• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
SALLANIRKEN AYIK OLMAK
  • 0
  • 256
  • 09 Nisan 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Çeşitli sallantılar vardır; kimi içmiş de sallanırken, kimi ekonomik, kimi de siyasi krizden sallanabilir, kimisi de zelzele (deprem) ile sallanır da başı dönünce ne yapacağını bilmez hale gelir Allah korusun. Aşk sarhoşu olanlara da bir şey demeyelim…

Kendi hür iradesiyle ayakta duramayacak kadar zil zurna sarhoş olup evinin yolunu bile şaşıranlara ne denir bilmem. Ekonomik kriz, kişinin dengesini bozarak bunalıma iter ve işin sonu pek de iyi gelmez. Siyasi krizler ise çok daha vahimdir ki, bir milleti toptan ilgilendirir. Bir de sıkça meydana gelen depremler vardır; bu da malı, canı, aklı, nesli, dini, dünya ve ahireti etkiler. Çünkü netice nasıl olur hiçbirimiz kestiremeyiz.

Büyük kıyametin birer provası kabul edilen yerel ve küresel depremler insanın aklını başından alabilecek nitelikte olabilir ki, çok da tedarikli olunabileceği söylenemez. Hani bize elbette tedbir almak düşer. Velâkin takdir tedbiri bozabilir; her ne kadar bunun tersini söyleyenler varsa da.

Sözgelimi 04.04.2019 günü Elazığ Sivrice merkezli 5.2 şiddetindeki depremi 20:30 dolaylarında bölge halkı henüz uyumamışken meydana geldiği için genellikle açıkça hissedildi. Yaklaşık 30 saniye kadar süren depremi Malatya’mızda da belirgin bir şekilde hissederek bir korku yaşadık.

Bugüne kadar tespit edilebildiği kadarıyla en büyük deprem 22 Mayıs 1960 yılında Şili’de 9.5 şiddetinde meydana gelmiştir. Öte yandan 23 Ocak 1556 sabahında Çin’de meydana gelen Şensi Depreminde 830,000 kişi ölmüştür. Diğer büyük bir deprem ve tsunami, 26 Aralık 2004 günü meydana gelmiş, merkezi Endonezya‘nın Sumatra adasının batı kıyısı açıklarında olan depremdir. Batma nedeniyle meydana gelen deprem, Hint Okyanusu’na kıyısı olan karaları vuran, yüksekliği 30 metreye kadar çıkan tsunamiler üretti ve bu nedenle on dört ülkede 230.000’den fazla kişi ölmüştür.

Deprem uzmanı bilim adamlarımız hangi şehrin, hangi ülkenin neresinde(n) ne şekilde, hangi büyüklükte bir fay hattı geçtiğini tespit edip deprem haritaları çıkarmışlardır. Buraya kadar her şey bilimsel de; madem bütün fay hatları ve içlerindeki enerji birikmesi, yığılması biliniyor da neden önceden deprem vakti tahmin edilemiyor veya diyelim ki vaktini bilemediler, peki oradaki patlayıp boşalacağı kesin olarak bilinen enerjinin bir çeşit tahliye edilmesi üzerinde neden kafa yorulmuyor diye merakımızdan sormak istiyoruz. Üstelik uzmanlar yapay (sanal) depremlerin de yapılabilme olasılığı üzerinde dururken her hangi bir önlemin alınamayışı gerçekten düşündürücüdür. Görüp şahit olduğumuz şey her hangi bir yerde bir deprem oluyor, uzmanlarımız sadece rasathanemizin kaydettiği şiddet ölçeğini açıklamakla yetinip en fazla da depreme dayanıklı yapıların zarureti ve kendimizi nasıl koruyacağımız üzerinde durmaktadırlar. Fakat yapılan araştırmalarda devasa depremlerin gece yarısından sonra insanlar uykunun en derin yerindeyken meydana gelmiştir.

Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi verilerine göre sadece 1999 yılında, yeryüzünde küçük veya büyük şiddette 20.832 deprem meydana gelmiştir.

“Ümmetimde zelzeleler olur. Öyle ki, bu zelzelelerde on bin, yirmi bin, otuz bin kişi ölür. Allah, bu ölümü muttakilere öğüt, müminlere rahmet, kâfirlere ise azap kılar.” (İbni Asakir, Geleceğin Tarihi 1, Orhan Baytan, Mevsim Yayıncılık, s. 81)

Sürekli dünyaca sallanıyor olmamız pek de hayra alamet değilse de kıyametin alameti olduğu kesin gibidir. Kaynaklarımıza baktığımızda meydana gelen bunca depremin ilahi birer ikaz niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Yüce Kuran’da kıyametin yakın olduğu haberi verilir ve kıyamet esnasında vuku bulacak olaylara dikkat çekilir. Şimdi gelişen bilimler, Kuran’ın haberlerini daha ayrıntılı yorumlama imkânı veriyor. Özellikle Kara deliklerin yol açacağı kıyamet ihtimalleri dikkat çekiyor. Depremler, Güneş ve Ayın çekim etkisiyle birleştirilmeye çalışılır. Bu konuda bilimsel araştırmalar da vardır; ama henüz bir neticeye bağlandığı söylenemez. Ay ve Güneş tutulmasıyla denizde 7-8 metreye kadar yükselme olabiliyor. Karalarda vuku bulan yükselme ise 35-40 cm kadardır. Bunun depremi tetikleyici bir unsur olduğu düşünülüyor. Kara delik çekim etkisi çok daha şiddetli bir depreme yol açabilir. Örneğin 12 veya 15 şiddetinde meydana gelebilecek depremleri düşünün.

Dört bir cihetten farklı nedenlerden ötürü sallanıp dururken ayık kalabilmek ne mümkün. Özellikle Kur’an’daki kıyamet sahnelerini de incelediğimizde dönüşü olmayan mukadder akıbete hızlıca akıp gittiğimiz ve bu lokal depremlerin kıyamet depreminin birer provası olduğunu anlıyoruz. Bu da süreci daha az bir zararla kapatabilmek için azami ölçüde maddi ve manevi bir gayretin içerisinde olmamız gerektiği bilinciyle yaşama mecburiyetini bizlere öğütlemektedir..

Rabbimizden kazasız, belasız ve afatsız günler diliyoruz.

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber