• DOLAR
    6,0749
    %0,13
  • EURO
    6,5572
    %0,10
  • ALTIN
    313,44
    %0,23
  • BIST
    7,8852
    %-0,04
Öznur Günata
Öznur  Günata
oznurgunata.@malatyasonsoz.com.tr
SEVGİNİN DOZU
  • 0
  • 337
  • 07 Şubat 2020 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Dozajını iyi ayarlayamadığınız sevgi ve nefret duyguları hayatınızda ciddi hatalar yapmanıza sebep olabilir.

Aşırı sevgi genellikle bir siyasi lidere , karşı cinse , bir ideolojinin militanına karşı olabilir. Yahut bir din adamına, yazara , şaire , ressama karşı da aşırı sevgi duyabilir insan.

Bir siyasetçiyi çok sevince genelde onun hatalarını görmez ve yaptığı her şeyi doğru kabul etmeye başlar sempatizan.

Bu partizanlık , siyasi tarafgirlik , karşı düşüncelere tahammülünü de yitirince kişi apaçık bir taassubun içine düşer.

Siyasetçiler politika gereği bugün söylediğini yarın yalanlamak zorunda kalabilir , yahut politika değiştirebilir. Ancak fikirlerini, desteklediği siyasetçiye göre şekillendiren insan bugün A dediğine yarın B demek zorunda kalır . Siyasetçinin yaptığı yanlışı, benimsemediği tavrını tenkit eden , kabullenmeyen kişi ise yapılan hatayı seviyeli bir şekilde tenkit ederek hem siyasetçinin hatasını görmesine zemin hazırlar, hem de kendi savunduğu düşüncelerle çelişkiye düşmez . İnsan savunduğu siyasetçinin fikirlerini benimsemez, benimsememelidir, savunduğu fikirlere yakın gördüğü siyasetçiye destek vermelidir. Kendisi gibi düşünmeyen hep haksız, desteklediği ise hep haklı fikri; aslında temelinde mantıksız ve saçma gelse de bunu kendi mantelitesine kabul ettirir tarafgir olan insan.

Muhalif olan da yapılan iyi şeyleri bile kötü olarak görür , takdir etme yetisini kaybederse aynı siyasi tarafgirliğin , partizanlığın içine düşmüş demektir.

Burada devreye sağduyu girer . Sağduyu sahibi insan olayları değerlendirirken tarafgirlik içinde değil adilane bir yaklaşım sergiler. Olaylara dar bir pencereden bakmak çözüm odaklı değildir . Savunulan fikri sağlam bir zemine oturtmak için bu fikirlere olan sadakat de önemlidir. Burada yapılan hata şudur : Bir siyasetçinin şahsi hatasının ideolojisine mal edilmesi ve bundan duyulan kaygı. Örneğin bir muhafazakar siyasetçinin yaptığı hata genellikle tüm dindarlara mal edilir ve dindarlar da haliyle yapılan hatayı eleştirmekten çok hatayı yapanı savunma kaygısı güderler. Esasen savunulan bir kişi değil onun ideolojisidir. Çünkü saldıranlar da hatayı yapan kişiden çok onun sahip olduğu fikirlere karşıdır. Ve bu hatayı tüm camiaya yıkma derdindedirler.

Bir vakıfta , cemaatte , camiada bir kişinin yaptığı hatayı tüm bireylere mal etmek toptancılık ve fırsatçılıktır . Bunu yapanlar da esasen bu bireylerin hatası ile ilgilenmez . Arka planda, sahip olunan inançlara saldırı güdüsü vardır.

Medyanın gücü de bu noktada devreye giriyor. Medyanın kendi savunduğu fikirlere aykırı cepheyi linç etme düşüncesi, zaten dar görüşlü olan insanları daha fazla galeyana getiriyor .Bu da işin içinden çıkılmaz bir noktaya gitmesine sebep oluyor.

Toplum olarak kutuplaşmanın , tahammülsüzlüğün , ideolojik dayatmaların arka planında güç sahibi medyanın rolü büyük .Bunun yanı sıra sosyal medya üzerinden kısa sürede örgütlenen insanlar da kutuplaşmanın fitilini alevliyor. İş öyle bir noktaya geldi ki twitterda daha fazla linç edilen daha çok baskıya uğruyor, kimin yargılanması gerektiğine bile bu klavye kahramanları karar veriyor ekranları karşısında !

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber