• DOLAR
    4,6794
    % -0,86
  • EURO
    5,4552
    % -0,52
  • ALTIN
    191,0041
    % 0,22
  • BIST
    95.852,11
    % 0,84
Ümmü Gülsüm Bayır
Ümmü Gülsüm  Bayır
ummugulsumbayir@malatyasonsoz.com.tr
TAHAMMÜL ETMEYIN, SABREDIN!
  • 0
  • 2106
  • 11 Haziran 2017 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Bugün size öncelikle tahammül ve sabir arasindaki farktan ve
günlük hayatimizla olan iliskisinden daha sonra da bulundugumuz ayin
kutsiyetine uygun olarak bu ayda bununla baglantili olarak nasil davranmamiz
gerektiginden bahsetmek istiyorum.

       Öncelikle bu
iki kelimenin anlamina baktiginizda sabrin zor kosullar altinda cesaret ve
metanetini yitirmeme duygusu; tahammülün ise olumsuz durumlara katlanma duygusu
oldugunu görürsünüz. Aslinda ikisinin de temelinde dayanç dedigimiz dis
etkenlere karsi koyarak kendi özelliklerini koruma niteligi vardir. Ama
farkliliklarin ortak yönden daha kiymetli oldugu kanaatindeyim.

       Sabreden
kimselerin özelliklerine baktigimizda bu kisilerin karsilastiklari herhangi bir
sorunu asmak için çabaladiklarini, kendilerine ait her zaman hedefleri oldugunu
ve bu hedeflere ulasmak için sürekli olarak emek sarf ettiklerini görüyoruz.
Bunun yaninda benim gözümde en önemli özellikleri ise özsaygi düzeylerinin
yüksek olmasi çünkü hedefleri konusundaki azmin dayanaginin bu olduguna
inaniyorum. Tahammül etmeyi tercih eden insanlara gelirsek; bu insanlarin
sorunlari karsisinda, asmak için çabalamaktan uzak, soruna katlanmayi
seçtiklerini görüyoruz. Ilginçtir, bu seçimlerinin altinda kaybetme korkusu var.
Bir seyi ya da birini kaybetmemek için her davranisi sineye çekiyorlar. Daha da
ilginç olan su ki; bunun da altinda yatan öz saygilarinin düsük olmasi. Daha
iyi durumlari hak etmedigini düsünecek kadar kendine az saygi duyuyor olusu.
Bununla birlikte büyük tezatlarla yasiyor olusu. Örnegin öfkeleniyor ama yine
de karsisindaki ona öfkelenmesin diye ugrasiyor. Duygularini ifade bile etmiyor
çünkü hem karsisindakini kaybetmekten korkuyor hem de daha iyi bir muameleyi
hak etmedigine inaniyor. Burada özen göstermemiz gereken önemli iki düzey
olduguna inaniyorum. Ilki özsaygi, digeri ise farkindalik düzeyi. Bireylerin bu
düzeyleri yüksek tutmalari halinde tahammül gibi pasiflik içeren bir seçenege
yönelmeyeceklerini düsünüyorum.

       Eger iki kavram
arasindaki farki kavrayabildiysek Bu yazim için asil önemsedigim konuya gelmek
istiyorum. Ramazan ayinin önemini veya neler yapilmasi gerektigini bir
yerlerden okumasak hatta dine inanmiyor olsak bile büyüklerimiz ve yasadigimiz
kültür münasebetiyle biliyoruz. Ben burada konumuzla baglantili olarak ince bir
noktaya deginmek istiyorum. Gözlemledigim kadariyla oruç tutan birçok insan
açliga ve susuzluga karsi sabretmek yerine tahammül etmeyi tercih ediyor. Yani
ilk olarak Allah’in rizasini kazanmak gibi büyük bir hedefleri oldugunu
unutuyorlar. Yine tahammül etmenin getirdigi bir duygu olarak açlik ve susuzluk
yüzünden dogan büyük bir öfke var. Bu öfkenin nedenini anlayip çözmekte
yetersiz kaliyorlar çünkü dini yönden bazi degerleri ya da yaratici ile
aralarindaki bagi yitirmekten korkuyorlar. Sonuç olarak da etrafta ya sinirli
sinirli dolasan öfkesinden kurtulamamis insanlar ya da bu öfkesini oruç
tutmayan insanlardan çikarmaya çalisan insanlar görmeye basliyoruz. Ünlü bir
yazardan duymus olmaliyim. Tam olarak hatirlayamasam da temel olarak orucun aç
kalmak olarak nitelendirilmemesi gerektigi, öneminin ve amacinin çok farkli
oldugunu belirtmek için ” Aç kalmayin oruç tutun.” Demisti. Yanlis yelere çekme
amaci gütmeden okundugunda çok anlamli oldugunu söyleyebilirim.

       Sonuç olarak karakter dedigimiz yapi ne
kadar kolay degisiyor ve bunu topluma ne oranda kazandirabiliriz bilemiyorum
ama her zaman önemsedigim ve degindigim gibi birçogumuzun yetistirmekle yükümlü
oldugu bireyler var, veya ileride olacaktir. Biz yetistirmekle yükümlü
oldugumuz bireylerin kendilerine karsi saygili, problem çözme yetileri olan,
farkindalik düzeyleri yüksek ve bilinçli bireyler olmalarina özen gösterirsek
yani bunlari dikkate alarak yetistirirsek zaman içerisinde bu problemlerin de
çözülecegine inaniyorum. Sizlerle de ayni duygulari paylastigimi umuyorum…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber