• DOLAR
    5,0826
    % 0,28
  • EURO
    5,8905
    % 0,25
  • ALTIN
    197,4766
    % 0,02
  • BIST
    95.605,37
    % 1,12

Rahmet İklimi Ramazan ve “İsraf”

Takva, ihlas gibi önemli değerleri kazandığımız Ramazan ayını konuştuğumuz İl Müftüsü Ümit Çimen, “Biz Ramazandaki ibadetimiz ile bu ayda indirilen Kur’an’ın ölçülerini hayatımızı örtüştürür hale getiriyoruz.  Bu anlamda Malatya’da camilerimiz Ramazana hazır. Camilerimizdeki Ramazan iklimini vatandaşlarımıza hakkıyla yaşatmanın gayreti içinde olacağız.” dedi. Ramazan’ın bu yılki temasına dikkat çeken Çimen, “ Bu noktada sofralarımızın sıfır atıklı olması lazım, ihtiyacımız kadar kullanalım. Bunun yanında Teravih Namazları Ramazanın ayrı bir güzelliği, camilerimize ailecek gitme alışkanlığını edinelim.” ifadelerine yer verdi

Rahmet İklimi Ramazan ve “İsraf”

Ramazan ayının önemi ve bizlere olan manevi getirisi için neler söylenebilir? 

Beklenen müjde geldi.  Ramazan inancımızda, kültürümüzde tüm Müslümanların özlemle beklediği bir rahmet, mağfiret mevsimidir. İnsanlar melek değildir, beşerdir mutlaka hataları, kusurları vardır. Bir yılık süreç içerisinde insanların bu 11 ayın sonunda kendilerini çek edebilecekleri, kendi dini hayatlarını gözden geçirebilecekleri dağılan dini hayatlarını yeniden inşa edecekleri bir mevsim Ramazan mevsimi.  3 aylar biliyorsunuz Recep,  Şaban ve Ramazan ayı Müslüman toplumunun hayatında önemli bir yeri olan rahmet marifet iklimidir.  Ramazan ayına gelmeden önce kandil geceleriyle, Recep ve Şaban’la bir ışıklı işaretli yolla biz bu günlere, Ramazan’ın başlangıcına geldik. Allah nasip ederse Kadir Gecesini yaşayacağız. Gecelerin, kandillerin en büyüğü ve en önemlisi olan Kadir Gecesine ulaşacağız. Bizim medeniyetimiz sevgi ve saygı medeniyetidir. Bütün değerlerimiz inançlarımız bu iki kavramın içini doldurur. Bir anlamda da Müslümanlığı dindarlığı tarif et deseler yaratana saygı yaratılmışa şefkat deriz.   Ramazan’da bunun bütün boyutlarıyla yaşandığı bir mevsimdir. İnsanı insan yapan değerlerin su yüzüne çıktığı bir mevsimdir Ramazan. Ramazan ayında biz İslam’ın 5 şartından biri olan oruç ibadetini ifa ediyoruz. Aynı zamanda da Rabbimizin rahmet ve marifet müjdesi nedeniyle bir farzın diğer zamanlardaki sevabının bu ayda 70 fazla bedel olduğu için zekâtları da Müslümanlar bu ayda daha çok verirler.  Bu ay bütün halimizle Hakk’a yakın olma mevsimi, gönülleri yapma iklimidir. Ramazan Rabbin kul ile mesafelerin kalktığı mevsimi oluşturur. İnanmış gönüller arasında köprüler kurar bu ay. Bu itibarla birçok Müslüman Ramazan ayında özelliklerini yeniden kazanma imkânına sahiptir. 11 ay boyunca kaybettiğimiz özelliklerimiz bu ay yeniden keşfederiz. Üstü örtülen tozlanan unutulmaya yüz tutmuş değerlerimiz insani hasletlerimizi Ramazan ayında yeniden keşfederiz yeniden canlılık kazandırırız. Oruç zaten huzur ve Allah’la buluşma mevsimidir. Bu anlamıyla Ramazan ve oruç ahiret azıklıklarımızın en hayırlısı olan takvayı bize kazandırıyor. Takva Allah’ a yakın olmaktır. Allah’ ın emirleri ve yasakları konusunda duyarlılık ve bilinçli oma tavrımızı oruçla bu ayda kazanıyoruz.  Yaptığımız iş ve amelleri Allah’ ın katında değerli yapan ihlası dindeki samimiyeti kazanıyoruz bu ayda. İnanç dünyamızı yeniden kendisiyle buluşturduğumuz bir mevsimdeyiz.  Diğer yönüyle Müslüman diğerkam insandır, bencil insan değildir hayatı başkasıyla düşünen insandır. Diğerkâmlığı hayatımıza taşıdığımız bir mevsimdir ramazan. Her şeyden önemlisi kazandığımız hasletlerden biri de Ramazanda nefisimizi terbiye ediyoruz. Nefis bizde en büyük düşmandır.  Allah Kur’ an’ da ‘Hiç şüphesiz nefis sürekli kötülüğü emreder.’der.  İşte Ramazanda bu gücü biz yönetiyoruz. Her türlü kötülüğü emreden nefis Ramazan mektebinde emir dinlemeyi öğreniyor.  Nefsimiz bu mektepte ne isterse istesin onun dediğini yapmıyor ve onu yönetiyoruz. Ne diyor Peygamberimiz ‘Küçük cihattan büyük cihata dönüyoruz.’ diyor o da nefisle yapılan cihat dediğine göre.  Nefsi yönetmek önemli bir seviyedir.  Bu saydığımız değerler dışında birçok özeliği bu mevsimde kazanıyoruz. Bu mevsimin en büyük özelliklerinden biri de Kur’ an’ın iniş yıl dönümü olan Kadir Gecesinin de Ramazanda olması.  Dolayısıyla Ramazan’ın misafiri Kur’an aklımıza gelmeli. Biz ramazandaki ibadetimiz ile Kur’an’ın ölçülerini hayatımızı örtüştürür hale getiriyoruz.  Yani Kur’ an’a yabancılaşan Müslümanın Ramazandaki ibadetleriyle Kur’an’ın ölçülerine yaşantısı uygun hale geliyor. Kur’an’ı Kerim’de de konuyla ilgili ‘Bu sayılı günler insanlar için bir hidayet rehberi, doğru ile yanlışın hak ile batılın birbirinden ayırmanın apaçık delileri olarak Kur’an’ın içine indiği Ramazan ayı ki öyleyse ona kim ulaşmışsa oruçlu geçirsin.’ diyor.  Ramazan’da oruç tutun demiyor Allah sadece Kur’ an’ ın içinde indirildiği Ramazan’ı derken Kur’ an’ı da hatırlatıyor.

Ramazanda kazandığımız değerlerin diğer aylara taşımasının önemi için neler söylersiniz?

Ramazan ayı bir eğitim süreci. Bu eğitim sürecinde insan insani değerleri kazanır. Bu eğitim sürecinde de dersimiz oruç, Kur’an ve namaz.  Ramazan’ın mektebinin de mükâfatını göreceğiz inşallah.  Dünyevi anlamda bayramı yaşayarak ahirette de tutuğumuz oruçların ibadetlerin sevabını alacağız inşallah.  Bu Müslümanın dindarlığındaki inanç, ibadet ve ahlak özelliklerindeki ona değer katan en önemli özü onun istikrarlı oluşudur.  Her şeyin istikrarlı olanı makbuldür.  Dindarlık da öyle, kullukta öyle peygamberimizde ibadet için onun devamlı olanı makbuldür buyuruyor bu ne demektir Ramazanda kazandığımız özelliklerimizi bizim Ramazan’dan sonraki aylara da taşımamız lazım. Bir aylık eğitim sürecinde kazandığımız ahlak özelliklerimiz diğer 11 ayı beslemeli.  O yüzden inşallah bir yandan manevi enerji depoluyoruz Ramazan boyunca.

Zekât ve fitre için neler söylersiniz, kurum olarak bu yöndeki çalışmalarınız için neler aktarırsınız ve  Ramazan ayında bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı hangi kavram üzerinde durdu buna yönelik neler dersiniz?

Ramazanın bir başka özelliği yardımlaşma ve diğerkâmlıktı. Bunun içerisinde fitrede yer alıyor.  Ramazan ayına mahsus Müslümanlara vacip olan fitreler, bu orucumuzun kabulüne vesile olan bir sadakayı fıtır yaratılış sadakası denen bir görevimiz var. Bunun asgari bir ölçüsü var tabi bu sene Din İşleri Yüksek Kurulumuzca belirlenen ölçü 19 lira. Bu rakam artabilir bunu bu yüzden soframıza göre belirleyeceğiz. Herkes maddi, durumuna göre 19 liradan aşağı düşmemek kaydıyla fitresini verebilir. Bir fitre sabahlık ve akşamlık doyumluk demektir. Fitremiz verirken mutlaka fakir fukaraya verelim, onların çorbasına tuz olmasını sağlayalım. Sosyal hayatın manevi yaralarını sarmasına katkı sağlanmış olur inşallah. Zekât ve fitre konusunda ülkemiz ve ülkemiz dışında birçok İslam ülkesinin yaralarını sarmada çok önemli devletimiz adına görev yapan Türkiye Diyanet Vakfı var. Türkiye Diyanet Vakfı olarak biz zekâtları ve fitreleri usulüne uygun bir şekilde makbuzla alırız ayrı zekât ve fitre hesabında toplarız ve bunu yine Kur’an kimlere verilmesini emrediyorsa oralara bunları ulaştırırız. Malatya’da da Türkiye Diyanet Vakfı olarak bu göreve talibiz zaten yapıyoruz. Vatandaşlarımızın da bu konuda büyük bir teveccühü var Türkiye Diyanet Vakfı Malatya şubemize zekât, yardım, fitre gibi konularda geliyorlar ve bizde bu isteklerine rehberlik yapıyoruz. Rahmet, bereket ve marifet ilkimi olan Ramazan ayına erişmenin huzurunu yaşıyoruz. Teravih namazını kılmaya başladık orucumuzu tutmaya başladık. Ramazan inşallah hayır huzur getirsin memleketimize. Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl Ramazan ayında bireysel ve toplumsal hayatımıza ışık tutan önemli bir kavramı, değeri kamuoyunun gündemine taşıyor. Belirlenin ekonu çerçevesinde ramazan ayı boyunca bu konu toplumumuza farkındalık ve duyarlılık aşılamak için çaba sarf ediliyor. Bu bağlamda bu yılın ramazan teması “israf” .  İsraf deyince akla sadece yeme içme gelmemeli birçok konuyu da içine alıp düşünmeliyiz. Sofralarımız sıfır atıklı olması önem arz etmekte. İhtiyacımız kadar kullanım. İftar sofralarını hazırlarken iftar = israfı da yanına koyarak düşünelim. Yeme-içmede; giyim-kuşamda, zamanın ve kaynakların kullanımında ülkemizde ve dünyada çokça israf yapılmaktadır. Söz gelimi ülkemizde yıllık 214 milyar Türk Lirası gıda israfı yapılmaktadır.  İnsanlar günün 8 saatini uykuda, 2saatini de TV başında geçirmekte mesai saatleri ve diğer zaman dilimlerinden kendine ve ailesine vakit ayıramamaktadır. Bu yüzden israfı bu ay ele aldık. İslam’da harcama ve tüketim israf değil iktisat, diğer bir ifadeyle verim ekonomisi temeline oturtulmuştur. İsraf sadece fertlerin değil, toplumların çöküşünde de en önde gelen etkenlerden birisidir. Bu bağlamda İslam mensupları kendilerine gereke fert gerekse de toplumsal bazda verilen değerlerin israf edilmemesi konusunda uyarmıştır. İslam israfın önlenmesi için kişileri manevi yönden de motive etmiştir. Verilen her nimetten sorguya çekilme yaptırımı, israfın önlenmesinde önemli bir etkendir.

Peki, Malatya Ramazan ayına hazır mı?

Malatya’da camilerimiz Ramazana hazır elhamdülillah. Camilerimizdeki Ramazan iklimini vatandaşlarımıza hakkıyla yaşatmanın gayreti içerinde olacağız. Bütün din görevlilerimizle, vaizlerimizle din gönlülerimizle müftülerimizle Ramazanı Ramazan iklimine uygun bir tarzda yaşatmanın gayreti içerinde olacağız inşallah. Dolayısıyla Teravih namazları ramazanın ayrı bir güzelliği, camilerimize çocuklarımızla, eşlerimizle birlikte ailecek camiye gitme alışkanlığını edinelim derim vatandaşlarımıza Malatyalılara.  Diğer yandan peygamberimizin Cebrail’le Kur’an’ı karşılıklı okumasının hatırasını canlı tutmak için Ramazanda camilerimizde hocalarımız Kur’an okur cemaatimiz onu takip eder. Bu mukabeleyi ihmal etmeyelim. Elimizden geldiğince camilerimize gidelim ve bu etkinliklere katılalım. Okuma bilmesek bile öğrenmeye öğrenmediysek eğer dinlemeliyiz. Dinlemek te sevaptır. Bir diğer husus hatimle teravih. Hatimle teravih kılınan camilerimiz var Malatya’ da merkez camimizde hatim ile teravih namazı kılınıyor, Hacı Yusuf Taş Camide. Bu da Malatya’nın farkı. Bir diğer konu Ramazanda iftar sofralarımız bize fakiri, yoksulu, yetimi hatırlatıyorsa, gönlümüzü ve zihnimizi oralara yöneltiyorsa o Ramazan olacak ve o orucun içi dolacak. Ramazanda nerde bir yoksul fakir var bunları bulmanın gayreti içinde olmamız lazım. Bir Müslüman öncelikle yakın çevresine bakmalı fakir kişi var mı diye, ondan sonra komşularına bakmalı ve bu halkayı genişletmeli yardım ederken. Onları sevindirmenin gayretine düşmemiz lazım. Kulu sevindirenin din kardeşini sevindireni Allah sevindireceğini vaat ediyor.

Son olarak kimler oruç tutabilir konuyla ilgili eklemek istedikleriniz var mı?

Akılı olan, ergenlik çağına gelmiş olan, sağlıklı olan Müslümanlar oruç tutar. Sağlık önemli burada.  Allah bizden sağlığımızı korumamızı istiyor. Doktor tavsiyesiyle bazı hastalar oruç tutmayabilir. Ancak hastalarımız iyileştikleri zaman oruçlarını kaza ederler. İyileşme umudu olmayan hastalar oruçlarının her biri için bir fidye yani bir fitre verirler bir fakire.  Ama orucu kaza etme imkânı varsa fidye ile ibadet yerine getirilmiş olmaz muhakkak kaza etmesi lazım orucunu. Yolcular var seferi dediğimiz. Yolcularımız da 90 kilometrelik mesafeye sefere çıkarsa bu bir ruhsattır Rabbimizin, tutmayabilirler oruçlarını ama oruçlarını seferi oldukları için tutamayanlar ramazandan sonra yine kazalarını eda ederler.  Hamile ve emzikli kadınlar var bunlar oruç tutuğu takdirde kendisine veya çocuğuna bir zarar geleceğinden korkarsa oruç tutmayabilir. Bu hali sona erince onlarda sonradan kaza ederler. Yaşlı ve düşkünlerimiz yani piri fani dediğimiz belli yaşa gelmiş gücü düşmüş olanlarda sonradan da kaza edemeyecekse eğer her bir oruç için birer fidye verirler. Son olarak bizleri bu rahmet iklimine, mağfiret mevsimine kavuşturan Rabbimize şükrediyoruz. Allah bizleri bu rahmet ikliminin feyiz ve bereketinden istifade etmeyi nasip etsin.  Bu Ramazan ilkimi öncelikle bütün ailelerimize, insanımıza, Malatya’mıza, güzel ülkemize ve tüm İslam coğrafyasına hâyır, iyilik ve güzellikler getirsin inşallah. Bütün Ümmeti Muhammedin birliğine, dirliğine, huzuruna vesile olsun diyorum.

 Hanife Sarı’ nın Röportajı  

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber