• DOLAR
    4,8372
    % 0,90
  • EURO
    5,6227
    % 0,71
  • ALTIN
    189,5100
    % -0,72
  • BIST
    92.437,72
    % 0,13

Sulama Sadece Kayısının İhtiyacına Göre Yapılınca…

Malatya’da barajlardaki sulamanın kayısıya yöre yapıldığını bu yüzden çiftçilerin sebze ve bazı ürünlerin ekiminden vazgeçtiklerini vurgulayan Tarım İl Müdürü Macit, “Barajlarımızdaki sulama kayısıya göre planlandığı için kayısıda ne zaman su kullanırsa o zaman bahçelere su verilmeye başlanıyor. Bu durumda çiftçiler; yem bitkileri, sebze, çilek gibi ürünleri yetiştirmekten imtina ediyorlar. “dedi. Tarım İl Müdürü Tahir Macit’le kuraklığa karşı çiftçilerin alması gereken önlemleri, kayısıda bulunan çil hastalığına karşı çiftçinin neler yapması gerektiğini, yaklaşan buğday arpa hasadını, kiraz hasadında son durumu ve daha fazlasını konuştuk

Sulama Sadece Kayısının İhtiyacına Göre Yapılınca…

Yaz geldi susuzluk haberleri yakında başlayacak. Siz çiftçiler kuraklığa karşı ne tür önlemler almalarını tavsiye edersiniz?

Son iki üç yıldır kurak geçiyor 2018 yılı hem kış döneminde hem erken ilkbahar döneminde yağış çok az oldu. Geçen yıl nisan ayında 78 milimetre bir yağış olmuşken bu sene aynı dönemde 4 milimetre civarında düştü 5 milimetre civarına düştü. Bayağı kurak gitti. Daha sonra Mayıs ayında biraz yavaş olduğu toparlandı ve serin gitti. Bu bizim tarımsal anlamda da bitkilerin biraz daha suya ihtiyacını biraz daha erteledi. Eğer erken ilkbahardaki gibi mayıs ayında da kurak devam etseydi bitkilerimize su vermek durumunda kalacaktık.  Hem havaların serin gitmesi Hem de Mayıs ayında yağışların olması, sulamayı ilk suyun verilmesini biraz daha öteledi. Yüksek rakımlı yerlerde bu sene yağan yağışla beraber su çok sıkıntılı değil gibi görünüyor. Barajlarımız dolu seviyesinde bazı barajlarımız eksi seviyedeydi. Normale dolu seviyesine geldi. Sulama sezonunun geç başlaması suyun tasarruflu kullanılması anlamına geliyor. Bu anlamda büyük bir avantaj. Çiftçilerimizin ne yapması lazım;  Kurak dönemlerde suya fazla ihtiyaç duyan gübrelerden kaçınması lazım.  Ve azotlu gübrenin dengeli verilmesi lazım. Bol verilmesi halinde bitki daha çok suya ihtiyaç duyar. Suyu dengeleyen mikro elementler ve makro elementler içerisinde potas fosfor kükürt çinko magnezyum gibi elementler ile bitki beslenmesini takviye ederlerse bitkilerin su dengelenmesini daha iyi sağlar. Azot verildiği takdirde bitki daha çok suya ihtiyaç duyar. Çiftçilerimiz eğer sulama imkânı kısıtlıysa kendi su imkânları yok ise barajlarda su alıyorsa sulamadan birkaç gün sonra toprak işlemesi yaparak bitkinin su almasını biraz daha ötelyebilirler. Toprak işlemesi ile kaymak tabakası oluşturur suyun buharlaşmasını yanı sıra toprak altında bulunan toprak nemini yukarıya çekerek bitkinin alacağı duruma da getirebilirler. Onun için mutlaka suyun kıt olduğu yerlerde çiftçilerimiz toprak işlemesi yapsınlar. İlkbahar döneminde suyun kurak gittiği yıllarda budama yaparak ağaçta dal sayısını azaltıp kök ve dal dengesinin sağlanması lazım. Kurak yıllarda kılcal kökler daha fazla olur daha çok alana yayılır. Ne kadar çok yaprak olursa su tüketimi o kadar fazla olur. Dolayısıyla çiftçilerimizin de mutlaka kök dal dengesini sağlayan araç sulamayla bunu dengelenmesi gerekir. Ayrıca meyvenin kıt olduğu suyunda kıt olduğu yerlerde mutlaka meyve seyretmeleri gerekir.  Hatta hiç sulama imkânı yoksa meyvenin tamamını kopararak, o seneye meyvesiz geçirmesi ağacını kurtarması gerekir.

Kayısıda çil tehlikesi baş gösterdi vatandaş çili önlemek için neler yapmalı çok geç kalındı mı?

Çil kayısılarımızda sürekli olan ve ilaçlanması takvime bağlanmış bir hastalık. Kayısı için bizim bahçelerde erken uyarı sistemlerimiz var. Oraları takip ederek çiftçilerimizi uyarıyoruz. Hastalıklar hastalık görülmeden koruma amaçlı atılır. Dolayısıyla çil de korunması gereken hastalıklar içerisinde yer alır. Bunun atılmaz zamanı çiftçilere yayınlarımız var mesajlar vasıtasıyla dağıtılıyor veriliyor. Bilgilendiriliyor. Çiftçilerimiz de bunun mücadelesini çok iyi biliyorlar. Çil için büyük mücadele sonbaharda yaprakların dökülmesi ile başlar. Daha sonra ilkbaharda domurlar kapanınca ikinci ilaçlama olur. Meyveler küften çıkma döneminde 3 ilaçlama, daha sonra da yağış ve Rutubet durumuna göre de 4. ve 5. ilaçlama yapılır. Bazı yıllar sadece 2. ilaçlama yettiği halde bazı yıllar 4-5 ilaçlama gerekiyor. Çiftçilerimizin mutlaka ilaçlama yapmaları gerekiyor. Tabanı otlu bırakmaması gerekir. Ağzına taraflarını yabancı otlarla mücadele etmesi gerekir. Budama ile havalandırmasının çok iyi yapılması gerekir. Bu kültürel önlemleri aldıktan sonra da mutlaka düzenli bir şekilde ilaçlamalarına dikkat etmeleri gerekir. Bizim il ve ilçe müdürlüklerindeki teknik elemanları takip etmeleri ve tarım teşkilatı ile irtibat halinde olmaları gerekiyor. Erken uyarı sisteminde tekrar ilaçlama gerektiği takdirde biz onları çiftçilerimize İlan ediyoruz. İlaçlarını zamanında atmaları gerekir. Kültürel önlemlerle tamamen için engellenmesi mümkün değildir. Ama Yağış olmadı havadar olan yerlerde ilaçlama olmadığı zaman için hastalığı görülmeyebilir. Bunu çiftçilerimiz bilemediği için mutlaka koruma amaçlı ilaçlama yapılması gerekir.

Kayısıyı sürekli don ve dolu vuruyor çiftçi sürekli zarar ediyor. Buna karşı alternatif ürün geliştirilmesi söyleniyor, Siz bu konuda ne söylersiniz, Böyle bir çalışmanız var mı?

Kesinlikle kayısının Malatya’da alternatifi yok. Kayısı Malatya ile özdeşleşmiş kendisini anavatan edilmiş bir ürünümüz. Hem çiftçilerimiz açısından hem de ilimiz açısından çok önemli bir ürün. Çiftçilerimiz kayısı tarımını öğrenmiş durumdalar çok rahat yapıyorlar. Ancak her yerde kayısı olur mu olmaz kayısının olduğu yerlerde kayısı kayısının olmadığı yerlerde ekonomik olmayan yerlerde başka ürünlere yönelmeleri gerekir. Burada ne yetişeceğini çiftçi bilmez.  Teknik elemanlar da bilmez. Onu arazinin yapısı bir iş her arazinin yapısına göre farklı ürünler ekonomik olabilir. Örnek verecek olursak badem düşük rakımda da yüksek rakımda da çok iyi yetişir. Orman ağacı düşündüğümüzde 1800’lü rakımda 2000li rakımda dahi ağaç olur. Ama bahçe düşündüğünüz zaman badem için Malatya’da 1100 rakamını geçmemesi lazım. Bunun sebebi de orman yapacaksak her yerde badem yapabiliriz. Ama ekonomik bahçe yapacak isek Bademli düşük rakımlarda yapmamız gerekir. Biz çiftçilerimize kendi arazisinde meyvecilik veya tarımsal bir faaliyet yapacak ise tarım teşkilatlarından yardım alarak burada hangi ürün daha iyi olur onu incelemeleri gerekir. Günümüzde rekolte istikrarsızlığı neden var. Bir yıl 700-800 bin ton olurken diğer yıl 300 bin ton oluyor. Bunun sebebi kayısının olmayacağı yere kayısı dikmemizden kaynaklanıyor. Biz çiftçi toplantılarına gidiyoruz çiftçiye soruyoruz. Burada ne var kayısı, her sene ürün alıyor musun diye soruyoruz. Kayısım 25 yaşında şimdiye kadar 3 defa ürün aldım. Diyorsa bu ekonomik anlamda orada kayısı yetiştirilemeyeceği anlamına gelir. Oraya mutlaka başka bir ürünle yönelmemiz gerekir. O arazinin yapısına göre bir ürün seçmemiz lazım. Bu tek yıllık ürün olabilir. Sebze olabilir. Sanayi ürünleri olabilir meyvecilikte olabilir. Onu arazinin yapısı belirler.  Arazinin topografik yapısı biz arazimizi değiştiremeyeceğimize de göre birinci dikkat edeceğimiz konu arazinin yapısıdır. O Arazide hangi ürün daha iyi olur. İkinci dikkat edeceğimiz husus su durumudur. Suyu neden 2. sıraya atıyoruz.  Çünkü su taşınabilir. Üreticinin imkânı var ise para kazanıyor ise uzaktan da su getirebilir, tankerle su getirebilir Artezyen vurabilir. Dolayısıyla 1. önceliğimiz arazinin topografik yapısı, 2. şekli durumu müsait ise daha sonra uygun anaç, uygun çeşit ve uygun türü seçip oraya bahçe tesisi veya diğer tarımsal faaliyetleri yapmamız gerekir. Malatya’mızda sürekli kayısı olan hava sirkülasyonu olan dona maruz kalmayan hastalıklarla ilgili mücadelesi kolay olan alanlarda kayısıyı öneriyoruz. Kayısının olmayacağı alanlarda başka ürünler öneriyoruz.

Buğday ve arpa hasadı artık yaklaştı, Malatya’da bu yıl buğday ve arpa ne durumda. Ne kadar rekolte bekleniyor?

Malatya’da hububat genelde kurak alanlarda yapılıyor. Sulama tarımı yapılan yerlerde sulu alanlarda münavebeli olarak dikim yapılıyor. Ağırlıklı olarak Malatya’da kurak alanlarda ekiliş yapılıyor. Malatya Buğday ve arpa üretiminde çok yüksek rekolteleri yoktur. Ancak 2018 yılında susuz alanlarda erken ilkbaharda yağış olmayınca, kışın da yeterli yağış olmayınca arpa ve buğday erken olgunlaştı. Büyüme durunca yağmurlar başladı bu da büyümesine etki etmedi. Dolayısıyla yüksek rakımlarda ki buralarda çok sıkıntı yok ama Arguvan, ve alçak yerlerdeki susuz alanlarda hasar yüzde yetmişe yakın. Biçer girmeyecek durumda. Yağışların biraz gecikmesi arpanın ve buğdayın büyümeyi durdurması, olgunlaşmış olmasın yağan yağmurlar büyümesi durduğu için yeniden büyümesine ve içini doldurmasına fayda sağlamadı. Daha çok pas hastalığının oluşmasına sebep oldu. Hem boyu kısa olduğundan dolayı yağış az oluşundan dolayı, hem de pastam dolayı hasar alçak rakımlarda ve susuz alanlarda hasar büyük oldu. Bu da bizim teknik elemanların çalışması ile neticesinde bu alanlardan yüzde 70 civarında Arapgir gibi Darende gibi rakımı yüksek olan alanlarda şu anki durumda sorun yoktur.

Kiraz hasadı başladı, peki kiraz ne durumda bu yıl Malatya’da?

Kiraz rekoltesi geçmiş yıllarda 3000 ton civarında oluyordu. Bu sene kiraz biraz daha verimliliği yüksek 4000 ton civarında rekolte tahmin ediyoruz. Kirazda hasar olarak çok az bir bölgeyi dolu vurdu. Dolu zararı var ayrıca son yağışlar kirazlarda uzun zamandır olmamasına rağmen, karşındaki gibi bu yıl çil oldu. Bu da rekolteyi yüzde 1-2 etkilemedi. Çil hastalığı rutubet olsa dahi sıcak olduğu zaman çil hastalığı olmuyor. Çil hastalığı serin havalarda ve rutubetli ortamlarda oluyor. Bu sene kirazın meyve tutma döneminde normal hava sıcaklığı yüksek olması beklenirken düşük oldu. Ondan dolayı Kirazda çil görünmüyordu. Çil kirazın da hastalığı. Fakat bizim. İklim şartları dolayısıyla çok fazla görünmüyordu. Bu sene havaların serin gitmesi, geçmiş yıllara göre serin ve yağışlı gitmesi nedeniyle kirazda da kısmen çil oldu ama mücadele edilecek kadar olmadı. İlk başlarken kiraz fiyat olarak iyi başladı çiftçinin yüzünü güldürecek şekilde başladı. Bütün ürünlerde olduğu gibi Biraz daha olgunlaşması artınca ve hızlanınca piyasaya Kiraz fazla gelince fiyatlar biraz daha düştü. Ama Kiraz durumu şu anda iyi.

Sebze tarımı artık ilimizde yapılmıyor. Siz bununla ilgili ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Sebze tarımı meyve tarımından zor bir iş. Yıl boyu devam etmesi gereken bir iştir. Ancak bizim çiftçilerimiz kayısı tarımına alıştıkları için sebzeyi terk ettiler. Bir sebebi budur yoğun iş gücü gerekiyor. Yıl boyu devam etmesi gerekiyor ama kayısıda 2 aylık bir çalışma ile özellikle işçi tutuluyor. Ürünü alıp deposuna koyup veya satıyor rahatına bakıyor. Ama sebze de ilkbaharda başlayıp sebze bahçeleri bozulana kadar Sonbahara kadar arazide çıkmaz ve yoğun bir iş gücü gerekiyor. Bu sebepten dolayı çiftçilerimizin içi olur sebzeciliği terk ettiler. 2. sebebi ise barajlarımızın sulaması kayısıya göre planlandığı için, kayıtlar ne zaman kullanırsa o zaman su verilmeye başlanıyor. Erken ilkbaharda son verilmiyor. Tavsiye verildiği takdirde bazı hasarlara sebep oluyor. Kayısı ihtiyaç da duymuyor. Dolayısıyla barajlarımızdaki sulama suyuna Kayısıya göre bırakıyorlar. Kiraz üreticileri daha iyi kayısı döneminde kirazları suluyor. Kayısıya göre bıraktıkları için diğer ürünlerin yetiştirilmesi hayvan yemi olsun yem bitkileri olsun sebze olsun çilek olsun yetiştirmekten imtina ediyorlar. Eğer suyu müstakil değilse. Baraj suyunun geri bırakılması nedeniyle çiftçilerimiz sebzede sorun yaşadıkları için sebze üretiminde vazgeçtiler.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber