• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Sevil Aydoğan
Sevil  Aydoğan
sevilaydogan@malatyasonsoz.com.tr
SİNEMALARDA BAYANLAR MATİNESİ
  • 0
  • 251
  • 12 Nisan 2019 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Eski günleri yâd ediyorum hep.

Ne yıllarmış o eski güzel yıllar.

Şimdiki gençler bilmezler.

Eskiden Malatya’da birkaç tane sinema vardı.

Bu sinemalardan bazılarında “Bayanlar Matinesi“  diye bir gün ve saatleri vardı.

Salı ve Cuma günleri, öğleden sonraları, saat on üç kırk beş “Bayanlar Matine” saatleri idi.

O zamanlar ki bu yıllar atmışlı yıllara tekabül ediyor, o yıllarda Malatya’da ki sinemalardan en güzeli olanı ve en güzel filmleri getiren Renkli Sinema vardı.

Melek Sineması, İstanbul Sineması, Şehir Sineması, Şark Sineması, Can sineması vardı birde daha sonra yapılan Büyük Sinema vardı.

Bayanlar daha çok Renkli sinemaya giderlerdi.

Sinemaya çocukların getirilmemesi rica olunurdu.

Ailelerde bilhassa akşam matinesi dediğini dokuz kırk beş te başlayan filmleri izlemeye giderlerdi.

O zamanlar artist olarak İzzet Günay, Vahi Öz, Bedia Muvahhid, Necdet Tosun,Fikret Hakan, Yılmaz Güney, Ediz Hun, Kenan Pars, Kadir İnanır, Türkan Şoray, Filiz Akın, Fatma Girik, Ayhan Işık, Muhterem Nur, Belgin Doruk, Hülya Koçyiğit, Sadri Alışık, Erol Taş gibi şimdi aklımda olan bu artistlerin filmleri oynardı. Bu filimler siyah beyaz filmlerdi.

Şimdiki gibi renkli filimler yoktu.

Hele bir de tam perde Sinemaskop denen filmler vardı ki bunlar genellikle yabancı filimler olurdu.

Renkli Sinemanın Salı ve Cuma günleri sadece bayanların gideceği Bayanlar Matinesi  dediğimiz film saatleri vardı.

Saat bir buçuk gibi başlar yaklaşık bir buçuk saat sürerdi filimler.

O zamanlar insanların tek eğlenceleri sinemaydı.

Herkes sinemaya giderdi.

Sinemaya gitmek başlı başına bir konfor bir üstünlük bir kendini beğenmişlik bir sosyete takılma bir yüksek tabaka havası verirdi insanlara.

Oysa bu gün çok normal olan bir olay sinemaya gitmek.

Ama işte o zamanlar böyle idi.

Hatta köylerde sinema yoktu ve köylerden şehre sinemaya gelirlerdi.

Kadınlar Matinesi denen o saatte sinemaya erkekler alınmazdı.

Sadece bayanlar giderlerdi.

Bayanlar filmin etkisinde kalırdık.

Film arası dediğimiz Fuaye de, yani oynatılan filmin yarısında on beş dakika ara verilirdi.

Bu saatte ihtiyacı olanlar tuvaletlere giderler veya Fuaye alanındaki büfeden bir şeyler alır yerlerdi.

Sigara içmek kesinlikle yasaktı.

Hatta gizli gizili sigara içenlere el feneri ile ışık tutardı teşrifatçılar.

Bu teşrifatçılarda bir alem olurlar, sigara içenlere ısrarla ışık tutar “ben seni gördüm, söndür at sigaranı” anlamında sinemanın o karanlık ortamında beklerlerdi.

Film bittiği zaman filmin etkisinde kalan bayanların ağlamaktan gözleri şişerdi.

O kadar filmin etkisinde kalırlardı ki evlerine geldiklerinde bile o filmi öyle abartarak ev halkına ve ertesi günü komşularına anlatırlardı ki tekrar filmi izlemeye hep beraber bir daha giderlerdi.

Hatta filmi izlemeyenlere filmi anlatmak için birbirlerine gezmeye giderler, tekrar, adeta yaşayarak anlatırlardı.

O zamanlar sinema lüks bir eğlence yeriydi.

Hatta ara sıra o zamanlar bazı sanatçılar sinemalara gelir konserler verirlerdi.

Bu konserlerde şehirde oldukça ses getirir, gidenler gitmeyenlere anlatırlardı konseri ve sanatçıların neler giydiklerini.

Şimdi sinema televizyon ile evlere girince ve dünya yaşantısı, dünya görüşü değişince bunların hepsi mazide kalarak tatlı birer anı olarak hafızalarda yerini aldı.

Hey gidi günler hey.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber