• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    1,1633
Ümmü Gülsüm Bayır
Ümmü Gülsüm  Bayır
ummugulsumbayir@malatyasonsoz.com.tr
Teknolojinin Hayatimizdaki Yeri Üzerine
  • 0
  • 1003
  • 28 Mayıs 2017 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

        Öncelikle belirtmeliyim ki “teknoloji
sizi agina almaya çalisan bir örümcek ve bu agdan uzak durmalisiniz” temali bir
yazi umuyorsaniz yaniliyorsunuz. Ben bugün size etrafimizdaki algilari bir
kenara birakarak bu konuyu baska bir bakis açisiyla ele almak istiyorum.

       Büyüklerimizden sikça duydugumuz ” zaman
çok degisti, bizim zamanimizda böyle degildi ” cümleleri hep kötüye gidiyormus
hissi uyandirsa da aslinda sadece bir degisimi ifade ediyor ve sanirim problem
bizim degisim aldigimizdan kaynaklaniyor. Degismeyen tek seyin degisimin
kendisi oldugunu anlatarak bu sürecin olaganligina vurgu yapan düsünürler bunu
çok uzun zaman önce dile getirmisler zaten. Degisim karsisinda ise kisinin
vermesi gereken bir karar vardir. Ya eskiyi korumalidir ya da degisime ayak
uydurmalidir. Zaten karari da keyfine göre degil; sartlarla birlikte olusan
durumu iyi analiz ederek vermelidir.

       Teknolojinin gelisim hizi hepimizin
malumu. Bu gelisimin verdigi zararlarla ilgili birçok yaziya siz de denk gelmis
olmalisiniz. Benim bu yazilarla ilgili kabul edemedigim kisim bu yazilarin çogu
zaman çözüm olarak teknolojiden arinmis ilkel bir yasam öneriyor olmasi;
teknolojiyi sahibine zararsiz bir silah haline getirmeye çabalamiyor olmasi.
Teknolojiyi bir silaha benzetmenin yerinde oldugu kanaatimdeyim. Nükleer
silahlarla yapilan saldirilari kimyasal silahlar izlerken artik günümüzde siber
saldirilar ön planda. Stuxnet virüsünü hatirlayin. Üstlenilmemis olsa da
Iran’in uranyum zenginlestirmesi çalismalarina büyük hasar vermisti. Bu konu
ilginizi çektiyse size “Zero Days” adinda yayinlanan bir belgeseli tavsiye
edebilirim çünkü benim gelmek istedigim asil konu bu degil.

       Hepimizin hayatini saran telefonlar,
bilgisayarlar, tabletler ya da bunlarin türevleri olan ürünler birer düsman
olarak görmekten vazgeçmemiz gerektigi inancindayim. Hele liseye kadar
çocuklari teknolojiden mahrum birakma fikrine siddete karsiyim. Bir çocugun
liseden sonra tanidigi bir aleti sadece kullanmayi ögretmeyi hedeflemekten
öteye gitmeniz istatistiksel açidan çok düsük sonuçlar üretecektir. Gelisimi de
unutun bu konuda en iyi olmak istiyorsak egitim yasini asagilara çekmek
zorundayiz. Burada hayati olan kisim ise dogru yönlendirebilmek. Dogru
yönlendirmeye örnek vermem gerekirse; ülkemizde 3 yasina kadar çocuklarda
konusma ve yeme bozukluklari ortaya çikardigi gerekçesiyle teknolojik
aletlerden uzak durulmasi tavsiye ediliyor. Buna problemi çözmek yerine yok
saymak diyorum ve bence mantikli degil. Amerikan Pediatri Dernegi 2 yasindaki
çocuklarin 15-20 dakikalik periyotlarla günde 2 saat bu aletlerle vakit
geçirmesinde belirli sartlarla birlikte bir sakinca olmayacagini açiklamisti.
Kullanim sirasinda ailenin yaninda olup çocukla konusmasi durumunda bahsedilen
problemlerin ortaya çikmadigi görülmüs. Yani bunu sorumluluktan kaçmak için
yapmayip çocukla ilgilenilmesi yeterli. Hatta her insanda bulunan kesfetmeye
ihtiyacini karsiladigini ve bunun sonucu olarak beynin dopamin salgilamasini
sagladigini da baska bir kaynaktan okumustum. Çocugunuzun bagimli olmasindan
endiselenmenizi anlayabilirim ama anlamamiz gereken bir durum var. Eskiden
sokakta korumaniz gereken çocuklarinizi artik bu mecrada da korumalisiniz. Ilk
yaslardan itibaren çocugunuzla oynarsaniz tabletle oynama fikri aklina
düsmeyecektir mesela. Yanlis buldugunuz sitelerden, uygulamalardan uzak tutmak
için basinda beklemek yerine iç denetimini olusturmasini saglarsiniz
çocugunuzun bekçisi degil ebeveyni olmaya da devam edebilirsiniz yine. Daha
önemlisi su ki çocugunuzun bu konudaki gelisimini desteklerseniz bu yolla
vatanina hizmet etmesini saglayabilirsiniz en basit ifadeyle.

       15 Temmuzdan sonra özellikle artan siber
saldirilar son bir yilda 90 milyona ulasarak geçen yila oranla iki buçuk katina
çikmis oldu. Devlet kurumlarini, bankalari ve daha nice kurumlari tehdit eden
bu saldirilar sonucunda BTK “Vatansever siber güvenlik uzmani ariyoruz”
çagrisiyla bir yarisma düzenleyerek bu konuda yeni bir istihdam sagladi. Kim
bilir belki de ileride gençler yirmisinde askere gitmek yerine vatani
görevlerini bu siber ordularda yerine getirecekler. Simdi bize düsen ise bu
hizmetin gelismis bir teknoloji bilgisi istedigini hatirlayarak yetistirmekle
yükümlü oldugumuz bireyleri bu alana yönlendirme konusunda çekingen
davranmamamiz…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber