• DOLAR
    5,2343
    % -1,80
  • EURO
    6,0714
    % -1,45
  • ALTIN
    203,8657
    % 0,31
  • BIST
    96.161,04
    % 2,11

PKK Bir Ermeni Örgütüdür

7 Haziran seçimlerinden sonra yaz ayi ile birlikte sicak günler yasayan Türkiye'de sonbahar geldi, havalar sogudu ancak ülke gündemindeki olaylar, sicakligini azaltmak surada dursun daha da artarak kaynama noktasina getirdi…

PKK Bir Ermeni Örgütüdür

>>Nihal GÜL'ün
Röportaji

7 Haziran
seçimlerinden sonra yaz ayi ile birlikte sicak günler yasayan Türkiye'de sonbahar
geldi, havalar sogudu ancak ülke gündemindeki olaylar, sicakligini azaltmak
surada dursun daha da artarak kaynama noktasina getirdi… Hükümet kurma
sürecindeki krizler, çözüm sürecinin son bulmasi, Terör örgütü PKK operasyonu,
pes pese gelen sehit haberleri ve tekrar seçim hazirliklari derken simdi de
Suriye'de Esed safinda yer alan Rusya tehdidi ile karsi karsiya kaldik
Ülkemizde yasanan bu sicak basliklari ayni zamanda tarihçi & yazar olan
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kadin Kollari Baskani Ayse Gülay Coskun ile
konustuk.

Coskun, çözüm sürecini
elestirse de operasyonlarin terörün kökünü kaziyana kadar sürdürülmesi
gerektigini belirterek, PKK'nin bir Ermeni örgütü oldugunu ve asla Kürt
halkinin temsilcisi olamayacaginin altini önemle çizdi

 

7 Haziran seçimlerinden sonraki süreçte MHP'nin hayirci tavrini, daha
sonrasinda da Genel Baskan Bahçeli'nin yapmis oldugu "1 Kasim seçimlerinden
sonra her türlü koalisyona haziriz" açiklamasini neye bagliyorsunuz?

7 Haziran seçimlerinden sonra bir koalisyon süreci basladi,
bu süreç, CHP ile 32 gün bizimle de 2,5 saat sürdü. Burada bir yanlis anlasilma
var, biz genel baskanimizla görüstügümüzde Baskanimiz MHP'ye koalisyon teklif
edilmedigini, geçerken bize de ugradiklarini söyledi. Sadece süreçte AKP'nin
desteklenmesi istendi, zaten Bülent Arinç da bunu açikladi. Devlet Bey her seye
hayir demedi, hayir dedigimiz HDP ile hiçbir sekilde yan yana gelinmeyecegi
oldu. Bunun disinda hangi parti olursa olsun herkesin özünde yine de Milliyetçi
Hareket Partisi vardir. Bundan sonraki seçimde koalisyona ülkenin gelecegi için
evet diyecegiz. Ne olursa olsun biz bu ülkeye sahip çikacagiz.

 

Peki seçim hükümetinde bakanlik teklifine evet dedigi için partisinden
ihraç edilen Tugrul Türkes'in AK Parti'den Milletvekili adayi olmasi MHP
tabanindan AK Parti'ye yönelik oy kaymasina sebebiyet verir mi?

Genel Baskanimizin bu konuyla ilgili olarak, " Serçe dagdan
bir sey koparmaz" gibi bir ifadesi vardi. Tugrul Türkes'in kardesi de daha önce
o partiden aday olmustu ama dogru dürüst gündeme bile gelmemisti. Tugrul
Türkes'in partide çok da bir karsiligi oldugunu zannetmiyorum.  Simdi "gidiyorum" dediyse yapacak bir sey
yoktur, kendisini nasil rahat ifade ediyorsa biz ona saygi duyariz. Partiden
ihraç konusuna gelince de bizim partimizin kurallari vardir, çizgileri vardir.
Bu çizgiler zaman zaman esneyebilir ama esnetilmeyecek yerler de vardir. Ihraç
edilmesi de bu esnetilmeyecek kurallar arasinda yer aldigi için kimsenin bir
itirazi olamaz.

 

Teröre yönelik operasyonlarda geldigimiz noktayi nasil
degerlendiriyorsunuz?

Terör saldirilarinda bu çözüm denilen süreçte palazlanan,
daha sonra özgüveni artan bir terör örgütü ile karsi karsiyayiz. Özellikle bu
sehitlere, gazilere çok üzülüyoruz. Malatya'nin son 1 ayda 4'üncü sehidi,
hepsinin aileleriyle de görüstük, onlarin acisini en derinden hissediyoruz,
paylasmaya çalisiyoruz. Gönül ister ki çocuklar yetim, kadinlar essiz kalmasin.
Süreç düzgün bir yere gitmiyor. Bu noktada çok tedirginiz. Daha fazla sehit
gelmemesi için bir takim tedbirlerin alinmasi gerekiyor.

Peki size göre bu yasananlar sürecin olusturdugu bir tablo mu?

Bu yasananlar elbette ki çözüm sürecinin olusturdugu bir
tablo, devletler iki seyden sorumlu, ilki milletin emniyeti ikincisi de
adalettir. Emniyet, toplum olarak saglanmali adalet de birey olarak saglanmali.
Biz son zamanlarda bunu göremiyoruz. Çözülme süreci ile alakali olarak
Milliyetçi Hareket Partisi'nin tavri her zaman net olmustur. Söyledigimiz tek
sey biz Kürt vatandasimiza degil, terör örgütüne karsiyiz. Türk ve Kürt her
zaman kardestir, kiz alip vermistir. Kürtler asla PKK ile
özdeslestirilmemelidir. Bizim temel felsefemiz budur. Güneydogu'da elbette ki
operasyon olacak. Ancak bunun sosyal, ekonomik ve siyasi ayaginin da olmasi
lazim. yani tek basina bir müdahale 
yetmiyor, bunun diger ayaklarinin da olmasi lazim. Biliyorsunuz ki 2002
yillarindan itibaren bir takim yasalar çikti, bunlardan bir tanesi de terörle
mücadele yasasi idi.  Bu terörle mücadele
yasasinin degistirilmesi çözüm sürecine zemin hazirladi. Mücadele yasasinda
aramalarin kalkmasi, emasya protokolünün kalkmasi, son zamanlarda jandarmanin
yetkisinin alinmasi ki su anda bile iktidar sahipleri de operasyonlara izin
vermediklerini verilen izinlerin de sadece bir bölümünün gerçeklestirildigi
biliniyor, bunlar büyük devlete yakismaz, bugüne gelinecegi dünden belliydi.
Terör örgütleri ile müzakere edilmez, mücadele edilir. Mücadele edersen terör
örgütünü yok edersin. Bunu bir kitleye de mal edemezsin. Kürtlere mal edemezsin
çünkü PKK Kürtlerin temsilcisi degil. PKK bir ermeni örgütüdür. Biz bunu her
zaman söylüyoruz. Bizim Kürt vatandaslarimizla aramiza kimse giremez, etle
tirnak gibiyiz. Ancak ben bunun küresel bir proje olduguna inaniyorum. Son
zamanlarda güneydogumuzda, kuzeyimizde olan olaylar da bunu net bir sekilde
gösteriyor.


Son olarak geldigimiz noktaya bakilacak olursa Türkiye dis politikada
nereye gidiyor, izlenen bu politikayi nasil degerlendiriyorsunuz?

Dava burada parti degil, benim anlatmak istedigim nokta
Vatan'dir Biz kimseden ülkücü olmasini beklemiyoruz, vatan elden gidiyor bunu
bilmelerini istiyoruz.  Güneydogu'da
görev yapan arkadaslarimiz var, onlardan duyuyoruz. Nasil bir yogun savas
oldugunu onlar bize anlatiyor. Izlenilen yanlis politika, özellikle de dis
politika, Suriye politikasi bu ülkeyi çikmaza sokmustur ve sokacaktir da
Rab'bim o günleri göstermesin bu ülkeye ikinci bir kurtulus savasi yasatmasin. Yanlis
bir Suriye politikasi ülkeyi içinden çikilmaz bir hale getirdi. Bizim ticaret
yaptigimiz bir Libya vardi, bir Tunus, Irak, bir Suriye vardi. Hani neredeler?
Sen komsunla arani niye açiyorsun, bugün bin yillik bir nefret tohumu
ekiyorsun. Esat bir günde esed oldu, neden anlamiyoruz. Esed'in zalimligi kendi
halkini baglar, benim halkimin sorunu degil. Dis politikada duygusallik olmaz.
Sonuç olarak Esat gitmedi. sehit cenazelerini biz kendi camilerimizde
kiliyoruz. Bu yanlis politika bizi çok yanlis yerlere getirdi. Bugün 2,5 milyon
mülteci var ve 7 milyar dolar para harcanmis. Bu durumda Esad sinirini
koruyamadi, bos birakti sonuç olarak bugün oraya PYD doldu ve basimiza bela
oldu. Bugün güneyimizde Kuzey Irak gibi Güney Kürdistan kuruluyor. Ülke bir girdaba
sürüklenmis

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber