• DOLAR
    7,6603
  • EURO
    8,9702
  • ALTIN
    468,49
  • BIST
    1,1704

ŞİİRE YAKIN BİR NESİR

ŞİİRE YAKIN BİR NESİR

Soğuk kış günlerinde bazen bir hüzün kaplar insanın yüreğini. Kimi zaman adını koyamadığı bir his. Özlemlerle, hasretlerle, mağlubiyetlerle harmanlanmış bir mental yorgunluk. Hiçbir şey yapmama arzusu. Sadece alık bakışlarla dışarıyı izleme ve hafif bir tasavvuf müziğinin eşliğinde kadim günlere gidip ah çekmeler. Yitirilen kişileri, günlerin, anıların tekrar gelmeyeceğini bilmenin verdiği elim bir iç yanması… Kapalı havalarda kapalı olmaz ya insanın ufku, oturur açar zihnini, derinlere yolculuk yapmaya başlar. Kimi zaman tefekkür eder, kimi zaman tahayyül. Geçmişe her gidişinde oradan bir şeyler de getirir insan. Kimi zaman yarım kalmış şeylerin pişmanlıkları, kimi zaman yapılmış ancak onaylanmamış özeleştiriler. Kimi zaman daha derin, küçük ama hisli azaplar. Geçmiş bir bodrum gibi durur zihnimizde. Bodrumda eski eşyaları kurcalayan çocuklar gibi hep bir şeyleri çıkarıp getiririz. Kimi zaman bu tozlu eşyaları maziden kalma ah edişlerle temizlemeye çalışırız, kimi zaman uzun düşüncelerle bakıp yerine koyarız.

İnsan hep geçmiş özlemi ile yaşar. Bazen bu özlemler gecelerde nükseder ve kanayan bir yara gibi üzerini bantlamaya ihtiyaç duyarız. Biliriz, bu zararsız bir şeydir. Ama kanıyor ya, sararız üzerini. İnsan kendisinden kaçamıyor. Keşke kendimizi de ödünç verme imkanımız olsaydı. Bazen insanın ihtiyaç duyduğu şey, kendisinden kaçmak oluyor. Yalnızlığı hep kendimizle baş başa kalmak sanıyoruz. Belki de yalnızlık kendimizden de soyutlanmakla oluyor. Hiç kendinizden kaçtınız mı? İnsan kendisiyle hep kavgalıdır. Kendisiyle sürekli itişip kakışır. Aynı evde yaşayan iki huzursuz çift gibi. Mecburiyeti vardır ve de mahkumiyeti…

***

3 günlük dünya için verdiğimiz mücadeleler, kırdığımız kalpler… 3 günlük dünyayı, 3 günlük bilmemenin verdiği hırslar. İnsanı yoran da insan. İnsan insanla sınanıyor. İnsan insanla kavgalı. Bitmek bilmeyen kısır döngü… Oysa insan insanı sevebilir de. Oysa insan insanı anlayabilir de. Anlamak zaten insan işi değil mi?

Anlamak demişken, soğuk havalarda üşüyen insanların soğuk elleriyle tuttuğu sıcak ekmeklere vesile olan güzel insanlar aklıma geldi. Bir kardeş var, tanımazsınız. Üşüyen muhacir çocuklara bot aldı. Bende yanındaydım. Çocukların ayakları artık üşümüyor. Ama ayağı üşüyen çocuklar da var. Bir dışarıya bakın derim. Pahalı da değil bir ayakkabı. Birkaç paket sigaraya denk geliyor. Konu konuyu açar,  muhacirlerin de bir kalbi var. İyilik başa kalkar gibi yapılırsa iyilik değildir. Bu sözü hiç unutmam. Ne kadar hassas bir insandı geceleri insanların kapısına erzakları bırakıp kaybolan Hz.Hüseyin… O gidince, Medine’de artık erzakları getiren kişilerin yüzlerini  görmeye başlamıştı yine ahali. Aklıma gelmişken yazayım, iyilik sadece maddiyatla da olmaz . Parası yoktu bir abinin, sokaktaki atıkları bize zarar vermesinler diye toplayan bir emekçi kardeşe tebessüm etti. Dedim “bu da yüklü bir iyilik …” Heybesini doldurup gitti o abi…

2-3 sene önceydi. Mersin‘de bir kağıt toplayan muhacir kardeşin elini sıkmıştık kardeşimle. “Kaç yıldır buradayım , ilk kez birileri elimi sıktı” demiş. Hüzünlendim. Ellerime sevimli bakışlarla tebessüm ettim. İnsanları sevindirmek bu kadar kolay mı?

Az önce Yunus Emre’den bir şeyler okuyordum. Şu dizede sarsıldım: “Er odur alçak dura …”

Alçak durmak ile alçalmak arasında dağlar kadar fark var. Alçak duran yükselirken, alçalan dibe doğru gömülür. İnce gönüllü insanlar hâlâ var. Az önce bir dizesinden bir kısmını paylaştığım şiirde Yunus Emre Hz.’leri şöyle de diyor: “Bir kez gönül yıktın ise, kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil”

Allah’ım kimsenin gönlünü yıkmayayım…

Selam ve Dua İle…

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
köşe Yazar

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber