• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Nedim Sağır
Nedim  Sağır
nedim.sagir@malatyasonsoz.com.tr
RUH HAKKINDA     
  • 0
  • 262
  • 11 Nisan 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile…

Rabbimizin selam ve rahmeti üzerimize olsun, cumamız birliğimize, dirliğimize, iriliğimize ve devletimizin, milletimizin bekasına vesile olsun…

“… Bütün âlem, kendi ihtiyarından, kendi varlığından sarhoşluk âlemine kaçıyor. Bu suretle herkes, şarap, çalgı gibi şeylere takarak kendi de aklından bir an olsun kurtulmaya çalıştı. Herkes bilir ki boştur tuzaktır. İnsanın kendi ihtiyarı ile bir şeyi düşünmesi, bir şeyi anması cehennemdir âdeta. Onun için herkes varlığından, kendiliğinden geçme âlemine, yahut sarhoşluğa kaçar, yahut da bir işe koyulup kendini unutur. Fakat yine de bu âlemden kendini çeker, kavramı âlemine gelirsin. Çünkü o kendini unutma âlemine Hak fermanı olmadan gitmiştik… ” (Mevlana k.s.)

Bu hafta kaleme aldığımız konu insanlığın her daim merak ve ilgisine mahzar olan, hakkında yanlış yada doğru sürekli tahkikatlar ve beyanatlar yapılan, aslında ise “Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir.”(İsra Suresi /85) Rabbimizin sınırlarını belirlediği kelimetullah olan “Ruh” hakkındadır.

Arapça “revh” kök kelimesinden gelen ruh, insandaki canlılığı, yaşamı, duyguları, hisleri ve bunların devamlılığını sağlayan bu kelimetullah aynı zamanda yapısal içeri ile girdiği her cismani varlığın her zerresinde bütünündeki var olan her özelliği hayatta tutan muhteşemliğe sahiptir. Ruh kelimesi aslî manası ile tefekkür edildiğinde yaygan, geçilgen, tesir eden, latif ve nuranî  bir varlıktır.

Ruh denen ilahi kelime takriben yirmi beş yüzyıl boyunca tüm idealist felsefe sahiplerinin peşinde olduğu bir hakikattir. Her şeye maddesel boyutu ile bakan –sözde- çağdaş bilimlerin gelişmesiyle birlikte bu varlığın sırrından habersiz bilim adamları evreni, canlılığı ve etrafımızda gördüğümüz her şeyi, herhangi bir fizik ötesi güce gerek duymadan açıklamaya çalışsalar da ruh daima ilgi odağı olmaya, insanı cezbetmeye devam etmiş ve devamda edecektir.

Bu konuda geçekliğe yakınlığı, ilim ehlinin penceresi olma özelliğine sahip açıklaması ile Muhyiddin İbni Arabi (ra.)’den bir nakil yapmak ufkumuzu aydınlatacaktır:

“… insanın hakikati felekten oluşmuş değil, bilakis o, üflenilen ruhtandır {ve nefahtü fihi min ruhi} ve bu ruh mekansızdır.” (M.Arabi)

Ruh, Allah’ın emrinden (hal-durumundan), zati sıfatından bir mukaddes Nur-u Zatidir ve aslında şekli yoktur.  Girdiği kalıbın şeklini alır( su gibi, suyunda şekli yoktur, girdiği kalıbın şeklini alır.) Ruhun (nuri ilahinin aslında cinsiyeti de yoktur.) Allah’ın bu zati nurundan olan ruhu Adem’e üfürünce Adem’in şeklini almıştır.  Havva’ya üfürünce Havva Anamızın şeklini almıştır ve ruhun aldığı bu şekli Allah kişileştirmiş, fiilden faile yani özneye dönüştürmüştür. Zira ruh-nur olarak, ışık gibidir. Soyuttan özneye dönüşüp şekil alınca kişiselleşmiş, öznele dönüşmüştür. Eylem veya sıfat eylem gibi. Rüyada gördüğümüz insanların cesedi değil, cesedi suretindeki ruhlarıdır. Onun için cesetten çıkmakla ruhlar yok olmazlar, ölen cesettir.

İmam Gazali ise şöyle izah etmektedir : “RUH cisim dahi değildir… Suyun kaba girmesi gibi bedene dışarıdan girmiş değildir! Cisim bölünebilir. RUH ise cisim olmadığı gibi bölünebilir bir şey de değildir. Eğer ruh bölünebilseydi, onun bir parçasının bir şeyi bilip diğerinin bilmemesi mümkündü… Tek yerde iki zıddın olması çelişik bir fikirdir. Cüz kelimesi ruh için uygun değildir. Çünkü, cüz küll’e izafet demek olup, bu hususta ise ne küll ne de cüz vardır. Ruh bölünmez bir yapıdır. Ve yer de tutmaz.”, “Ve kadim değil hadistir anlamına olarak RUH mahlûktur, denilir. İnsan RUHLARI nutfede zuhuruyla hadis olmuştur…” Bu açıklama ile birlikte batılı bilim adamlarının da naklettiklerini kontrol ettikten sonra ruh hakkında ki kanaatim şöyle yoğunluk kazanmakta : Yapısı itibarıyla içinde bulunduğu cisimden tesirini, eserini, varlığını devam ettirmekle beraber ayrı parça gibi görünen ancak cismin ortadan kalkmasıyla varlığı ortadan kalkmayan baki yani daimi bir varlıktır. Varlığı kendinden kaim ayrıca maddi boyutla ilgi ve alakası olsun ya da olmasın tek bir varlık ve cevherdir. Sayısız maddi kalıplarda ayrı ayrı varlığı müşahede edilse de bütünlüğüne noksanlık ve araz gelmesi söz konusu değildir. Bununla beraber maddesel boyutundaki cismani varlıkla(rla), bazı sıfat ve özelliklerle farklı şekillerde görünse de bu onun bütünlüğünün muhteşemliğindendir.

Selam yurdunun ehilleri olmak umuduyla…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber