• DOLAR
    4,9286
    % 0,31
  • EURO
    5,7612
    % 0,21
  • ALTIN
    193,8714
    % -0,02
  • BIST
    96.779,36
    % -0,18

Teknoloji Bagimliligi Alarm Veriyor!

Kitle iletisim teknolojilerinin gelismesi ile had safhaya ulasan iletisimsizlik, artik alarm vermeye basladi. Öyle ki is yerinde, sokaklarda, otobüste hatta ailemizde bile her bireyin elinde bir cep telefonu ya da tablet mevcut ve kimse kimseyle mecbur kalmadikça konusmuyor. Sohbet etmek için gidilen kafelerde bile ayni manzara Insanlarin psikolojileri çok bozuk, eskiden sikintilar paylastikça azalirdi ve kisi rahatlardi, simdi gerçek manada iletisim ve paylasim olmadigi için insanlar çok gergin bu da toplumda suç oranlarinin artmasina ve kutuplasmaya sebebiyet veriyor

Teknoloji Bagimliligi Alarm Veriyor!

 

Toplumumuzu uyusturucu madde bagimliligi kadar tehdit eden Teknoloji bagimliligini ve alinmasi gereken önlemleri Inönü Üniversitesi Iletisim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Baskani Yrd. Doç. Dr. M. Baris Yilmaz ile konustuk.

 

Kitle Iletisim Teknolojileri hayatimizin çok büyük bir bölümünü isgal etmeye basladi, Sizce gelisen bu iletisim teknolojilerinin, had safhaya ulasmis olan iletisimsizlikteki rolü nedir?

 

Iletisimi teknoloji olmadan düsünmek mümkün degil. Iletisim tarihine baktigimizda da teknoloji ile es güdüm içerisinde ilerledigini görüyoruz. Ilk çaglardan günümüze kadar iletisim hep teknoloji ile beraber gelismis.  Ilk dönemlerde yüz yüze iletisim ön plandayken yazinin icadi, kâgidin ve matbaanin icadi ile birlikte günümüze gelen süreçte kitle iletisim dedigimiz kavram artik hayatimizin her alaninda mevcut.  Bundan 30 sene önce bu konulari anlatirken internetten ya da akilli cep telefonlarindan bahsetmek mümkün degilken bizim yasadigimiz dönemde bu cihazlar hayatimizda yer almaya basladi. Hatta öyle bir noktaya geldi ki yatarken bile cep telefonuyla uyuyakaliyoruz. Kitap, gazete okumayi birakip bunlari elektronik ortamda okumaya basladik. Ama bu sadece bir ihtiyaç gidermekten ziyade hastalik haline hatta bagimlilik haline gelmis durumda. Bagimlilik dendiginde biz hep uyusturucu madde, alkol ya da sigara bagimliligi üzerinde duruyoruz ama aslinda teknoloji bagimliligi bu noktada önemli bir yer kapliyor. Bütün bu bagimliliklarin yani sira teknoloji bagimliligi dedigimiz süreç de maalesef modern insanin hayatinda çok önemli bir yere sahip.  Yani bir teknolojiyi nasil kullandiginiz çok önemlidir, eger siz bunu dogru yönde ve oranda kullanirsaniz bir sikinti yok hatta büyük faydasi var. ama maalesef biz her seyde oldugu gibi bu teknolojiyi de artik belli bir boyutun üzerinde çok fazla kullanmaya basladik. Bu da sosyal yasantimiz içerisinde iletisimsizligi de maalesef beraberinde getiriyor.

 

Peki toplumda giderek artan kutuplasmada da payi var diyebilir miyiz?

 

 

Kutuplasmayi belki hizlandirdigini söyleyebiliriz. Çünkü sosyal medya üzerinden yapilan paylasimlar insanlarin belki de günlük hayatta birbirlerinin yüzlerine söyleyemeyeceklerini daha rahat ifade ettigi alanlardir.  Klavyenin arkasindan karsida bir insan olmadan bir seyleri ifade edebilmek çok daha kolay. Ama bir kisi ile yüz yüze geldiginizde bir konuyu tartistiginizda karsinizdaki kisinin gözlerine bakmak onun konusma tarzini anlayabilmek, vücut dilini okuyabilmek bizim iletisimde en önem verdigimiz olgulardan biridir. Ama bu sosyal medya bu olguyu ortadan kaldiriyor ve karsinizda kimse yokmus gibi rahatça her düsündügünüzü belki de karsinizdakinin kirilacagini düsünmeden ifade edebiliyorsunuz. Tabi bunun bir boyutu daha var kendi kimligini gizleyerek de paylasimda bulunabiliyor insanlar. Kimligini gizledigi içinde daha rahat davranabiliyor. Belki normal hayatta söylemeyecegi seyleri sosyal medya üzerinden çok daha sert bir sekilde ifade edebiliyor. O yüzden insan unsuru teknoloji ile birlikte ortadan kalktigi için daha sert ve kirici bir iletisim tarzi ile karsi karsiya kalabiliyoruz.

 

 Hocam mesela sosyal medyada arkadasimiz olan, paylasimlarimizi begenen yorum yapan insanlari  yüz yüze gördügümüzde selam dahi vermediklerini görüyoruz. Bunu da az önceki ifadelerinizle açiklayabilir miyiz?

 

 

evet daha kolay oluyor, Insanlari  arayip konusmak  ya da onlarla bulusup bir ortamda bulusmak daha zor geliyor insanlara… ama sosyal medya üzerinden,  internet üzerinden, bilgisayar  yada cep telefonu üzerinden sadece bir dokunusla bir gönderiyi begenmek veya ona bir yorum yapmak çok daha kolay geliyor. Sosyal medyanin çok büyük avantajlari var. Önemli olan bizim nasil kullandigimizdir. Eger siz normal hayatta görüsmeyeceginiz biriyle sosyal medyada arkadas olup onun paylasimlari üzerinden yorum yapiyorsaniz ve bu size daha kolay geliyorsa bu gerçek iliskilerin bir nevi deformasyona ugramis oldugunu gösterir.

 

 

Insanlarin psikolojileri çok bozuk, eskiden sikintilar paylastikça azalirdi ve kisi rahatlardi, simdi gerçek manada iletisim ve paylasim olmadigi için insanlar çok gergin,  Bu durumu ve az önce bahsettigimiz kutuplasmayi, toplumumuzda artan suç oranlarina gerekçe olarak gösterebilir miyiz?

 

 

 

Bu sosyolojik bir boyut, buna sosyologlarin bir bakis açisi getirmesi gerekir. Benimle çok ilgili bir konu degil ama ben tabi ki de bunun etkili oldugunu düsünüyorum. Daha öncede ifade ettigim gibi "klavye delikanliligi" bu kolay bir sey. Sonuçlarinin Kendilerine dönüsümün çok kolay olmayacagini düsünüyorlar. Ama bir anlamda orasi da bir iletisim ortami, bu iletisimin tek yönlü olmadigini düsünmek lazim. Karsimizdaki insanin ruh halini, psikolojisini düsünüp hareket etmemiz lazim. Burada sadece sosyal medyayi suçlamak çok dogru degil. Yeni medya kavramiyla hayatimiza giren unsurlara da bakmamiz lazim Örnegin; oyunlar, çocuklarimizin oynadigi oyunlara baktigimizda siddet dolu , psikolojisi bozuk insanlarin ürettigi bir takim ürünlerle karsilasabiliyoruz. Iste bir oyun sirasinda karsinizdaki insanin kafasindan vurursaniz  ekstra puan aliyorsunuz örnegin. Siz bunu bilgisayarda sanal anlamda bir gerçeklik olarak 7-8 yasindaki bir çocuga sunarsaniz o gerçek dünyayla sanal dünyanin ayrimina çok fazla varamaz ve ilerde az önce belirttigimiz gibi bir suçlu yaratabilirsiniz. Veya psikolojisi bozuk bir birey yaratabilirsiniz. O yüzden sosyal medya degil, yeni medya basligi altinda  bu ortaya çikan oyunlara piyasaya sürülen oyunlara da  dikkat etmemiz gerekiyor.

 

Yani bu oyunlarda kasit mi aramaliyiz?

 

 

Elbette ki aramaliyiz, o oyunlarin nerelerden kaynaklandigina bakmaliyiz öncelikle… Oyun piyasasina egemen olan ülkeler ayni zamanda haber piyasasina da egemen olan ülkelerdir. Iletisim dedigimizde televizyonda yayinlanan haberler, diziler, filmler degil, ayni zamanda çocuklarimiza gösterdigimiz çizgi filmler de ayni kaynaktan servis ediliyor. Belki bazilari masum olabilir ama birçogunun içerigine baktigimizda çok da masum olmadigini görüyoruz… Örnegin son dönemlerde çikan oyunlarda karsimizda düsman algisinda Müslüman kisiler oldugunu görüyoruz, veya bir camiyi bombaladiginizda daha yüksek puan aldiginizi görüyoruz. Bu tarz oyunlar çok fazla günümüzde. Bunlara ailelerin çok dikkat etmesi gerekiyor.

 

Sosyallesmek ve sosyal medya arasinda nasil bir iliski var? Yani sosyal medya için gerçek bir sosyallesme diyebilir miyiz?

 

 

Gerçek bir sosyallesmeyi sosyal medya üzerinden tanimlayamayiz. Sosyallesmenin çok boyutu var, en basta aile geliyor. Arkadas çevreleri, egitim kurumlari, is çevreleri, ve tekrar o bireyin büyüyüp kendi basina bir aile kurmasiyla tekrar aile kurup devam eden aileyle sonuçlanan bir sosyallesme ortami saglikli bir sosyallesme ortamidir. Bu tanim günümüzde degisti tabi. Kitle iletisim araçlari ve yeni medyanin ortaya çikmasiyla birlikte aileyle birlikte neredeyse es zamanli olarak aileyle birlikte kitle iletisim araçlariyla da sosyallesiyor. Sosyallesmeyi sadece olumlu anlamda kullanmiyorum. Olumsuz anlamda da bir takim sosyallesme unsurlari da  karsimiza çikiyor yine medyadan örnek verecek olursak 6 aylik bir çocuk TV izlemeye daha o yaslarda basliyor ve ölene kadar ayni kitle iletisim araçlarinin iletilerine maruz kaliyor. Yani burada son 40 yilda bir kirilma oldu diyebiliriz. Sadece ailenin, sosyal gruplarin degil, kitle iletisim araçlarinin ve günümüzde yeni medyanin sosyallesme süreci içine girdigini ve çok da etkin oldugunu kabul etmemiz gerekiyor. Medya dedigimiz sey günlük hayatimiz boyunca sürekli maruz kaldigimiz bir organ haline geldi. Sabah evden çikiyoruz, cep telefonlarimizdan hava durumuna bakiyoruz, ise gittigimizde tweetlerimizi okuyoruz, sonra facebook’tan diger arkadasliklarimiza bakiyoruz. Aksam eve geldigimizde yineTV karsisinda uyuyoruz. Ailemizden çok aslinda kitle iletisim araçlariyla vakit geçiriyoruz. O yüzden sosyallesmede çok büyük bir etkisi var medya kuruluslarinin ve yeni medyanin. Ama bunu dogru kullanmamiz gerekiyor, Dogru kullandigimiz zaman ki bunun en büyük göstergesi dogru haber kaynaklarina ulasmaktir. Bunu dogru kullandigimiz zaman dogru bir sosyallesme yasamis oluruz. Ama bagimlilik seviyesine gelirse maalesef orda sikintilar karsimiza çikiyor.

 

Peki bu iletisimsizligi önlemek adina neler yapilmalidir, Siz iletisim Fakültesi Ögretim görevlisi olarak bu noktada  vatandasi uyarmak adina herhangi bir çalisma içerisinde misiniz?

 

Evet çalismalarimiz var, çalismalarimiz daha çok bilimsel çalismalar ve beli bir çevreyle sinirli kaliyor, maalesef en büyük sorunumuz bu zaten. Yaptigimiz çalismalari çok fazla halka ulastiramiyoruz. Ama bizim yeni dönemle  birlikte  bu anlamda çok büyük  projelerimiz var. Ilkokullara ve ortaokullara  gidip medya okuryazarligi adi altinda çocuklarimizi, gençlerimiz bilinçlendirmek. Bilgisayari nasil kullanmak ve nereye kadar kullanmak gerektigini bunun sinirlarini çizebilmek adina mutlaka yapmamiz gereken seyler var. Elimizden geldigince yapacagiz. Bunu önleyebilmek için elimizde bulunan en büyük güç Medya okuryazarligi dersi… Saniyorum bu zorunlu hale geliyor son dönemde ve bunun uzman kisiler tarafindan verilmesi gerekiyor. Bir resim ögretmeninin bu derse girmesi uygun degildir. Bunun için de yapilan çalismalar var. Iletisim mezunu arkadaslarimizin medya okuryazarligi dersine girmeleri bu anlamda çok önemli… Bunu çok önemsiyorum. Bildigim kadariyla bu alanda çok fazla yetismis akademisyen arkadasim da bunu destekliyor. Iletisim mezunu arkadaslarimizin mutlaka bu derse girmeleri saglanmali…

 

Iletisim mezunlari bu sikintilari önlemede gerekli yeterlilikte mi sizce?

 

Nicelik ve nitelik olarak ayirmak gerekiyor. Nicelik olarak çok fazla… Sayi olarak çok fazla iletisim fakültesiyle karsilasiyoruz ama önemli olan niteliktir. Önemli olan nasil bir formasyonla  ögrencileri mezun ettiginizdir. Kendi adima sunu söylemek isterim; biz bu konuda ögrencilerimize bütün formasyonu veriyoruz. Medya okuryazarligi dersinden iletisim teknolojilerine kadar tüm ders içeriklerinde bunu anlatiyoruz. Geçen sene yeni mezun verdik ve mezun olan ögrencilerimizin gayet donanimli bir sekilde mezun olduklarini biliyoruz. Biz kendi adimiza en azindan bunu yapmaya çalisiyoruz.

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber