• DOLAR
    5,9231
    %-0,19
  • EURO
    6,5677
    %-0,21
  • ALTIN
    296,56
    %-0,29
  • BIST
    7,7753
    %0,42

Türkiye’de Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 173. Yıl Dönümü

Turgut Özal Üniversitesi ile Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şubesi tarafından Türkiye’de Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 173. Yıl Dönümü nedeniyle kutlama programı düzenlendi. Rektör Karabulut törendeki konuşmasında, “Endüstriyel kenevir ekimi ve bilimsel projeler için çalışmalarımızı başlattık. Anadolu’nun birçok tarım ürününün kaynağı olması nedeniyle gen kaynaklarımızı korumak gibi bir milli görev ve sorumluluğumuzda var.” dedi

Türkiye’de Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 173. Yıl Dönümü

Türkiye’de Tarımsal eğitim ve öğretimin 173. Yıl Dönümü nedeniyle Turgut Özal Üniversitesi’nde tören düzenlendi. Programa Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bayram Murat Asma, Prof. Dr. Feridun Merter ve Prof. Dr. Ahmet Harma,  Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Karadağ, Ziraat Mühendisleri Odası şube Başkanı Fevzi Çiçek, İlçe Belediye Başkanları, Kurum ve kuruluşların temsilcileri, STK’lar, ziraat mühendisleri ile üniversitenin akademik ve idari personeli katıldı.

“KIRSAL KALKINMANIN ANAHTARI TARIMSAL KALKINMADIR”

Tarımsal kalkınmaya değinen Rektör Karabulut “Ülkemizde tarım sektöründe verimliliği artırmak, teknik gelişmeleri uygulamaya koymak, çiftçilerin gelirlerini yükseltmek, tarımsal piyasalarda istikrarı sağlamak,  tarımsal ürün arzını güvence altına almak ve tüketicilerin sağlıklı ve uygun fiyatlarla tarımsal ürünlere ulaşımını sağlamak,  tarımsal eğitimden geçmektedir.  Şehirleşme oranının yaklaşık yüzde 75’lere yükseldiği ülkemizde, tarımın ve kırsal kalkınmanın önemi her geçen gün artmaktadır.   Şehirleşme oranı yükseldikçe ülkemizde tarım sektörünün önemi de o derece azalmıştır.  Çünkü kırsal kesimden kente göç, tarım sektöründen kaçıştır, tarımsal üretimin bırakılmasıdır.  Kırsal kalkınmanın anahtarı tarımsal kalkınmadır.  Kırsal kalkınma aynı zamanda kentleşme sorunlarını da azaltacaktır” ifadesini kullandı.

“Tarım ülkesi olan Türkiye, buğday üretiminde dünyanın 11. ülkesi ve dünyada buğday ihracatı yapan ilk 5 ülke arasında yer almıyor” diyen Karabulut şunları dile getirdi, “Bu tabloyu değiştirmek hepimizin görevidir.  Ziraat Fakültelerimizde donanımlı beyaz önlüklü ve beyaz yakalı bilim insanımızın artması ve tarım sektörüne girmesi tarımda verimliliğin ve istihdamın büyümesi demektir.  Toprakla, köyümüzle yaylalarımızla, bilim insanının buluşma dönemi diyoruz.  Akademisyenlerin artık odalarından çıkmalarını ve yeri geldiğinde tarlalarda, köylerde, bağda, bayırda, yaylada olmalarını istiyoruz. İnsanı temel almayan ve insanlığa katkı sunmayan hiçbir bilimin değeri yoktur.  Laboratuvarda kalan bilimsel çalışmalar insana ulaşmadığı sürece değer kazanamaz.”

“ENDÜSTRİYEL KENEVİR EKİMİ PROJESİNİ YÜRÜTECEĞİZ”

Endüstriyel kenevir ekimi konusun da proje yürüteceklerini belirten Prof. Dr. Karabulut, “Bir konuyu da kamuoyu ile paylaşmak istiyorum;  Uzun yıllardan beri kenevir ekim izni verilen sayılı illerden birisi Malatya’dır.  Ancak bugüne kadar bu konuda her hangi bir girişimde bulunulmamıştır. Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak, endüstriyel kenevir ekimi ve bilimsel projeler için çalışmalarımızı başlattık. Ülkemiz ekonomisi için ve Malatya çiftçisi endüstriyel keneviri önemli görüyoruz. Bu konuda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına bilimsel destek vermek için katılıyoruz. O nedenle diyoruz ki, biz varız. Malatya’da seracılık ve sera üretimi konusunda da Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak bazı projeler üzerinde çalışıyoruz. Bu konuda da yakında bazı gelişmeleri kamuoyu ile paylaşacağız.  Türkiye birçok tarım ürününde anavatanı. Anadolu’nun birçok tarım ürününün kaynağı olması nedeniyle gen kaynaklarımızı korumak gibi bir milli görev ve sorumluluğumuzda var” şeklinde konuştu.

Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Karadağ ise törende yaptığı konuşmada “Tarım ve tarımsal faaliyetler, dünyada sadece tarım sektörü çerçevesinde değil, aynı zamanda gıda güvenliği, sağlıklı ve yeterli gıdaya erişim güvencesi, sağlıklı gıdaya erişim hakkı gibi insan eksenli politikaların en güçlü öznesi olarak değerlendirilmektedir. Hatta bunun bir adım daha ötesinde, tarımsal üretim ve tarımsal faaliyetlerin içeriği, artık ülkelerin ulusal güvenlik politikalarının önemli bir parçası olarak ülkelerin yönetsel faaliyetlerinde belirleyici rol oynamaya başlamıştır” dedi.

M. ALİ GÜNAYDIN

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber