• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    1,1633

Şiddet

Türk dil kurumunda şiddet; “Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Hız. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma. Kaba güç. Duygu veya davranışta aşırılık.” gibi anlamlara gelir. Ancak bizim kullanacağımız şiddet ifadesi kaba kuvvet kullanma olacak.

Şiddet

Türk dil kurumunda şiddet; “Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Hız. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma. Kaba güç. Duygu veya davranışta aşırılık.” gibi anlamlara gelir. Ancak bizim kullanacağımız şiddet ifadesi kaba kuvvet kullanma olacak.

Şiddet; adına layık vasıfları taşıyan onun değerleri ile bütünleşen her insan için nefret edilesi bir kelime. Ama ne var ki bu kelimeyi de bizler ortaya çıkardık ve maalesef en çok kullanılan kelimeler arsındaki görünürlüğünü daha da arttırdık. Her bulduğumuz fırsatta hatırlattık. Hatta bazen o kadar ileri gittik gözümüz o kadar döndü ki en cani varlık olduk. Kadın, erkek , çocuk çoluk demeden hemen hemen herkesim şiddete yöneldi.  Hayatımızın vazgeçilmezi olması gereken şiddet hayatımızın bir parçası oldu. O hayatımızın bir parçası olan şiddet yüzünden nice can sevdiğini yitirdi, hayatı maf oldu, unutamayacağı korku dolu anları yaşadı ve bu hep bir engel olarak karşısına çıktı, en büyük engeli de sevgide kendini gösterdi belki de. Geçmişte şiddet gören gündeme bomba gibi düşen ve asla unutmayacağız dediğimiz her şiddetin bir yenisi bir yenisi daha ekleniyor. Ekleniyor ama ne hikmetse sadece bundan ölen, yaralanan ya da şiddete maruz kalan ile geride ağlayanı olumsuz etkileniyor, olanlar hep onlara oluyor suçlu ise hep hoş görülüyor, hakkıymış bu şekilde davranmak gibi el üstünde tutuluyor, hapse girse bile çok kısa sürede tekrar çıkıyor ve aynı pisliği yapmaya devam ediyor, günlük hayatına dönüyor. Caydırıcı cezalarımız her ne kadar var denilse de bu konuda bence yok, eğer olsaydı inanın bu şiddetin en ufağı bile gerçekleşmezdi, ne ülkemizde ne de dünyamızda. Çünkü bu şiddet tüm dünyanın ortak insanlık sorunu.  Şiddet sadece dayak, dövme gibi fiziksel değil sözlü olarak da karşımıza çıkmaktadır. Söylenen en ufak bir kelime bile bazen kırk dayaktan daha büyük etki yaratabilir. Sözlü de fiziksel de şiddetin her türlüsü canice yapılan bir eylem. Bakıyoruz haberlere en az günde iki tane asayiş içine giren bu konu var. Nedenlerine bakıyoruz kabullenmekte aslında insan zihninin kabul etmek istemediği türden nedenler. Aklı dengesi bozuk kişilerce gerçekleştirilen bu eylem üzerine iyice eğilmek ve bu eylemi ortadan kaldırmak gerekir. Bu hem her ferdin kendi üzerine düşen sorumluluğudur hem toplumun hem de seçimle olsun seçimsiz olsun başa geçen devlet yetkililerinin sorumluluğudur. Bu konuda el birliği edilmeli.  Bugün ona yarın bize mantığı güdülmeli. Sonuçta yarın bizimde şiddet görmeyeceğimiz ne malum.  Biz hırslarımızla, tutkularımızla, kinlerimizle, kıskançlıklarımızla büyütmeye çalıştığımız şiddete karşı aynı cephede savaşmamız gerekir onu yenebilmek için. Bunu da bu saydığımız şiddetin besin kaynaklarını yok ederek yapabiliriz. Şiddette eğitim önemli diyoruz evet bu eğitim de anne ve babadan başlar, aile içinde bu eylem kaynak bulur bizim bu yüzden önce ailedeki bu kaynağı yok etmemiz lazım sonra arkadaş çevresi, okul, dış çevre, iş dünyası derken zincir halkası gibi büyüdükçe büyüyen yerler ikinci planda yani daha sonraki aşamada kalmalı. Rol model kavramı var ya çocuklar en başta ebeveynleri taklit eder sonra onu geliştirir. Bizim temennimiz o şiddetin bu dönemde kıvılcımının çakılmaması. Çünkü çakılan kıvılcım söndürülmesi güç hatta imkansız olan kötü sonuçlar doğurur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber