• DOLAR
    5,8919
    %-0,59
  • EURO
    6,5037
    %-0,55
  • ALTIN
    280,62
    %-1,38
  • BIST
    95.258
    %1,36
Cemal Urhanoğlu
Cemal  Urhanoğlu
cemalurhanoglu.@malatyasonsoz.com.tr
TOPRAK ANA
  • 0
  • 343
  • 26 Eylül 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Ölmek için doğmuştur ya insan o yüzden her yağmur sonrası toprak kokusunu sever. Toprağı sevmemizin nedenini böyle açıklamıştı Tolstoy. Toprağı sevmemizin nedeni belki de sadece kokusu değildir. Toprak insanoğlunun yaratılışından bu yana var olan ve ölümüyle de bizi bağrına basacak olan ev sahibidir. Biz onu basitçe üzerine basıp geçtiğimiz kara parçası olarak tanımlasak ta o bize hep şefkatli yaklaşmıştır. Bize gıda sunmuştur bize oksijen, bize barınak olmuştur. Toprak içerisinde suda erimiş halde bulunan potasyum, kalsiyum, bakir demir fosfat azot gibi mineral madde bakımından zengindir ve bundan dolayı sadece bize değil bitki ve diğer canlılara da bağrını açmıştır. Peki, bize bunları sunan toprak anaya ne kadar değer veriyoruz hiç düşündünüz mü? Siz düşünedurun ben rakamlarla toprağa olan vefasızlığımızı Size aktarayım. TÜİK verilerine göre ekilebilir toprak alanımız yüzde 2’den yüzde 8’ düşmüştür. Bunun sebebi de kimyasal tarıma olan merakımızdır. Günümüzde Türkiye’de toprakların biyolojik anlamda toparlanma süresi tam 50 yıldır. Durum o kadar vahimdir ki BM 2015 yılını uluslararası toprak yılı ilan etmiştir ve toprakla ilgili çalışmalarını hızla artırmaktadır. Kimyasal tarım dışında toprağımızın baş etmekle yükümlü olduğu birçok sorun vardır; katı atıklar, kimyasal, yabancı atıklar, doğal olaylar, yanlış arazi kullanımı, betonlaşma, gelişi güzel atılan çöpler ve daha birçok sorun vardır. Basit bir örnek verecek olursak doğaya atılan bir plastik yüzlerce yıl, metal atıklar 60 yıl, kâğıt 45 yıla yakın bir sürede ayrışmaktadır. Peki, bu sorunlar çözülmez mi, biz bu konuda neler yapabiliriz? Tabiki de bu konuda yapılacak şeyler vardır toprağın korunması adına nöbetleşe ekime geçilmesi taraçalama yapılması ve en önemlisi toplumsal alanda organize çaba ve işbirliği. Bir diğer husus da tarımla uğraşan çiftçilerimizin bu konuda bilinçlendirilmesi gerekliliğidir. Gerek ziraat odaları gerekse uzman kişilerden yardım alabilecekleri organizyonel katılımlar içinde olmasıdır. Bugünümüzü değil yarınımızı da düşünmek, toprağa sahip çıkmak en büyük sorumluluğumuzdur. Onun anlatmak istediklerini iyi algılamalı ki ona ulak vermeliyiz.

Ve işte vefalı toprak ona ne kadar kötü şeyler atsak ta ondan hep güzel şeyler çıkar. Belki de bize mesaj verircesine. …

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber