• DOLAR
    4,9914
    % -0,06
  • EURO
    5,8204
    % -0,09
  • ALTIN
    195,5640
    % 0,21
  • BIST
    97.210,57
    % 0,27
Kübranur Yeksek
Kübranur  Yeksek
kubranuryeksek@malatyasonsoz.com.tr
SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLARIMIZ
  • 0
  • 489
  • 01 Haziran 2018 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Savaş sadece Suriye’de değil, savaştan kaçabilmeyi ve hayatta kalmayı başarabilmiş çocukların zihninde de devam ediyor.

Savaş mağduru çocuklarla yapılan saha çalışmaları çocukların travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, kaygı bozukluğu gibi hastalıklara işaret eden belirtiler sergilediklerini gösteriyor. Belirtilerin şiddetinin ise, çocukların yaşadıkları veya tanık oldukları şiddet veya kayıpla doğru orantılı olduğu görülüyor. Savaş mağduru çocukları travmatize eden olaylara yazık ki güvenli bir ülkeye sığındıkları zaman da son bulmuyor.

Okullarda Türkçe konuşamadığı için ötekileştirilen, her gün akran zorbalığına maruz kalan, öğretmenleri tarafından “yük veya fazla mesai” olarak algılanan, arkalarından “defol git ülkene pis dilenci” diye bağırılan Suriyeli çocuklar doğal olarak önce okula gitmekten daha sonra da sokağa çıkmaktan vazgeçiyor. Çocukların yaşadığı bu psikolojik şiddet, onları, “dünyanın güvenilmez bir yer olduğuna dair geliştirdikleri inançlarını daha da pekiştiriyor.  Çocukları farklı oldukları için eleştiren, etiketleyen ve gereksiz kılan ortam, çocuklarda zaten var olan patolojik tablonun daha da güçlenmesine sebep oluyor.

Ayrıca çocuklarda korteks gelişiminin %80’inin 0-6 yaş döneminde gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda, özellikle 0-6 yaş grubunun bu tabloda yüksek risk altında bulunan grup olduğunu ifade etmek mümkün. Yapılan araştırmalar 0-6 yaş grubundaki çocukların yaşadıkları travmaların korteks gelişimini olumsuz etkilediğini gösteriyor. Korteksin hafıza, dikkat, algılama, düşünme, dil gibi birçok önemli alana ev sahipliği yaptığı düşünüldüğünde, 0-6 yaş grubu Suriyeli çocukların yaşadıkları travmalardan dolayı gelişimlerinin ciddi anlamda sekteye uğraması kaçınılmaz oluyor.

Bütün bunlara karşın çocukların iyileşme ve kaynak bulma süreçleri de yetişkinlere kıyasla daha hızlı ve daha güçlüdür. Bu sürece anne, baba veya bakım verenler dahil edildiği zaman çocuklar kendilerine uzatılan eli sıkıca tutuyor ve yeniden güvenmeyi öğreniyor.

Bütün bu bahsedilenlerle birlikte ülkemizde bulunan Suriyeli mülteci çocuklarımıza devletimiz de ilk geldikleri zamandan beri elini uzatmıştır  ve onlara psikososyal destek verme işlemlerini gerçekleştirmektedir.

Bunlar bir dini boyuttan baktığımız zaman da bizim hem din kardeşimiz hem de ümmetin yetimleridir. Türkiye ümmetin babası olarak ümmetin yetimlerine sahip çıkmıştır ve çıkacaktır da. Ayrıca devletimizin üzerindeki yük ağır bir yüktür ve çok çalışması gerekmektedir.

RABBİM ÜLKEMİZE GÜÇ KUVVET VERSİN diyerek yazımı sonlandırmak istiyorum.

Selam ve dua ile.

Kaynakça: İnsan Hakları Perspektifinden Mültecilik(Klinik Psikolog  Tuba Öztürk)

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber