• DOLAR
    6,2456
    % 7,42
  • EURO
    7,1336
    % 7,32
  • ALTIN
    236,1420
    % 0,14
  • BIST
    86.128,34
    % -1,16

Psikolojimiz Niye Bozuk?

Psikolojimiz her geçen gün biraz daha bozuluyor, çevremizdeki birçok insanin psikolojik destek aldigi haberlerini son zamanlarda daha çok duyar olduk…

Psikolojimiz Niye Bozuk?

>>Fatma Doganay'in Röportaji

Psikolojimiz her geçen gün biraz daha bozuluyor, çevremizdeki birçok insanin psikolojik destek aldigi haberlerini son zamanlarda daha çok duyar olduk. Psikolojimizdeki bu bozulmalarin sebebi neye baglanabilir, dünün psikolojisi ile günümüz psikolojisi arasinda büyük degisimler mi söz konusu, toplumun psikologa ve psikiyatriste bakis açisi ne, artik sorunlara direnç gösteremiyor muyuz, toplumda yasanan siddet olaylarini neye baglayabiliriz? Kafamizi kurcalayan bütün bu sorulari Anka Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi sahibi Psikiyatrist Dr. M. Resat Önal'a sorduk

Son zamanlarda psikoloji ile alakali sikintilar gittikçe artti, dünün psikolojisi ile günümüz psikolojisini kiyasladigimiz zaman ne gibi degisiklikler gözlemliyorsunuz?

Dünkü ve bugünkü psikolojik durumlarla alakali hastaliklar degisebilir fakat psikolojik rahatsizliklarin degistigiyle alakali elimizde istatistiki bir veri yok, sadece intibalar var, ama o intibalar gerçek bir bilgi ifade etmiyor.  Fakat su muhakkak ki daha fazla psikiyatrik rahatsizlik teshis edilir oldu simdi. Yani eskiden psikiyatrik rahatsizliktan degildir huyu böyledir" denilen seyler de psikiyatrik rahatsizliklar tasnifi altinda incelenmeye baslayinca bu dediginiz intiba hasil oldu. Yoksa ben seneler önceki rahatsizliklarla simdiki rahatsizliklar arasinda toplum içindeki oran itibari ile kayda deger bir fark oldugunu düsünmüyorum.

Toplumun psikologa ve psikiyatriste bakis açisinda degisiklik oldugunu düsünüyorsunuz o zaman Çünkü eskiden bir psikologa gidildigi zaman "Sen deli misin?" sorusu beraberinde geliyordu

Evet ama bu psikolojik rahatsizliklarin artmasi anlamina gelmez sadece psikiyatrik rahatsizliklarin psikiyatristlere intikal etmesi manasina gelir, yani istatistigi nereden tuttugumuza bagli. Dediginiz gibi eskiden o söylem çok fazlaydi. Eskiden "Deli doktoru" lafini çok duyuyordum, ancak simdi artik yok denecek derecede azaldi. Insanlar artik çok daha rahat geliyor. Psikologa giden insanlar eskiden SSK'sini kullanmak istemezdi, birileri duyar diye, simdi ise bu durum daha az insanin umrunda. Bahsedilen bu artis bundan kaynaklanan bir artistir. Amerika'da insanlarin yüzde 30'u psikiyatriste gidiyormus, herhalde bunlarin hepsi deli, biz akilliyiz çünkü bizde insanlarin yüzde 3'ü gidiyor" deniliyordu. Simdi bu istatistikler degismeye basladi bizdeki oran artti ama bu onlarin akillandigi bizim delirdigimiz anlami tasimiyor. Olmasi geren bu oldugu için, bu rahatsizliklarin psikiyatriste intikal etmesi gerektigi içindir.

Intihar olaylarinda büyük bir artis var, intihar yasi çok düstü bunu  neye baglayabiliyoruz,artik insanlarin direnci mi kirildi, bu neden kaynakli?

Intihar arastirmalari sunu gösteriyor, Insanlarin intihara gitme sebebini yas,cinsiyet ve toplumsal yönden arastirildi, ve çikan sonuç dini degerlere bagli toplumlarin intihara meyletme arani daha düsük gözlendi. Avrupalilar için düsünürseniz Katoliklerde Protestanlara göre daha az görülüyor. Müslümanlarin yasadigi yerlerde daha az görülüyordu, ancak simdi daha çok görülmeye baslandi. En büyük faktörlerden bir tanesi bu, dini inancin, maneviyatin zayiflamasi Toplumsal sikintilar her zaman olur ancak çözümün intihar olmamasi ile alakali gerekli hassasiyeti korumak lazim, fakat bu manevi degerleri olmayanlarin kurtulusu yoktur anlami tasimiyor, mutlaka psikiyatriste basvurmali ve psikolog destegi almalidirlar. Ilaç kullanmak gerekiyorsa bir an önce baslamalidirlar.

Peki Resat Bey sizce ilaç kesin çözüm müdür, siz tedavi yöntemlerinizde hemen ilaç tedavisine basliyor musunuz, hangi asamalari gözetiyorsunuz?

Ilaç tedavisi mümkün tedavilerden bir tanesi çünkü Psikiyatrik tedaviler ya ilaç tedavisidir ya da psikolojik tedavi, psikoterapilerdir Ikisi de düzgün yapildigi takdirde sonuca ulasilabilir. Çünkü her ikisinin sinirlari var, kullanildiklari yerler var. Farmakoloji tedavi dedigimiz ilaç tedavisi daha ziyade semptom bastirmaya yöneliktir. O rahatsizligin son ürünlerinin engellenmesine yöneliktir. Beklentileri de bununla sinirlamak gerekir. Esasi degildir, esastan problemi çözmez.

Bu ilaçlarin kisiden götürüsü nelerdir, ne gibi zararlari vardir?

Elbette ki bütün ilaçlar bedeli ile gelir, bütün ilaçlar duygusuzlastirmaya yöneliktir. Bunu doktor dile getirmeyebilir ancak gerçek budur. Heyecaninizi alir, duygusuz olursunuz, bununla beraber elemi de bastirir. Bedelsiz tedavi olmaz. Oradaki hesap "ne verdim ne aldim" hesabidir. Eger aldiginiz verdiginizden çoksa bu makul bir alisverise benzer. Bu sadece psikiyatri alaninda degil. Diger alanlarda da bu böyledir.

Size gelen hastalarin en çok sundugu sebep nedir, ön plana çikan sebep genelde ne oluyor?

Bize gelen sebep daha çok iliskisel sebep oluyor, mesela kaynana sikayetiyle geliyor, Böyle bir sebeple gelince demek ki sahis iliskisel bir sebepten kaynakli sorun yasamaktadir intibasi olusuyor bizde. Ama odagimiz gelen sahistir, sikinti yasadigi kisi degildir. Karsidaki kisi ile iliskisinde ortaya çikan durum her ne ise bunda bir degisiklik yapabilir miyiz diye düsünürüz önce o mümkün degilse eger ilaç tedavisi ile kisiyi rahatlatma yöntemine gideriz.

Siddet psikolojik bir rahatsizlik midir?

Siddetin kendi degil, olamaz çünkü siddet tabiidir, ancak siddetin olumsuz kullanilmasi problem olusturur. Birakin siddetin kendisini memleketin müdafaasi için siddet kullanir, ya da görür gazi olur, fakat zayif bir kadina ve çocuga yöneltilen siddet ise sikinti addeder. Yani bu tanimlamaya göre degisiklik arz eder. Ancak kontrolsüz siddet kesinlikle hastaliktir.

Klinik psikoloji adina ülkemizde ne gibi gelismeler yasandi?

Su anda klinik psikoloji dediginiz sey eger psikiyatri ile iliskisi içerisinde degerlendirecek olursak, daha yönetmelikler çikariliyor. Çünkü psikolojiden mezun olup klinige yönelmek isteyen arkadaslar için daha yönetmelikler yeni çikti. Alanda çok büyük bir daginiklik mevcut.  Nasil istikrara kavusulur bilmiyorum. Klinik psikoloji evvelden beri sahislarin  normal ya da patolojik hareketlerinde zihin diye bir sey vardir ve bununla alakali biz çalisiriz. Eger zihin beyni kullaniyorsa bu tip ile iliskiyi gösteriyor ve tip müdahalesi gerekir. Halbuki klinik psikoloji ile ugrasan insanlari neredeyse tamami tip mezunu degil ve bu problem teskil eder, sebebi de psikiyatristlerin psiko terapi ilke ugrasmamalari. Ilaçla tedavi daha çok islerine geliyor. psikolojik tedavinin egitimini almak istemiyorlar, sadece bunun egitimini alan insanlar da "Tip okuyacak halimiz yok ya" diyorlar. Böyle bir kriz var ortada bu krizin neticesi herhalde hastalara iyi yansimiyor, her iki alanda da eksiklikler bas gösteriyor, bu sadece bizim problemimiz degil, dünyada yasanan ortak bir sikinti. Onun disinda da bilimsel manada bu sahalarda herhangi bir hareketlilik yok.

Psikolojimizi koruyabilmemiz için ne gibi bir öneriniz var, gelen hastalara maneviyata yönelmeyi öneriyor musunuz?

Ben önermiyorum çünkü psikoterapist sinirlari bunu önermeme engel, psikiyatrik sahada kalirsak elbette ki önermelerde bulunuyoruz, eger sahis manevi alana yöneliyorsa destek alacagi alan genisliyor demektir. Ya da destek alacagi iltica edecegi kocaman bir yer var demektir. Süphesiz ki takdire sayandir. Tavsiye ettigim yerde soran olursa söylerim, her gelene söylemiyoruz.

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber