• DOLAR
    6,7492
    %2,04
  • EURO
    7,3008
    %1,26
  • ALTIN
    351,53
    %2,44
  • BIST
    8,2820
    %0,54

Salgın Hastalıklar Ve İslami Tedbirler

Tüm dünyayı etkisi altına alan coronavirüs (covid 19) salgını nedeniyle sağlık alanında tedbirler üst noktaya taşındı. Bu noktada İslami tedbirler için neler söylenebiliri İl Müftüsü Veysel Işıldar ile konuştuk. Önemli noktalara temas eden ışıldar, “Kul olarak bizlere düşen en büyük görev tedbirimizi aldıktan sonra, Allah’a tevekkül etmektir. Aksi taktirde buna kim uymaz ise kul hakkına tecavüz etmiş olur” uyarısında bulundu

Salgın Hastalıklar Ve İslami Tedbirler

Tüm dünyayı etkisi altına alan coronavirüs (covid 19) salgını nedeniyle sağlık alanında tedbirler üst noktaya taşındı. Bu noktada İslami tedbirler için neler söylenebiliri İl Müftüsü Veysel Işıldar ile konuştuk. Önemli noktalara temas eden ışıldar, “Kul olarak bizlere düşen en büyük görev tedbirimizi aldıktan sonra, Allah’a tevekkül etmektir. Aksi taktirde buna kim uymaz ise kul hakkına tecavüz etmiş olur” uyarısında bulundu

Bir Müslümanın salgın hastalıklar karşısında alması gereken tedbirler nelerdir?

Kuran-ı Kerim Bakara Suresi 195.Ayet te de belirtildiği gibi; “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.”  O kadar kapsamlı bir ayet ki hayatımızın her anına bu ayeti uyguladığımızda karlı çıkacağımıza eminim. Bunu günümüze uyarladığımızda bir salgın, doğal afet yada başka bir şey olduğunda birey olarak toplum olarak üzerimize düşen görevleri yaparsak, kendi ellerimizle kendimizi tehlikeye atmamış oluruz. Kul olarak bizlere düşen en büyük görev tedbirimizi aldıktan sonra, Allah’a tevekkül etmektir. Sahabenin biri Peygamber Efendimize sormuş, ben Allaha tevekkül etmek istiyorum, Allah’a güvenmek istiyorum, nasıl tevekkül edeyim nasıl güveneyim? Ben devemi çöle bıraksam sonra Allah’a tevekkül etsem olur mu? Diye. Peygamber efendimiz ise sağlam bir kazığa bağla ondan sonra Allah’a tevekkül et demiştir. Bizde bugün yaşadığımız bu salgında kul planında üzerimize düşen tedbirleri alırsak, en az hafif şekilde atlatacağız. Tedbir almayan buna bigâne kalan ülkelerin çektikleri zararları anlık olarak izliyoruz. Özellikle toplu yerlerden uzak durmamız gerektiğini uzmanlar söylüyor. Bu çerçevede Diyanet İşleri Başkanlığımızın aldığı karar çerçevesinde tehlike atlatılana kadar geçici süreliğine mescitlerde ve camilerde cemaatle namazlar durduruldu.  Cuma namazları da camilerde cemaatle kılınmayacak. Çünkü Cuma namazı cemaatin çok yoğun olarak katıldığı bir yerdir ki buda hakikaten büyük bir risk doğuruyor. Uzmanlar sosyal mesafeden bahsediyorlar bunun en az bir buçuk metre mesafeyle insanların iletişim kurmalarını istiyorlar. Toplumumuz bu konuda kamu spotları ile eğitilmeye çalışılıyor. Bunlar çok güzel şeyler. Şimdi düşünün ki namazda safların sık ve düzgün olması gerekiyor. Asrısaadette de bu tarz salgınlara veba deniliyordu.  Peygamber efendimiz de tabii afetlerde yağmur, sel ve bu tür salgınlarda, bugün ki anlamıyla karantina uygulamıştır. Mescide gelmemelerini evlerinde münferiden namaz kılmalarını emretmiştir. Hazreti Ömer’e bir yerde Veba var dediklerinde oraya girmeyin demiştir. Hazreti Ömer’e sen Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun? Allah dilerse sana bulaşır dilemezse sana bulaşmaz demiştir. Böyle bir soru ile muhatap kalınca, Hazreti Ömer diyor ki; ‘Allah’ın bir kaderinden diğerine kaçıyorum diyor.’ Buradan anlamamız gereken konu ise, insanın beşer planında alması gereken tedbir ile sorumlu olduğudur. Her bir Müslüman kardeşimiz kendi tedbirini almalı. Devletimizin belirlediği kurallara uyulmalıdır. Aksi taktirde buna kim uymaz ise kul hakkına tecavüz etmiş olur. Üzerinde bu virüsü taşıyan insan, toplum içerisinde dolaştı, birçok kişiyle iletişim kurdu. Sosyal mesafe kuralına uymadı, inadına ben camide namaz kılmak istiyorum diye kalabalıklara karıştı ve orada bulunan ve bundan haberi olmayan insanlara bu virüsü bulaştırdı. İşte bu bir kul hakkıdır. Hatta o insanların belki de ölümüne neden olacak bir davranış.

Dezenfektanlar abdesti bozar mı?

Dezenfektan ve kolonyalarda alkol var. Alkolün de insanlar tarafından içilerek tüketilmesi dinen haramdır. Alkol içildiğinde bilindiği gibi sarhoşluk verir. Dinimiz bu nedenle yasaklamıştır. Burada alkolü insanlar alkolü içmediği için ellerine döktüğü veya vücuduna sürdüğü için sakıncası yok. Salgını engellemek için ve mikropların kırılması için böyle bir şey yapılıyor. Başka birine bulaşmasın veya sirayet etmesin diye, mikrobun izole edilmesi için kullanılan bir madde. Tedbir olduğu için hiçbir mahsuru yok. Bu dezenfektan, kolonya veya benzer bir şey olabilir. Din İşleri Yüksek Kurulumuz da bu konuda Türkiye’deki en büyük dini otoritedir. Bu konuda fetvasını vermiştir.

Bulaşıcı hastalıklardan dolayı vefat eden kişilere ne yapılmalı?

Bulaşma riski taşıyorsa eğer, sağlık uzmanların tavsiyelerine göre hastalığın başkasına sirayet etmesini önleyecek tedbirler kapsamında ilerlenmesi gerekiyor. Yakılması söz konusu değil ama bulaşıcılık riskine karşı merhumu izole edecek maddeler neyse o şekilde kefenlenip, yıkanıp ve gömülmesinde hiçbir mahsur yoktur. Kafa karışıklığına hiç gerek yok. Burada temel konu bu virüsün başkasına bulaşmasını ve zarar vermesini önlemektir. Bu tedbirlerin alınmasında dinen hiçbir sakınca yoktur.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Dua etmemiz gerekiyor. Zor günlerden geçiyoruz. İnsanlığın bir imtihanıdır. Allah-u Teâlâ Bakara Suresi 155. Ayet te ‘Biz sizi; biraz korkuyla (doğal ve sosyal afetler ve düşman saldırılarıyla), açlık (ve kıtlıkla) ve bir parça da mallardan, canlardan ve semerat (ürün ve evlatlar) dan noksanlaştırmakla (hastalık ve sakatlıkla) imtihan edeceğiz. Sabır (sükûnet ve teslimiyet) gösterenleri müjdele (ki, sadece onlar sevaba ve başarıya erişeceklerdir.)’ belirtiyor.  Burada sabretmek verilen mücadeleleri de yapmak demektir. Sabrın içinde bu da vardır. Başa gelen musibetler karşısında sadece pasif durumda değil, aktif olarak beşer planda alınması gereken tedbirleri almak da sabrın içindedir. Tedbir almak isyan etmek değildir. Kuranın emri ve İslam’ın emridir tedbir almak. Elbette ki abartmadan bu işleri paranoya haline getirmeden, sınırı aşmadan uzmanların bilimsel olarak tavsiyelerine dikkat etmeliyiz. Dikkat etmemiz halinde devlet ve millet olarak bu durumun üstesinden geleceğiz. Allah en kısa zamanda bu işin üstesinden gelmeyi, en az zararla kurtulmayı bizlere nasip etsin.

Hanife Sarı’nın Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber