• DOLAR
    6,8045
    %-0,08
  • EURO
    7,6071
    %0,51
  • ALTIN
    380,76
    %-0,03
  • BIST
    8,5469
    %0,36

Salgın Durumlarında İşçinin Yasal Hakları

Koronavirüs dünya gündemini adeta işgal etmiş durumda. İnsan sağlığını etkilediği gibi sosyal yaşamımızı da etkilediği aşikar. Devlet memurları ücretli izne çıkarılırken, özel sektörde çalışanlar ise maaş ve hatta iş tehdidiyle karşı karşıya kalabiliyor. İşçinin yani çalışanın kanunen hakları nelerdir? Sorusunun yanıtını  Avukat Umut Yalçın’dan aldık.

Salgın Durumlarında İşçinin Yasal Hakları

Koronavirüs dünya gündemini adeta işgal etmiş durumda. İnsan sağlığını etkilediği gibi sosyal yaşamımızı da etkilediği aşikar. Devlet memurları ücretli izne çıkarılırken, özel sektörde çalışanlar ise maaş ve hatta iş tehdidiyle karşı karşıya kalabiliyor. İşçinin yani çalışanın kanunen hakları nelerdir? Sorusunun yanıtını  Avukat Umut Yalçın’dan aldık.

Sosyal izalasyon ve ‘evde kal’ çağrılarının ardından işletmeler kepenk indirirken bu durumdan en çok tedirgin olanın işçilerimiz olduğunu görmekteyiz. Bu durumda işçi ve işveren arasındaki ilişki sonlanabilir mi?

Toplum olarak zor zamanlardan geçmekteyiz. Koronavirüsün etkisi ve yayılma hızı arttıkça toplumdaki telaş ve kaygı da artıyor doğal olarak. Virüsün Türkiye’de görüldüğü ilk günden bu yana geçen sürede vaka sayıları ve ölümler artsa da toplumun en azami güvenliğini sağlayacak önlemler alınmasının bazı getirileri bulunmaktadır bunlardan biri de işçi sorunlarıdır. İşçiler için yakın bir tehlike olması nedeniyle Koranavirüse karşı önlem alınmadığında işçilerin çalışmaktan kaçınma hakkı bulunmaktadır. İşçilerin karşılaştıkları veya karşılaşacakları ciddi ve yakın tehlikelerden dolayı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “Çalışmaktan Kaçınma Hakkı” başlıklı 13. maddesine göre; Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. İşveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir. İşverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır. Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda birinci fıkradaki usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz. İş sözleşmesiyle çalışanlar, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilir. Toplu sözleşme veya toplu iş sözleşmesi ile çalışan kamu personeli, bu maddeye göre çalışmadığı dönemde fiilen çalışmış sayılır.

Koronavirüs’ü dünyada ekonomileri zor durumda bırakırken, birçok şirket virüs süresince, iş yeri şartlarında alınacak önlemlerin yeterli olmadığı belirtildiği için işleri evden yürütme kararı aldı. Bunun yanında bazı şirketler ise işlerinin düşmesi nedeniyle işçiyi ücretsiz izne çıkarıyor. İşçiler ücretsiz izin uygulamasını kabul etmek istemiyor. Çünkü bu süre boyunca herhangi bir ödeme alamadıkları gibi işsizlik maaşından da yararlanamıyorlar. Peki, iş kanunu ne diyor? İşverenin işçiyi ücretsiz izne çıkarma hakkı var mı? İşçinin rızası olmayan durumlarda neler yapılabilir? 

İzin süreçleriyle ilgili 4857 sayılı İş Kanunu’nun yanı sıra Yargıtay uygulamalarının esas alınmaktadır., “İş Kanunu’nda esas olan izin türü ücretli izindir. Ücretsiz izin ise istisna niteliğinde ve sadece kanunda öngörülen hallerde mümkün olabilir. Bu konuda İş Kanunu yeterli düzenlemeleri içermediği için Yargıtay kararlarına göre hareket edilmesi gerekmektedir. Yargıtay’ın bu konuda getirdiği çözüm ise; ücretsiz izin, ancak işçi ile işverenin “ortak mutabakatı” ile söz konusu olabilir. Yani işveren tek taraflı olarak işçiyi ücretsiz izne çıkarma hakkına sahip değildir.

Bu durum da zorla izne çıkarılan işçinin ne gibi hakları bulunmaktadır?

Zorla ücretsiz izne çıkarılan işçiler sözleşmelerini İş Kanunu 24.maddesi gereğince haklı nedenle feshedebilir, tazminat ve diğer haklarını alabilirler. Ek olarak işçi, ücretli izne çıkarıldığı halde ücreti ödenmemiş gibi alacak davası ve şartlar uygunsa kıdem tazminatı davası da açabilir.

Korona gibi salgın hallerinde karantina ilan edilir ve iş yerinin faaliyeti durdurulursa nasıl bir sonuçla karşılaşılır?

Bu zorlayıcı nedenle işyerinin mecburen çalışmayı durdurduğu ilk hafta çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye işveren yarım ücret ödenmek zorundadır. Süre 1 haftayı aşacak olursa bu kez ücret ödemek zorunda değildir. Ancak işveren işçiye İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca 3 aylık kısa çalışma yaptırarak ücretin işsizlik sigortası fonundan ödenmesini sağlayabilir.

Kısa çalışma ödeneğinden her işçi faydalanabilir mi?

Kısa çalışma ödeneğinden, üretime faaliyete ara verilen iş yerlerinde çalışıp da son 3 yıl içinde en az 450 gün primi bulunanlar ve kısa çalışmadan önceki son 60 gün hizmet akdi ile sigortalı çalışanlar yararlanabilmektedir. Son 3 yıldaki sigortalı çalışma süresi 450 günün altında olanlar ile en son çalışma süresi 60 günün altında kalanlar kısa çalışma ödeneği alamazlar.

Bu süreçte işçinin ücreti ödenmez ise işçi istifa edebilir mi kıdem ve ihbar tazminatlarını alabilir mi?

İşçinin çalıştığı iş yerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıktığında işçiye iş akdini haklı olarak fesih etme hakkı İş Kanunu tarafından tanınmıştır. Ancak bu durumda işçi sadece kıdem tazminatı alabilecek olup ihbar tazminatı alamayacaktır.

Hanife Sarı’nın Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber