• DOLAR
    5,9270
    %0,00
  • EURO
    6,5454
    %0,09
  • ALTIN
    284,74
    %0,07
  • BIST
    93.981
    %-5,10
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
RAMAZAN İKLİMİNE DOĞRU
  • 0
  • 996
  • 30 Nisan 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” (Bakara, 183)

“(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.” (Bakara, 185)

On bir ayın sultanı diye bilinen mübarek Ramazan ayının eşiğindeyiz. Rahmet, mağfiret ve cehennemden kurtuluş vesilesi olan ve sadece farz orucu hakkıyla tutanların girebileceği “Reyyan” adlı cennet kapılarının aralandığı, şeytanların ( ki, insan olanlarının şerrinden de Allah’a sığınırız) zincirlere vurulduğu bir aydan bahsediyoruz.

Bizleri bu yılki Ramazan’a ulaştıran Rabbimize sonsuz ham dolsun. İnşallah sağlıkla aksatmadan orucumuzu tutar da gerçek manadaki bir bayrama erişmiş oluruz.

Nisan ayının sonu ve Mayıs ayını başı olmasına rağmen havalar hâlâ soğuk denilebilecek vaziyette seyrediyor. Umarız oruçlarımızı serin bir atmosferde tutar ve teravihlerimizi de kılarız.

Dünyevileşmenin alabildiğine bizleri meşgul edip maneviyattan ve vicdani duyarlılıktan uzaklaştırıp bir nevi robotlaştırdığı vaziyetten kurtulmamıza vesile olmasını diliyoruz bu Ramazanın.

Reklamlarda dikkatleri çeken bir husus var: Oruçla, ibadetle hiç alakası olmayan birileri iftar sofralarımızı daha şimdiden rezerve ile işgal etmeye çalışmaktadır. Adeta Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi… Bunu, izleyenler biliyor, isim vermeye gerek yoktur.

Üzücü olan diğer önemli bir husus ise, fırsatçıların gıda ürünlerindeki fiyat artışlarıdır. Ayrıca merdiven altı sakıncalı ürünlerin piyasaya sürülmesi de ayrı ayıp. Oruç yiyenlerin, tutanları artık pek hesaba almadığı, çok rahat bir biçimde açıktan yiyip içenlerin, giyim kuşamına dikkat etmeyenlerin ve birtakım dini sembol, argüman ve kaynakları istismara yeltenenlerin ahvali de düşündürücüdür.

Televizyonlardaki muhtelif medyatik hocaların ara sıra kafa karıştıran izahatları, lüzumundan fazla yemek tarifleri programları, haddinden fazla harcama ve israf meselesi de dikkat edilmesi gereken hususlardır.

Belediyelerce çok iyi niyetlerle kurulan iftar çadırlarının da gerçekten amacına hizmet ettiği söylenemez.  Ramazan ayındaki gece şenlikleri için dışarıdan getirilen sanatçılar ve onlar için harcanan paralar da gözden geçirilmesi geren durumlardır. Ülkemizde meydana gelen ekonomik krizi birçoğumuz iliklerimize kadar hissederken bu Ramazan eğlencemiz de eksik olsun diye düşünüyoruz.

Kur’an ayı olup içerisinde ‘Kadir gecesi’ni barındıran mübarek Ramazan ayının aktiviteleri arasında başta Kur’an ziyafetleri, camilerin ailecek şenlendirilmesi ve manevi motivasyonun sağlanması için nefis tezkiyesi, empati kabiliyeti gelişimi ve de günahlardan arınmak için azami bir gayretin sarfedilmesi elzemdir.

Kurallarına uygun yapılmayacak olan bir ibadetin pek hayrı olmadığı gibi ele, ayağa, göze, kulağa hükmetmeyen bir orucun da açlıktan başka bir anlamının olmadığını Peygamber Efendimizden öğreniyoruz.

Hicri yılda bir ay oruç ibadetinin içinde eda edildiği Ramazan ayı yıllık günahlarımızın kefareti kabilinden çok önemli bir fırsat olduğu için bilinçli geçirilmesi gereken müstesna bir aydır. Bu ayda elde edilen üstün özelliklerin mümkün mertebe bütün yıla yansıtılarak sürdürülmesi eastır. Aksine Müslümanlığı Ramazana sığdırıp Şevval ayından itibaren seküler takılmanın hiçbir anlamı yoktur. Yani oruç bitti diyelim, ama Ramazandan sonra namazı, niyazı camiyi cemaati bırakmanın izahı olamaz. Zira bu hâşâ Allah ile pazarlık yapmaya benzer ki bu da kimsenin haddi olmasa gerek.

Ramazan bizlere nasip olursa misafir gelecek, eğer onu hakkıyla ağırlayabilirsek kazançlı çıkacak olan bizler oluruz.  Ama baştan savma bir ağırlanma olursa da gelecek senenin Ramazanına kavuşup kavuşmayacağımız belli olmadığından zarar gören yine bizden başkası olmaz.

“Eğer kullar, Ramazan’ın faziletlerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi…”   (Heysemî, c. III, sf. 141)

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber