• DOLAR
    5,7274
    % -0,03
  • EURO
    6,3082
    % 0,04
  • ALTIN
    275,9222
    % -0,03
  • BIST
    102.027
    % -0,55

Özelçi İstihdam Plansızlığından Dem Vurdu

Eczacıların sorunlarını gidermek adına planlanan projeleri ve çalışmaları yanında, ülkemizin kanayan yarası olmaya devam eden işsizlikte eczacıların payını Malatya Eczacılar Odası Başkanı Uzm. Ecz. Tahir Özelçi ile konuştuk. Özelçi her yıl artan fakültelere ve istihdam alanı oluşturulmamasına dikkat çekip, “Bizim kanayan yaralarımızdan birisi Türkiye’de eczacılık alanında istihdam planlaması yapılmadan eczacılık fakültelerinin mantar gibi çoğalması. Dünyada örnekleri olduğu gibi eczacının iştigal alanlarını çoğaltmak lazım, eczacının etkili olabileceği yerlerde bu mecburiyeti getirmek lazım.” dedi

Özelçi İstihdam Plansızlığından Dem Vurdu

Eczacılık sektörünü daha ileriye taşımak, var olan sıkıntılarına çözüm bulmak amacıyla hedeflediğiniz projeleriniz için neler aktarırsınız?

“Bu yıl içerisinde projelerimizin bir kısmı meslektaşlarımızın ekonomik şartları ile ilgili bir kısmı da sosyal sorumluluk alanında olacak. Meslektaşlarımızın ekonomik düzeylerini düzeltebilmek adına hükümetimiz bazında meslektaşlarımızın haklarını alabilmesi için gerekli girişimlerde bulunacağız.  5 yıllık eczacılık eğitimini bitirdikten sonra eczacılar eczanelerinde hastalarına bir takım teknik, klinik bilgiler vererek onların sağlıklarına daha çabuk kavuşmalarını sağlıyorlar, hastalıklarının daha ileri boyuta taşınmasını engelliyorlar. Buda hastanın gereğinden fazla ilaca para ödemesini engelliyor aynı şekilde devletinde gereğinden fazla para ödemesini engelliyor. Bu da devlete kakı sağlayacaktır. Bunun karşılığında da meslektaşlarımıza meslek hakkı verilmesini talep etmekteyiz. Eğer bu sağlanırsa hem devlete katkısı olacak hem de meslektaşlarımıza katkısı olacak.  Nitekim Avrupa Birliği ülkelerinde bunların örnekleri çok, eczacılar mutlaka kronik hasatlıkların takiplerinde meslek haklarını alıyorlar. Bu sadece diyabet, şeker hastalarıyla sabit değildir astım hastalığı da olabilir sigara bıraktırma da olabilir tansiyon hastalığı da olabilir. Aynı şekilde reçete başına düşen hizmet bedellerinin de artık biraz yükseltilmesi gerekiyor, bunun içinde gerekli çalışmalarımızı yapacağız. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında ise bu yıl yine her yıl Milli Eğitim Bakanlığı ve İnönü Üniversitesi ile birlikte düzenlediğimiz gibi Okullar Sağlıkta Yarışıyor adlı projemizi gerçekleştireceğiz. Bu proje ile ilköğretim okullarının önce temel sağlık bilimleriyle ilgili şuanda eğitimleri tamamlanıyor bu eğitimler tamamlandıktan sonra kendi aralarında bir yarışmaya tabi tutulacaklar daha sonrasında ise AVM’de veya bir konferans salonunda yapacağımız çalışmalar ile 4 tane ilköğretim okulumuza temel sağlık bilgileri hijyen ile ilgili bir yarışma düzenleyip onlara çeşitli ödüller vereceğiz. Buradaki amacımız temel sağlık bilgilerini, hijyeni ilköğretim kademesine kadar indirip sağlık okuryazarlığını başlatıp ilerde de bunu geliştirmek. Sağlık okuryazarlığı bizim ülkemizde Avrupa Birliği ülkesine göre veya Amerika’ya göre çok düşük düzeyde artık ülkemizin de sağlık okuryazarlığını mutlaka üst düzeye taşımalı.  Yaklaşık 72 tane ilk öğretim okulumuza temel sağlık bilgileri, ilk yardım bilgileri ve hijyen konusunda çeşitli eğitimler vereceğiz.  Yine aynı şekilde sosyal sorumluluk projeleri kapsamında bu yıl biz 14 Mayıs etkinlikleri düzenleyeceğiz. 14 Mayıs etkinliklerinden birisi de sigara bıraktırma. Bu daha düşünce aşamasında olan bir proje ama biz ülkemizin her tarafında bulunan eczanelerimizin sigarayı bıraktırmada daha etkin olması gerektiği kanaatindeyiz.  Bu nedenle İnönü Üniversitesi rektörlüğüyle görüşüp önce meslektaşlarımızı sigarayı bıraktırma alanında eğittikten sonra sertifikalarını verip ardından her eczanemizde sigara bıraktırma alanı oluşturmayı düşünüyoruz.  Başarılı olursak bunun Türkiye’de örnek bir proje olacağını düşünüyoruz.”

Eczacılık fakültelerinin her geçen yıl üstüne ekleyerek artmasının yanında mezunların istihdamı yapılamamakta bu konuda oluşturulması gereken istihdam alanları için neler söylersiniz?

“Bizim kanayan yaralarımızdan birisi Türkiye’de eczacılık alanında istihdam planlaması yapılmadan eczacılık fakültelerinin mantar gibi çoğalması. Günümüze baktığımızda eczacılık fakültesinin sayısı 49 ama aslında bunun sayısı 55 düzeyinde 6 tanesi de öğrenci alma aşamasında ve hala da eczacılık fakülteleri açılıyor. Dolayısıyla var olan bu eczacılara yeni iş sahaları açılmadan bu şekilde eczacı fakültelerinin açılması ilerde işsiz eczacı ordusunun oluşmasına sebep olacak. 2013 yılında yapılan değişiklikle eczanelere ikinci eczacı çalıştırma zorunlu hale getirildi ama bu ne kadar başarılı olur bilemiyoruz çünkü şuanda yaklaşık 425 tane eczacı istihdam edilebildi.  Dolayısıyla sadece eczanelerin üzerinde eczacı sorununu çözmek çok da mantıklı bir çözüm olmasa gerek. Bunun için dünyada örnekleri olduğu gibi eczacının iştigal alanlarını çoğaltmak lazım, eczacının etkili olabileceği yerlerde bu mecburiyeti getirmek lazım. Bizim sürekli dile getirdiğimiz gibi ilacın etken maddesi eğer etkili ve dozunda kullanılmazsa her zaman zehirdir. Bakıyoruz Türkiye’nin çeşitli yerlerinde merdiven altlarında çeşitli imalathanelere var bu imalathanelerde halk sağlığıyla direk ilişkili ürünler üretiliyor.  Bunların kontrol altına almak lazım.  Bu şekilde yapıldığında eczacılara istihdam alanı oluşturulmuş olacaktır.  İnsan sağlığını ilgilendiren her alanda eczacının istihdam edilmesi lazım. Türkiye’de sayıları yaklaşık 33 bin olan aktardan gidip tedavi amaçlı ürün alan insanların zaman içerisinde hayatını kaybettiğini veya vücudunda geri dönüşümü olmayan bazı sağlık sorunlarına sebep olduğunu hemen hemen her gün basında görüyoruz. Dolayısıyla bizim amacımız aktarların kapanmasını sağlamak veya başka bir şey değil onlarda sonuçta bu işe gönül vermiş insanlar bu aktarların birer eczacı kontrolünde çalışması ve kendilerine ve iş yerlerine bu şekilde düzen getirilmesinin hem insanımızın sağlığı açısından faydalı olacağını hem de eczacılarımıza yeni istihdam alanının sağlanacağını düşünüyoruz. Bunun örnekleri var mesela veteriner hekimlerimizin marketlerde et reyonlarını denetleyerek insanlarımıza daha sağlıklı et ulaştırılmasını sağlıyorlar ve bunun karşılığında bir ücret alıyorlar, bir veteriner hekim bu şekilde 5 markete bakabiliyor. Aynı şekilde bir eczacı da 5 aktara bu şekilde bakıp hem insan sağlığının tehlikeye girememesini sağlayabilir hem de istihdam alanı oluşturulabilir diye düşünüyorum.”

Hanife Sarı’ nın Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber