• DOLAR
    5,7913
    %-0,59
  • EURO
    6,4488
    %-0,61
  • ALTIN
    277,21
    %-0,80
  • BIST
    98.544
    %3,84
Nedim Sağır
Nedim  Sağır
nedim.sagir@malatyasonsoz.com.tr
SEYR-İ HÂL….
  • 0
  • 947
  • 28 Şubat 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Rabb-i Rahîm’in selam ve mağfireti üzerimize olsun.

Varlığı,Vücud-u Mutlak olanın ayanı sabitesinden İlahî “kûn” emriyle başladı dönüş yolculuğu.Daha düşmeden âlem-i şuhuda, bu hasret ateşi ile vuslat arzusu tertemiz, berrak (ahsen-i takvîm) haliyle şuhuddaki bezm-i elest akdini ikrar eyledi.İnsan, daha kelimetül mukaddes olarak Sadr-ı Adem’den inkişaf eyleyip hem âlem-i şuhudu hem melekûtu hem de takdir-i tecelli ile çilehanesi olan alem-i cism-i idrak ile “kûn”emrinin sahibini bildi, tanıdı ve musahhar oldu O benzersiz ve misilsiz Kudret-i Lemyezel’e.

Ahd verdi; “Sahibimsin”, “Melikimsin”, “İlahımsın”, “Rabbimsin” diyerek boyun eğdi aşk ve teslimiyet ile abd oluşunu idrak ederek.İnsan denilen bu varlık, seyrine başlamak için beden denen küçük kainata yerleştirildi.Ruh bedenle birleşince, aklın şaşmaması için ruha, bedene uyumlu olma emri verildi.İşte bu sırra binaen yaşı olmayan her an aynı halde olan ruh,bedenin gelişme ve yaşlanma haline uyum sağladı.İçinde bulunduğu beden kainatı aslında yaşamını devam ettirdiği büyük kainatla zahiri ve bâtıni tüm hakikatı beyan edecek bağlarla birebir ilişkilendirildi.Dünya hayatı artık ruh için bu ilişkilerin idrakine vararak, kendisine emanet edilen zahiri ve batınî bütün faydalandığı şeyleri emanet edenin rızasına ve sınırlarına uygun bir şekilde koruması ve yaşatması şeklinde imtihan ve tercih haline getirildi.Bu imtihan ve tercih hakkını kullanırken özündeki ahsen-i takvîm sâfiyetini muhafaza için tefekkür, tezekkür, vahiy ve kutlu elçilerle desteklendi.Ancak tercihin ve imtihanın  bezm-i elestte yapılan akde sadakatini ve hazzını tadabilmeyi, çeşitli engelleri aşmasına ve mağlup etmesine mukayyed kıldı.

“İman ettikten sonra başıboş bırakılmıyacağı” hatırlatılarak bu engellere de dikkati çekildi. Hatta açıkca korku, eksiltme, açlık vb. hususlarla uyarıldı.

“Kûn” emrinin en mümtaz ve müzeyyen tecellisi olan,bazı sıfatlarının suretlerinin tecellisine ayna olan, bu kadar nadide bir varlık olan insanın esfel-i sâfilîn (aşağlıkların en adisi) haline namzet olması, insanın yaratılış sahnesinde çift kelimeleri barındırması ruhun ise ehadiyete olan seyrindeki maksadı bu engellerle unutmasından kaynaklanıyordu.Bu engellerle bazen nefsin doyumsuz arzuları  hırs perdesiyle ruha karanlık oldu, bazen şehevi duyguların esaretiyle zilletin darlık ve korkusunu yaşattı,bazen şeytani emellerin amelesi olan çevrelerle iblise teslim oldu. Oysa insan, her zerresiyle varlığını Varlığına muhtaç olduğu Rabbine kulluk için verdiği akde sadakatını isbat etmek için dünya denilen hasret yurduna gönderilmişti.

Aldatan unutturdu aşkı,akdi ve kâmil ahlakî değerlere sahip olmayı.

Zaten “insan” kelimesi de “nisyan”(unutan)dan gelmiyor mu ? Nasıl da yönünü değiştiriyor insanın bu unutma zilleti.Ruh’ul Akdes’in ziyasını, nefsin esfel-i sâfilîn haliyle nasılda oyalayıp hevaî ve malayani bataklığa sürüklüyor.

Sahibimiz (c.c.) “Bu kaçış nereye?” derken bize, gidilecek hiçbir merci olmadığını; ”Size şah damarınızdan daha yakınım”derken kurbiyyetini; ”Merhamet etmeyi üzerine farz kıldı” beyanıyla sığınılacak, istenilecek tek hak sahibi olduğunu beyan ediyor.Ben aciz ve günahkar, mağfiret ve lutfa muhtaç diyorum ki :

Ey Sahibim!

Ey İlahım!

Ey Rabbim!

Ey Sultanım!

Bizi bağışla, bizi affet, bize rahmetini ve ikramını nasib et.Biz, her ne kadar unutup kirletmiş olsakta güzellikleri, bize nefha ettiğin mukaddes cevherin kıymetini idrak etmemiş olsakta, gizli ve açık, gece ve gündüz, isteyerek ya da istemeyerek kirlenip kirlettiksede bize emanet ettiğin her şeyi, bunun farkına varmayı nasib edip tövbe ederek Kendine dönderen yine Sen’sin…

Ne güzel yakışıyor Şanına bağışlamak…

Ne güzel yakışıyor bağışlayıp affettiğin çirkinliklerimizi, bize ikram olacak güzelliklere çevirmek…

Ne güzel yakışıyor rahmetinin kesintisiz akışı…

Bağışla bizi, Ey Efendimiz…

Affeyle,arındır, temizle her çirkinlikten…

Sanadır kulluğumuz.

Sendendir muhtaç olduğumuz gelecek yardım…

İdrak, basiret ve hikmetle Seninle yaşamayı bize nasip et…

(Âmin)

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber