dizi izliyor

Araştırmaya göre, Koronavirüs nedeniyle evde geçirilen süre özellikle gençlerde sosyal medya kullanımı, dizi izleme, ev işleri ve uyku ile geçiyor. Sosyal medya kullanımı özellikle 25 yaş altında ve 56 yaş üstünde ciddi bir artış gösterdi. Salgın sürecinde tüm yaş gruplarında olduğu gibi kitap okuma ve spor yapma oranı gençlerde de düşük seviyede olduğu gözlendi. Bu süreçte 18-25 yaş arası ve %92’si öğrenci olan gençlerin gündelik aktiviteler içinde sosyal medyada vakit geçirme oranı %68; dizi/ film izleme oranı %60; temizlik ve ev işlerine verdikleri destek oranı %47 ve uyku oranı %44 olarak kaydedildi.

Uzaktan eğitime katılıyorlar

Araştırmaya katılan lise ve üniversite öğrencilerine “uzaktan eğitim” konusundaki görüşleri de soruldu. Üniversite öğrencilerinin %41’i uzaktan eğitime katıldıklarını ve %29 oranında verimli bulduklarını belirtti. Lise öğrencilerinin %67’si derslere katıldığını belirtirken; %27’si verimli bulduğunu ifade etti.

Gündem TV haberlerinden takip ediliyor

Araştırmada gündemin takip edildiği mecralar da belirlendi. Katılımcıların %82’si televizyon haberlerinden, %57’si internet haber sitelerinden, %40’ı Twitter’dan, %34’ü Instagram’dan, %20’si WhatsApp’tan, %19’u Facebook’tan gündemi takip ettiğini kaydetti.

Eğitim düzeyi arttıkça kaygı da artıyor!

Çalışma sonuçlarına göre, Türkiye’nin %60’ı kaygılı hissetmektedir; bu oran en yüksek olarak %73 ile evde çalışanlar (home-office) ve çalışmayan/ işsiz kalanlarda kendini gösterdi. Ayrıca ekonomik sınıf ve eğitim seviyesi yükseldikçe kaygı oranında anlamlı bir artış olduğunu gözlemlendi. Örneğin kaygı düzeyi, yüksek eğitime sahip kişilerde %68’e çıkarken, düşük eğitim seviyesine sahip kişilerde %48 oldu. Benzer şekilde A-B SES düzeyindeki kişilerde kaygı oranı %65, C1-C2 orta- orta üst sınıfta %58 ve D-E SES düzeyinde %54 oranında kaygı düzeyi görüldü.

Çoğunluk “Evde Kal” çağrısına uyduğunu düşünüyor

Araştırma sonuçlarına göre “Evde kal” çağrısına uyma konusunda bir ikilem ortaya çıktı. “Evde kal çağrısına uyuyorum” diyenlerin oranı %81 iken, “Bu çağrıya diğerleri uymuyor” diyenlerin oranı %61 oldu.

Olumlu beklentiler: Sağlık bilinci, aile ilişkileri, çevreye duyarlılık artar

Katılımcıların salgın sonrası yaşanılacağını düşündükleri olumlu gelişmeler dünyada, Türkiye’de, insan ilişkilerinde ve farkındalık konusunda olmak üzere dört ana başlık altında analiz edildi.

Çevreye duyarlılık artar

Katılımcıların %75’i tüm dünyada sağlık bilincinin artış göstereceğini belirtti. Katılımcıların büyük bölümü, hem dünyada hem de Türkiye’de çevre konusunda daha olumlu gelişmeler olacağını düşündüklerini belirtti. “Dünyada çevre temizliği olumlu yönde değişir” diyenlerin oranı %70, “Türkiye’de çevre temizliği olumlu yönde gelişir” diyenlerin oranı ise %61 oldu.

Ailede iletişimin güçleneceği beklentisi yüksek

Araştırmada aile bireyleri arasında iletişimin güçleneceği yönündeki beklenti %70 olarak ölçüldü. Bu beklenti, en yüksek olarak (%82) D-E SES düzeyindeki kişilerde ortaya çıktı. Bu oran A-B seviyesinde %66, C1-C2 seviyesinde %67 olarak ölçüldü. Tarihteki salgınlara bakıldığında kişilerin grup içi ilişkilere odaklanması, içe kapanması ancak dışarıdaki gruplarla arasına mesafe koyma isteği geliştirdiği görülür. Parazit Stresi Kuramı ile açıklanabilecek bu durumun Türkiye gibi kolektif bilinci yüksek bir kültürde aile ilişkilerini artırma olasılığı yüksektir.

Olumsuz Beklentiler: Salgının ekonomi ve halk psikolojisi üzerine etkisi büyük

Katılımcıların salgın sonrası yaşanılacağını düşündükleri olumsuz gelişmeler dünyada, Türkiye’de ve insan ilişkilerinde olmak üzere üç ana başlık altında analiz edildi.En büyük olumsuz beklentiler, dünya ekonomisinin ve halk psikolojisinin kötüye gideceği yönünde oldu. “Dünyada ekonomi kötüye gider” diyenlerin oranı %78’ken; “Halk sağlığı ve psikolojisi kötüye gider” diyenlerin oranı %65 oldu. Bunu hemen izleyen cevap ise %58 ile “Türkiye’de ekonominin kötüye gideceği” beklentisi oldu. Araştırmaya göre, post- korona döneminde ulaşım, hizmet sektörü ve turizm başta olmak üzere tüm sektörlerde küresel düzeyde bir ekonomik küçülme olacağı öngörüldü. Araştırmada genel olarak salgının ekonomi üzerinde oluşturacağı yük ve bunun kişiler üzerinde oluşturacağı psikolojik sorunlar öne çıktı.>>HABER MERKEZİ

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber