• DOLAR
    5,8137
    %0,02
  • EURO
    6,4691
    %0,08
  • ALTIN
    275,49
    %-0,17
  • BIST
    7,7666
    %0,10
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
TEKNOLOJİYE KÖLE OLMAK
  • 0
  • 1385
  • 11 Aralık 2018 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Teknolojik ürün, icat ve araçların, yaşamımızı hızlandırıp kolaylıklar sağladığı gerçeği bir tarafa, giderek her birimizi bağımlı hale getirdiği de aşikârdır. Kölelik sistemi çok değişerek nice çağlar atlayıp modern hâle geldi…

İster istemez insan düşünüyor; daha önceleri cep telefonu, internet ve sosyal paylaşım ağları yokken sahi bizler nasıl yaşıyorduk diye…

Bir gün işe giderken telefonunuzu yanınıza almayı unuttuğunuzda adeta gününüz zehir oluyor duygusuyla birlikte, birçok şeyinizi kaybetmişçesine mahzun, meyus ve mahcup tavırlar sergileyip neredeyse kendinizi çıplakmışsınız gibi bir hisse kapılıyorsunuz.

Hele de internetiniz kesildiğinde bazen apışıp kalırken bazen de hayat damarlarınız kesilmişçesine agresif tavırlar sergileyebiliyorsunuz.

Genciyle birlikte yetişkin ve yaşlılara da bu teknoloji virüsünün sirayet edip bulaştığını görüyoruz…

Sözgelimi eskiden çocuklarımızın eğitim ve öğretimi üzerinde yarı yarıya aile ve okul etkiliyken şimdilerde bu oran yüzde onlara kadar düşmüş vaziyette. Yani evladımızı internet, sosyal paylaşım ağlarındaki maskeli akranları ya da pusuya yatmış sanal şerbet sunan ikiyüzlü aktörler eğitir hale geldi. Öyle ki, çocuğunuza bir ödül vermek, hediye almak icap ettiğinde ne istiyorsan alayım diye sorduğunuzda bunun cevabı; ya bilgisayardır, ya tablettir, ya da özellikle akıllı telefondur. Meseleye tersinden baktığınızda ise yani cezalandırmak istediğinizde de bu teknolojik ürünleri elinden almanız veya yasaklamanız ona verilebilecek en büyük cezadır. Çünkü aç susuz kalsın velâkin onlarsız kalmasın düşüncesi onlarda egemendir genellikle…

Önceleri oyunlarla başlayan irtibat, daha sonra kendini ispatlama, işin içine görsellik katma ve beğenilme içgüdüleriyle hareket edilince iş, kölelik derecesinde bağımlılığa kadar gitmektedir.

Bu anlamdaki teknolojik ürünlerin elbette ki getirileri vardır, ancak her şeyi hazır bulma noktasından soruna bakarsak; bireyde ciddi bir zihni körelme de yaşatmaktadır. Sanal âlemde herkes farklı görünmek istediğinden dolayı neredeyse hiç kimse göründüğü gibi olmadığından içinden çıkılamaz bir bataklık görüntüsü de vermektedir. Kime nasıl inanacağını bilmeyen bağımlı, çok rahat bir şekilde bir nevi sanal dünya ile hipnoz edilerek kanatsız bir şekilde meçhullere doğru uçar gider de dönüşü olmaz maazallah.

Körpe dimağlar üzerinde korkunç bir kültür emperyalizmine yol açan bilinçsizce kullanımdan kaynaklı bağımlılık, acilen tedaviye muhtaç kronik bir hastalık olması hasebiyle önemlidir. Kişi üzerinde oluşturduğu fiziksel rahatsızlıkların ötesinde gönül ve ruh dünyasını acımasızca tahrip ve tahrif edebilecek yaygın ve salgın bir mikroptur, şayet kontrol altına alınmaz ise yaşayan ölülerin sayısı artabilir…

Yaptığı işi gereği sürekli internet kullananlar, kontrol dışına çıktıkları an farkına varmadan kayabilirler. Güçlü bir iradeyle hareket edip sanal âlem kendilerini kullanmadan veya tamamen etkisi altına almadan; iyi, güzel, faydalı ve lüzumlu yönlerini bilinçli biçimde kontrollü bir kullanımla durumu alabildiğine müspete çevirmek mümkündür.

Öyle anlaşılıyor ki, bunlarsız olmayacak…  O halde tıpkı bıçak, silah ve ateş gibi hayrî işlerde kullanmak üzere yan etkilerini azaltmak mümkündür. Biraz daha açmak gerekirse; nasıl ki bıçak eğer mutfakta ekmek kesmede, sebze ve meyve soyup doğramada, silah nefs-i müdafaad, ateş de yemek pişirmede kullanılırsa hem hayırlı işlerde kullanılmış olur hem de ihtiyacı karşılamış oluyor ve bu anlamda da iyi, güzel, faydalı ve müspet bir işe yaradıkları için olmazsa olmazlarımız arasına giriyorsa, teknolojiyi de aynı mantıkla kullanmamız halinde sonuçlar aynı şekilde olumlu olacaktır. Fakat tutar da bıçağı ve silahı insan öldürmek için, ateşi bağ-bahçeyi, ekinleri ve evleri yakmak için kullanırsanız sonucun ne olacağı bellidir. İnternet üzerinden nice insanların hesaplarının boşaltıldığı, provokasyonların yapıldığı, sahte yüzlerin birçok insanı nasıl aldattıklarını, teröre ve teröristlere nasıl desteklerin verildiğini ve sınırsız gayri ahlakî yayınların yapıldığını bilmeyen ve duymayan yoktur.

Çocuklarımız kontrolsüzce yayın, oyun ve nefsi okşayan cazip vaziyetiyle sanal hayatın içerisinde çırpınırken, anne-babasından kardeşlerinden, yanında oturan sıra arkadaşından, milli ve manevi değerlerden savrulurcasına kopabilmektedir.

Nasıl ki, siz zamanı ve parayı kontrol edemezseniz, onlar sizi kontrolü altına alıyorlarsa, kontrolsüz bir internet kullanımı da müdavimlerini kontrolü altına alıp belki tedavisi olmayan veya çok zor ve karmaşık olan bir psikolojiye büründürebilmektedir ki, günümüzde uzmanların tedavisi üzerinde kafa yordukları çağın çok önemli hastalıklarından biri halini almıştır maalesef.

Çözüm olarak çocuklarımıza inanç, tarih,  kültür ve medeniyetimize uygun birtakım hobiler kazandırarak onları teknoloji bağımlısı olmaktan kurtarabilir; kullanma ihtiyacı halinde de uygun dozajda, kararınca ve yeterince muhatap olmalarını salık vermek suretiyle yan etkilerini aza indirgeyebiliriz diye düşünüyoruz.

Selam ve dua ile.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber