• DOLAR
    7,6695
  • EURO
    8,9861
  • ALTIN
    470,18
  • BIST
    1,1710

Savaş İçin Değil Barış İçin Gidiyoruz

TBBM Genel Kurulu’nda 325 oyla kabul edilen Libya tezkeresi ile ilgili gazetecilerin sorularını cevaplayan Ak Parti Malatya Milletvekili Ahmet Çakır, Libya’ya gönderilmesi planlanan Askeri Unsurlar ile ilgili olarak, yaptığı değerlendirmede “Libya’ya savaş için değil barış için gidiyoruz” dedi

Savaş İçin Değil Barış İçin Gidiyoruz

TBBM Genel Kurulu’nda 325 oyla kabul edilen Libya tezkeresi ile ilgili gazetecilerin sorularını cevaplayan Ak Parti Malatya Milletvekili Ahmet Çakır, Libya’ya gönderilmesi planlanan Askeri Unsurlar ile ilgili olarak, yaptığı değerlendirmede “Libya’ya savaş için değil barış için gidiyoruz” dedi

Çakır, yaptığı açıklamada şunları söyledi. “Türkiye artık eski Türkiye değil. Bölge bir ateş çemberi içerisinde. Ülke sınırlarına değiştiği, sınırların yeniden çizildiği, ekonomik varlıkların el değiştirildiği bir bölge haline geldi. Petrol yataklarına bütün güçlerin bazen Türkiye’yi dışlayarak aldığı kararla el konulduğu bir coğrafyadayız. Türkiye bütün bunları bertaraf edecek bir güce erişti. Türkiye artık eski Türkiye değil.  Türkiye kabuğuna çekilip kendi sınırları içerisinde saldırıların geçmesini beklemiyor. Geçmişte Türkiye bunu yapıyordu. Kendi kabuğuna çekilen bir Türkiye vardı. Terör her zaman bir koz olarak Türkiye’nin karşısında yer almıştı. Her masada adeta ortaya konulan bir oyun kartı niyetindeydi. Bu süreç içerisinde Türkiye terörle içerde, dışarda her türlü mücadeleyi yapacak bir kapasiteye geldi.

TÜRKİYE HER ALANDA VAR OLMAK ZORUNDA

Yani bu kapasite gelmesi için de tabii ki Türkiye’nin ekonomik olarak ilerlemesi gerekiyor. Savunma sanayi başta olmak üzere her alanda gelişmesi gerekiyor. Karada da, denizde de, silahta da, denizaltında, da firkateynlerimizde de olmak üzere, geliştirdiği tankında da, helikopterinde de, insansız hava araçlarında da, silahlı insansız hava araçlarında da Türkiye gerçekten çok büyük bir gelişim gösterdi. Bütün bunları da haklarını ve çıkarlarını korumak üzere de artık sahada da var olduğunu gösterdi. Artık Suriye’den gelecek tehlikeleri yerinde bertaraf etmek üzere, oradaki oluşturacak, bir terör koridoruna ortadan kaldırmak üzere yaptığı hamleler oldu. Kuzey Irak’ta yaptığı hamleler gibi, Türkiye artık birçok devletin, Karadeniz’de, Rum kesimi ile Yunanistan’ın içerisinde bulunduğu Fransa’nın destek verdiği, Amerika’nın olduğu bölgede olduğu, İtalya’nın içerisinde olduğu ve Türkiye’yi tamamen dışlayan bir anlayış sergilendi. Oradaki doğalgaz ve petrole yönelik anlaşmaların ve planlamaların olduğu bir süreç içerisinde, bunların anlaşmalarıyla Türkiye sadece Deniz sahilinden ileriye gidemeyecek pozisyona düşürmek istedi.

İÇERDEKİ RAHATSIZ OLANLARI ANLAMAKTA ZORLANIYORUZ

Artık, kendi geleceğini, hatta 100 Yıl sonrasını planlayan bir Türkiye var. Dolayısıyla bunun için de Libya ile yapılan anlaşma bugüne kadar orada yapılan birçok oyunları da boşa çıkardı. Bu durum bir çoğunu rahatsız etti. Ama içerdeki rahatsız olanları anlamakta zorlanıyoruz. Onu da ifade etmem gerekiyor. Tabii ki İsrail rahatsız olacak Rum Kesimi de hasta olacak Yunanistan rahatsız olacak Fransa rahatsız olacak ama Efe rahatsız olacak.  Bunlar rahatsızlıklarında çok açık bir şekilde dile getiriyorlar. Ama bunun karşısında içerideki muhalefet bundan rahatsız. Türkiye oradaki Libya’yla yapılan anlaşma artık bu çıkarlarımızı korumak anlamda sadece oradayız. Bu anlamda Türkiye olarak bizim şu an dünyanın 7 farklı noktasında anlaşmalarımız var. Oralarda askerlerimiz var. Yani Katar’dan Sudan’a kadar birçok yerde askerimiz var.  Dolayısıyla buralardaki bulunma nedenimiz, hem ülkemizin geleceği adına oluşturulan tehditlere karşı yapılan kumpasları bozmak, oyunları bozmaktır. Türkiye kendi geleceği noktasında, hem bölgenin istikrarını korumak, hem bölge halklarının güvenliğini sağlamak amacıyla atılan adımlardan tedbirlerden bir tanesidir.

SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI YAPMAK DOĞRU DEĞİL

Orada bulunmamızın amacı Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen yönetime karşı yapılan saldırıları bertaraf etmek anlamındadır. Libya halkının yaşaması anlamında bu anlaşma yapmıştır. Dolayısıyla bu konuda Türkiye Cumhuriyeti de üzerine düşeni yapmıştır. Bu konuda bizlere düşen de ülkemizin birliği adına, beraberliği adına bir ve beraber olmaktır. Ortada bir savaş yok ama biz orada olurken, Hani bir söz var “Savaşı göze almadan barışı sağlayamazsın” masada her türlüsü riski alarak masada olacaksın. Her zaman ifade ettiğimiz gibi bölgedeki uluslararası hukuka aykırı anlaşmalar ile Türkiye’yi dışlayan tutumlardır.  Libya’nın parçalanıp bölünmesi gibi bunların umurunda olmayan, sadece kendi çıkarlarını düşünen, farklı uluslararası yapılara karşı Türkiye de bölge ülkelerine yapılan saldırılara karşı alınmış bir önlemdir, tedbirdir. Bunlar savaşa girmek bir savaş çığırtkanlığı yapmak kesinlikle doğru değildir. Biz her zaman da barıştan yana olduğumuzu hep barış için var olduğumuzu bu yönde de çaba harcadığımızı her zaman açıklıyoruz. Oraya da barış için gidiyoruz Savaş için değil.”

A.Vahap Kaygusuz

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber