• DOLAR
    5,7853
    % -0,01
  • EURO
    6,5303
    % 0,39
  • ALTIN
    256,6489
    % 1,41
  • BIST
    94.244
    % 0,03
Muhammed Ali Günaydın
Muhammed Ali  Günaydın
muhammedaligunaydin@malatyasonsoz.com.tr
OMURGASIZ SİYASET
  • 1
  • 446
  • 20 Mayıs 2019 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Bir insan, bir parti veya bir örgüt ne kadar omurgasız olabilir ki. Omurgasız diyoruz, zira her şekle her kalıba sığabiliyor, herkesle ve her oluşumda kendine yer edine biliyor…

İstikbal bilinciymiş, devletmiş, milletmiş, vatanmış, omurgasızların umurunda olur mu?

Bir yandan terör örgütlerinin siyasi savunucuları ile iş birliği yapacaksın, dağdaki teröristler sana destek verdiğini açıklayacak ama bir yandan da muhafazakâr takılıp muhalif muhafazakârların oylarını kapmaya uğraşacaksın…

O partiden bir omurgalı vatansever de çıkıp diyemedi ki, bizim terörle, Kandil ile, HDP ile, teröristlerle işimiz olmaz, onların oyuna da ihtiyacımız yok…

Çıktı mı öyle bir babayiğit bir vatansever, hayır çıkmadı, nedeni açık, omurgasızlar…

Bu seçim süreci boyunca bir tane cümle söylendi mi terör örgütlerine karşı. PKK-YPG bir terör örgütüdür, destek vermiyoruz, bizim onlarla işimiz olmaz, onları savunan HDP ile de işimiz olmaz diyen bir vatansever çıktı mı…

İnsanda bir şeref olur, haysiyet olur, onur olur, bununla kimleri kast ettiğimi anladınız…

Peki ya Ramazan ayını fırsat bilip milletle iftar açarak, gösteriş yapıp kendini muhafazakâr gösterme çabası nedir yahu?

Hâlbuki bu partinin değerlerine, ilkelerine, kuruluş yapısına aykırıdır. Aykırı olan nedir; dini temele dayanan hiçbir değeri kabul etmemek, dini devlet işlerinden koparmak, laik düzende devleti idare etmek, kutsallık atfeden tüm değerlerin kendi prensiplerinin önüne geçmesine engel olmak, söz konusu olan İslam’a ait tüm değerlerden uzak durmak, tüm bunları ilkel ve gerici bir adet olarak görmek, ezanmış, ibadetmiş, gökten inandığı düşülen kitaplara bağlı kalmamak gibi daha birçok temelden oluşuyor…

Zamanında bir şapka kanunu ile binlerce masum insanın asıldığı, Tevhid-i Tedrisat kanunu ile tekkeleri, zaviyeleri, medreseleri, Kur’an kurslarını, ibadethaneleri kapatan, İslam’ın yetiştirdiği binlerce âlimi, ulemayı, dini liderleri asan, sürgün eden, zindanlarca çürüten, 1400 yıllık emeği heba eden, hilafeti kaldıran bir zihniyet, bugün 3 oy için muhafazakâr Müslüman’ın eline bakıyor…

Bugünleri de gördük ya, daha gözlerimiz açık gitmez…

Hem muhafazakâr görünüp, hem de terör destekçileri ile kol kola girmek ancak bir omurgasızın yapabileceği bir iştir…

Bir de öyle bir adayları var ki, kendinden kendi çapından çok daha büyük bir proje. O bile bu kadar büyük bir projenin parçası olduğundan habersiz…

O kadar hızlı ki Ramazan bitmeden herhalde tüm İstanbullulara iftara gidecek, günde 60-70 iftar, 30 günde 1800-2100 ailede iftar yapacak anlamına geliyor…

Bu değerlerden bu kadar uzak olan bir zihniyetin bu kadar hızlı bir reform geçirmesi büyük bir başlangıç, seneye de umre ve hac merasimi de yapılır, her gün Cuma namazlarına da gidilir artık…

Ezana dahi tahammülü olmayan bu zihniyet, Müslüman ülkesinde 18 yıl boyunca ezanı Türkçe okuttu…

22 yıl boyunca tek parti ile ülkeyi idare eden zihniyet, kanunla cebirle baskıyla yasaları kanunları bu millete dayattı, zorla kabul ettirdi, bu millet cebirle bu kanunları kabul ederek yaşamak zorunda kaldı…

Allah aşkına bu zulümle yıllarca milleti canından bezdiren, tüm değerlerini ayaklar altına alan bir zihniyet, şimdi kendini muhafazakâr gibi göstermeye Müslüman milletten oy dilenmeye kalkmasın…

Her zalimin bir sonu olduğu gibi, her zulmün de bir sonu var, o zulüm 2001 yılının 14 Ağustos’unda bitti…

17 yıldır bu ülkede her Müslüman dilediği gibi yaşıyor ama o zulmü bu Müslümanlara reva gösterenler rahat yaşayamıyor. Bu kafayla hiç de yaşayamaz…

Elbette insanların tercihlerine de saygı da duymalıyız, örnek İzmir; 3 gündür su kıtlığı yaşıyorlar, kendi taharetlerini bile giderecek su bulamıyor, e bu da bir tercih meselesidir. İnsana neden böyle yaşamaya kendini mecbur kılıyorsun denilmez, nasıl yaşamak isterse öyle yönetilir…

Tercihi sonrası yaşadığı muamele ya kendi kabahati olur ya da bununla yaşamak zorunda kalır, suç seçilende olmaz, seçende olur…

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber