• DOLAR
    5,3647
    % 0,53
  • EURO
    6,0674
    % -0,15
  • ALTIN
    213,7620
    % -0,30
  • BIST
    90.528,64
    % -0,94

“Türk Sinema ve Televizyonunda Aile”

9-15 Kasım 2018 tarihleri arasında Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Malatya Valiliği’nin katkılarıyla düzenlenecek olan 8. Malatya Uluslararası Film Festivali kapsamında, ‘Festivale Doğru’ başlığıyla “Türk Sinema ve Televizyonunda Aile” sempozyumu başladı. 2 gün sürecek sempozyuma alanızda uzman oyuncular, akademisyenler ve sinema eleştirmenleri katıldı

“Türk Sinema ve Televizyonunda Aile”

9-15 Kasım 2018 tarihleri arasında Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Malatya Valiliği’nin katkılarıyla düzenlenecek olan 8 Malatya Uluslararası Film Festivali, geçen yıl başlattığı yenilikler kapsamında, ‘Festivale Doğru’ başlığıyla  “Türk Sinema ve Televizyonunda Aile” sempozyumu Ramada Otel’de başladı. Sempozyuma alanında uzman akademisyenler, oyuncular katılıyor. Sempozyumun açılış konuşmasında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat şunları dile getirdi: “Biz Belediyeler olarak, şehirlerin fiziki yapılarını asla eksik bırakmayız. Ama diğer taraftan şehir sakinleri ile ilgili de çocuklarımızdan başlamak üzere, gençlerimiz, kadınlarımız, yaşlılarımız ve engellilerimiz için şehrin fiziki gelişimine denk olarak çalışma oluşturmamız gerekiyor. Belediyelerin asıl farkı da, klasik belediyecilik hizmetlerinin ötesinde sosyal, kültürel, sanatsal, çevresel ve sportif alanlarda neler yaptığıyla önemli. Bu açıdan Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak paydaşlarımızla birlikte mahallede, sokakta, caddede gençlerimiz ve yaşlılarımızla ilgili bu tür kültürel ve sanatsal faaliyetlerde sık olarak bulunuyoruz. Film festivalimiz uluslararası bir festivalimiz. Bugünkü bu sempozyumumuzda film festivalimiz çerçevesinde yapmış olduğumuz bir projemiz. Burada belirtmemiz gereken, bir maç olur ve statta 30 bin kişi toplanır. Veya bir sanatçı çağrılır 50 bin kişi o sanatçıyı izlemeye, dinlemeye gelir. Ama bir sempozyum yaparsınız bu faaliyetlerde talebin az olduğunu görürsünüz. Eğer buraya, bu sempozyuma 15 bin kişi gelecek olsaydı bu sempozyumun bir anlamı kalmazdı. Artık bir film şekline dönüşürdü. Bu tür nitelikli çalışmalar az sayıda insanların katıldığı ama katılım sağlayanların hedeflerinin belirli olmasıdır. Burada tek maçlık bir slogan atılmayacak, çalışma yapılmayacak. Aslında hayat serüveni içerisinde bir bütünü oluşturmakta”

“ÇOK BÜYÜK BİR COŞKU BÜYÜK BİR BEKLENTİ VAR”

Festival direktörü Suat Köçer ise şu ifadeleri kullandı: “Bu sene Uluslararası Jüri Başkanlığımızı Nuri Bilge Ceylan üstleniyor. 13’ü yerli, 10’u yabancı olmak üzere 23 film uzun metrajda yarışıyor. Ancak yaklaşık 120 filmin çeşitli başlıklar ve bölümler altında gösterileceği yoğun bir film programı bizi bekliyor. Bu sene onur ödüllerimizi oyuncular Şener Şen ve Perran Kutman’a aynı zamanda Yapımcı ve Yönetmen Osman Sınav’a takdim edeceğiz. Şener Şen’in ödülünü Cem Yılmaz, Osman Sınav’ın ödülünü Mehmet Aslantuğ ve bir aksilik olmazsa Perran Kutman’ın ödülünü de Tolga Çevik takdim edecek. Ben bunu hatırlatma babında söyledim ama bir yandan şunu da ifade etmek istiyorum. Malatya Film Festivalinden bu yıl çok büyük coşku, çok büyük beklenti var ama biz festivali sadece bu coşkusundan ve ışıltısından dolayı önemsemiyoruz. Meselemiz sadece bu değil, biz mutlaka sinemanın düşünsel, fikirsel kaygıları da içinde barındıran farklı değerler açısından da konuşulmasını, tartışılmasını önemsiyoruz. Geçen sene Türk Sinemasında Yerel Kodlar Başlıklı bir sempozyum düzenledik. Orada Kemal Tahir’in bir ifadesiyle sempozyum konuşmasına başlamıştım. Kemal Tahir, ‘Hiçbir şey yerel olmadan evrensel olamaz.’ Tabi Kemal Tahir’in kendi düşünsel dünyasında, romanlarında, söylemlerinde, hikâyelerinde savunduğu bu şeyi sinemamızda Lütfi Akad, Metin Ersan gibi ustalar sürdürdüler ve o idealleri yerlilik yolundaki o değerleri vurgu anlamındaki kaygıları sinemada yaşattılar. Biz de geçen sene bunu tartışmıştık. Şimdi tabi Türk sineması artık dünyada çok önemli bir noktaya geldi. Çok büyük festivallerde yönetmenlerimiz ödül alıyorlar. Bizler bundan memnuniyet duyuyoruz. Ama bu sevincin ve coşkunun sadece bu görünürlük ve başarı kıstasıyla ele alınmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu filmlerin düşünsel etik ve kimlik değerler bakımından da ele alınması gerektiğini ve bunda da sorular sormamız gerektiğini düşünüyorum. dizler anlamında da baktığımızda çok ciddi bir sirkülasyon görüyoruz. Artık dünyanın birçok ülkesinde dizilerimiz ihraç ediliyor. Bu çok büyük bir pazarın kapıları aralanmış durumda. Bu da bizim için sektör anlamında çok kıymetli bir şey. Ama ne ihraç ettiğimiz üzerine de soru sormamız gerekiyor. Türkiye’ye dair, Türkiye’deki yaşantıya sosyo-psikolojik, sosyo-ekonomik diğer bütün hayatın katmalarından bunların bu dizilerde nasıl yer aldığına dair kafa yormamız lazım. Bu anlamda sinemada, televizyonda insani değerler noktasında sorumsuzluk alanları değildir. Bizim telaffuz ettiğimiz, tartıştığımız meselelerin ciddi anlamda kamuoyunda değerlendirilmesi ve tartışılması gerektiğini düşünüyoruz. Sinema da, televizyon da bir sorumluluk alanıdır.  Dolayısıyla bu kaygıların en çok şekillendiği alanlardan belki de başında yer alan aile kurumunu tartışmayı, konuşmayı ve bu sempozyumda açıklamayı düşündük.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber