• DOLAR
    5,7417
    %0,40
  • EURO
    6,3324
    %0,20
  • ALTIN
    279,99
    %1,59
  • BIST
    100.237
    %-0,10

TÜMSİAD Başkanı Gümüş’ten Yerli Üretim Vurgusu

Tüm Sanayici İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Malatya Şube Başkanı Murat Gümüş 30 Mart Mahalli İdareler seçimi sonrası oluşan ekonomik tabloyu değerlendirdi.  Sıcak paranın huzurlu ortamı sevdiğini vurgulayan Gümüş, el birliği içinde huzur ve güven ortamında ülkenin bütün dinamikleriyle birlikte yerli üretim yapmaları ve tüketicilerin de buna paralel olarak yerli tüketim yapmaları çağrısında bulundu. Vatandaşların teknolojik bağımlılık başta olmak üzere bütün bağımlılıktan uzak durmaları gerektiğini hatırlatan Gümüş, birlikte hareket etmenin önemine vurgu yaptı

 

TÜMSİAD Başkanı Gümüş’ten Yerli Üretim Vurgusu

Öncelikle seçim sonrası genel bir değerlendirme yapar mısınız?

Yaklaşık 1 yıldır ülke gündemini meşgul eden yerel seçim konusu vardı. Bu nedenle ülke genelinde de iş dünyası da bir beklenti içine girmişti. Elhamdülillah kazasız belasız Türkiye genelinde bir yerel seçimi bitirmiş bulunmaktayız. Yerel seçim sonuçlarının Türkiye’miz için Allah hayırlı uğurlu etsin diyorum. Seçilen görev alan belediye başkanları ve belediye meclis üyelerine görevlerinde başarılar temenni ediyorum. İnşallah duamız seçilen yeni arkadaşlarımız alacakları güzel kararlarla şehirlerine ve memlekete hizmet ederler.

Yerel seçim sonrasında iş dünyasının ekonomideki beklentileri hangi aşamada?  Bu beklentiler karşılanabilecek mi?

Yerel seçimin sona ermesiyle birlikte ekonomik anlamdaki tedirginlik büyük bir ölçüde bitti. Çünkü önümüzde 4,5 yıl seçimsiz bir süreç var. İş dünyası önünü görmüş vaziyettedir.  Bu görünür vaziyette 4,5 yıllık planlamalarını iş dünyası kendi içinde yapacak zaten. Bunun yanında ekonomik daralma var diye kamuoyunda halkta bir söylenti var. Bu ekonomik daralma Türkiye bazında sadece bizimle alakalı bir konu değil. Küresel baktığımız zaman dünya genelinde bir sıkıntı var.

Bu ekonomik sıkıntı nedeniyle iş dünyası temsilcileri nasıl hareket etmeli?

Ekonomik sıkıntı aslında çok fazla değil. Biraz da daha çok kâğıt üzerinde şişirme gibi geliyor. Bu süreçte insanlar devletleri başka politikalar üretmeye yöneltti.  Bunlar bu politikalara yönelirken bizler de Türk iş dünyası olarak bunun tam tersi olarak tedbir ve yol haritamızı belirleyecek şekilde hareketlerde bulunmalıyız. Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz güçlüdür. Devletimizin başında güçlü bir iktidar vardır. Güçlü bir Cumhurbaşkanı vardır. Bu güçlü Cumhurbaşkanı ile halk bir aradadır bir bütündür. Geleceğin iyi olacağı yönünde temennimiz yüksektir.

İş dünyası bu dönemdeki beklentileri nelerdir?

Kamuoyunun ve iş dünyasının bu süreçte tedirgin olmasını hiçbir gerek yok. Zaman zaman tarihe baktığımız zaman bu tür inişler çıkışlar hep olmuştur. Bu durumlarda tedbirli olanlar, ticari hafızası olan kurumlar, şirketler bu sıkıntıları minimize ederek atlatmışlardır. Ama hiçbir ticari hafızası olmayanlar, amatör ruhla hareket edenler bu dalgalanmalarda zarar görebiliyorlar. Bundan dolayı da canları yandığında seslerini yükselterek sanki genelde bir problem varmış gibi anlatılıyor. Dünya Ekonomi politikalarında sıkıntı var. Buna ön yargısız bütünüyle bakarsanız bunu anlarsınız.

Sizce bu sıkıntılardan kurtulmanın çözümü nedir?

Bir araç düşünün. Bir duble yola girdiğinizde giderken bir anda yan yollara döndüğünüzde mutlaka hızı düşünmek zorundasınız. Vitesinizi küçültmek, frene basmak zorundasınız.  Ekonomiyi de araç gibi düşündüğünüzde eğer duble yolda gidiyorsanız gaza basarsınız. Eğer sıkıntılı bir sürece girildiyse buna göre önlem alıp vites küçültmelisiniz. Yerel bazda kendi tedbirlerinizi almanız gerekir. Eğer hızınızı kesmezseniz kaza yapma kaçınılmaz olacaktır.

Önerileriniz nelerdir?

Ticaretle, işte para güven ister, paranın dini imanı ırkı mezhebi meşrebi yok. Yine aynı şekilde ülke olarak güçlü olduğumuzu bilmemiz gerekir. Eğer dışarıdan bize nifak tohumu bu nifak tohumlarına su verilirse yine zararı biz görürüz. Ortalığı velveleye verme ile kaptı kaçtı ile bu ekonomi düzelmez. Zenginlik prensipleriyle ekonomik başarı düzeyinin yükselmesiyle gelir. İstikrarla gelir. O zaman biz yerel bazda turizmi de destekleyerek, emeklerimizi beraberliğimizi, yerli markalarımız destekleyerek yaraya merhem olmaya çalışmalıyız. Yerli üreteceğiz, kaliteli üreteceğiz ve yerli tüketeceğiz.  Altını çizerek şunu söylüyorum. İnsanlara da yerli malı alacaksın diye kötü malı dayatmayacaksın.  Çok daha kaliteli yapmamız lazım, kendi içimizde kendi markalarımızı oluşturmamız lazım. Artık çağ, bilişim ve teknoloji çağı.  Yaptığımız işleri çok daha kaliteli yapmamız lazım. O zaman ne olur kalkınan bir ekonomi, büyüyen bir ekonomi,  zenginleşen bir ülke zenginleşen Türkiye zenginleşen bir Malatya olur. Bununla birlikte şehrin sosyal güvenliğini de yükseltmemiz lazım. Evet, şehir büyüyor şehir büyüyor ama büyürken göç alıyoruz. Aldığımız göçü niteliklendirmemiz lazım.  Kendi örf adet ve geleneklerimiz e o gelen kardeşlerimizi de adapte etmemiz lazım. Bizim kendi değerlerimiz ile birleştirerek, onları kendi içimizde bir kardeşlik duygusunu sarmalayarak bu şehrin güvenilir bir şehir, yaşanabilir bir şehir haline getirmemiz lazım mutlu bir şehir haline getirmemiz lazım. Çağdaşlaşalım ama yerel anane örf ve adetlerimize de terk etmeyelim bunları da yaşatalım. Çünkü hafızamızı yitirirsek geçmişimizi kaybedersek geleceğimizi planlayamayız. Bizim sanatkârlarımız var bizim ustalarımız var. Bunları kenara iterek değil ekonomiye katarak, onları bilgilendirerek onları eğiterek 22 yüzyıla adım attığımız şu dönemde onlar da dünya markası olsun.  Ama biz kendimizi zora sokmazsak, kolaycılığa kaçarsak, kes, kopyala yapıştıra gidersek hemen herkesin yaptığı işi burada yapalım dersek pastadan alınan paylar küçülür.  Burada sizi doyurmaz. Bağımlılık denilen şeyler sadece uyuşturucu,  alkol değil, bugün cep telefonu, bilgisayar aile içi ilişkilerin tamamen bitmesi yok olması anlamına gelecektir. Bunu da önlemek için bilimsel olarak eğitimlerle konferanslarla bilinçlendirmek profesyonel ekonomik anlamda kazançlı hale getirmelerini hep birlikte toplum olarak yapmalıyız. O kesim, şu kesim, şucu, bucu demeden hep birlikte bu şehri yönetmeliyiz. Şehrin tüm dinamikleriyle, Ticaret Odası da, Ticaret Borsası da, Üniversitesi de, İş STK ları da şehrin yerel dinamiklerini de Valilikleri, Kaymakamlıkları kısaca bütün kurumları ile harekete geçirecek gelecek kazanımları daha çok kazanabilmek için çaba ve gayret içerisinde olmamız lazım. Elbirliğiyle çalışmamız lazım.

A. Vahap Kaygusuz’un Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber