• DOLAR
    7,7466
  • EURO
    9,1037
  • ALTIN
    472,44
  • BIST
    1,1746

Şoför Koltuğundan Gelen Başkan

Malatya sokaklarına renk katan sarı taksilerin, 19602lı yıllardan bu yana serüvenini Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Şevket Keskin’den dinledik. Aynı zamanda Malatya Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı olan Keskin hem kendi hayatından, hem de o devrin önemli olaylarından bahsetti.

Şoför Koltuğundan Gelen Başkan

Malatya sokaklarına renk katan sarı taksilerin, 19602lı yıllardan bu yana serüvenini Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Şevket Keskin’den dinledik. Aynı zamanda Malatya Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı olan Keskin hem kendi hayatından, hem de o devrin önemli olaylarından bahsetti.

Şoförlükten gelen bir Oda Başkanısınız. Yıllardır Taksicilik yapmış, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Malatya Şoförler ve Otomobilciler Odası olarak esnafın derdiyle dertlenmeye devam ediyorsunuz. Taksicilik mesleği dünden bugüne bir değişime uğradı mı?

Ben göreve geldiğimde Taksici Esnafı çok dağınık bir haldeydi. Bugüne kadar yanlış yapan çok kişinin plakasını iptal ettirdik. Eskiden çok büyük bir saygı vardı, sevgi vardı. Biz okuldan kaçıp taksilerin tekerlerini yıkardık. O dönemde İm Pala’lar vardı. Direksiyona oturmak için özlem duyardık. O gün şoförün saygısı değil toplumun saygısı vardı. Şuan toplumun genelinde saygı yok sevgi yok. Saygıyı kaybedersek sevgi kalmaz. Taksicilik ayrı bir meslektir. Herkes taksicilik yapamaz. Birine bir araba verin gidip bir köşede taksicilik yap deyin yapamaz. Ahilik kültürünü görmüş insanlar taksiciliği hakkıyla yerine getirir. Kimse sokaktan geçen bir araca güvenip eşini çocuğunu yollamaz ama, bir taksi çevirir güvenerek teslim eder. İşte bu esnaflıktır.

Diğer illerde bilindiği üzere bir tekellik var. Mesela bir iş adamının 50 plakası var o plakalar kiralık şekilde piyasada çalışıyor. Bu durum Malatya’da var mı?

Malatya’da Tekellik yok. Yani bir kişiye yada kişilere ait onlarca plaka yok. Herkes esnaf Malatya’da. Daha önce Malatya’da taksiler Yazıhanecilerin elindeydi. O dönemde hava parası 300, 500 lira alınıyordu. Ben de taksicilik yaptım. Şoför koltuğuna biz de oturduk ve direksiyon salladık. Ben de hava parası verdim. iki gün sonra parası bittiğinde yazıhanecinin evine giderdik bir araba ile getirirdik. Bir araba gidip getirecek, biri korumalığını yapacak, paltosunu alacaksın yazıhanecinin, sigarasını yakacaksın. Tütün içiyorsa en iyi tütününü sen alacaksın. Yazıhane parasını vereceksin. Işıklandırmayı vereceksin. Telefon masrafını karşılayacaksın. Bunların hepsini şoför verirdi. O dönemde ellerine 40 ila 50 tane araba vermişler yazıhanecinin. O dönemde Belediye’de adamı olanlar alıyordu. O dönemin külhanbeyleriydi. Çünkü adamın 50 tane arabadan  günlük 20’şer lira alırı vardı. Bir muhasebe girdisi yok, çıktısı yok. Bu şekilde yaşıyorlardı.

Oda Başkanlığına geldiğinizde bir müdahalede bulundunuz mu? Yani bu konuda sizde sessiz mi kaldınız?

Malatya’da o tekelleşmeyi kaldırdık. Yazıhaneci’ ligi kaldırdık. Ölüm pahasına kaldırdık. Şimdi herkesin kendi durağı var. Plakaya ait. Senin araban mı var, sattığın an orada bir hak iddia edemezsin. Plaka bir durağa aittir. Malatya’da biz bunu kaldırdık ama, ben buna ömrümü verdim. Tehditler edildi. Şunu yaparız, bunu yaparız. Seni yaşatmayız diye. adamlar rahatı var diye kendilerini haklı görüyorlardı. Ben yazıhanelere girdiğim zaman şoför benden kaçıyordu. yazıhaneci beni görmesin beni duraktan kovar diye.  Ben bunları kaldırdığım zaman herkes bu nasıl olur dedi. O zaman İstanbullu vardı, Şahin vardı. O zaman Malatya’nın beynelmilel külhanbeyleri vardı. 1996 yıllarıydı o zamanlar. 1996 yılında göre geldiğimde, 4 sene kaldıramadım. Bir tarafı kaldırırken diğer tarafta tekrar bir kurulma çapası vardı. En son 2000 yılında bir gece bir yazıhaneyi gece gidip kepçe ile yıktık. Öyle basit değildi. Adamlar 50 tane arabayı kurup kayıtsız şekilde para alıyordu şoförlerden. Halen çözemediğimi bir yer var. Havaalanında tekelleşen bir durum var. Havaalanının tümünü kiralayarak oradaki Taksilerden aylık bin 500, 2 bin liraya yakın para alınıyor. Bugün eğer şehir içerisindeki bu işleyişi kaldırmasaydık, merkezde de her ay şoförlerden bin 500 ila 2 bin liraya yakın para alırlardı. Kazan, kazanma, tamire mi gittin, kaza mı yaptın soran yok. Yazıhanecilerin parasını vermek zorunda kalırlardı. Para vermem dediğinizde de şoförü o bölgeden uzaklaştırırdı. Yazıhaneciler arasında da iş birliği vardı. Kendilerine karşı çıkan şoförleri hemen uzaklaştırırlardı. Şoförler kendileri bir yerde durdukları zaman hemen zabıtayı ararlardı, polisi ararlardı ve o şoförlerin arabalarını bağlatırdı.

Şuan şoför denetimleri sizler tarafından mı yapılıyor?

Şoförün kontrolü eskiden bizim güdümümüzdeydi. Son senelerde bu iş değişti. Şoför eskiden meslek sahibiydi. Şoförün Ticari Taşıt kartı vardı. Tanıtma Kartı vardı ve çalışma karnesi vardı. O şoför kimdir necidir bilirdik. Bizlere de kayıtlıydı. Bir yanlış yaptığı zaman uyarabiliyorduk ve anlık kontrol edebiliyorduk. Şimdi şoför işçi konumunda. Şoförlük eski sistemine geri dönmeli. Sürücü demiyorum bakın şoför diyorum. Bir insan şoförse ahilik kültürüne, gelenek ve göreneğe uymalıdır. Şoför hem kendinden hem de vatandaştan sorumludur.

Ebubekir Atilla’nın Röportajı – Haftanın Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber