• DOLAR
    5,3341
    % 0,49
  • EURO
    6,0865
    % 0,42
  • ALTIN
    213,8124
    % -0,16
  • BIST
    92.227,32
    % -1,57
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
ÖLÜMLÜ DÜNYA VE MEHMET ALİ CENGİZ HOCA
  • 0
  • 25
  • 09 Ekim 2018 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Her nefis ölümü tadacaktır.”

Aslında ölmek için doğan insanoğlu ölmeyecekmiş gibi yaşarken hızlı bir şekilde ölüme doğru gitmektedir. Nefis, her ne kadar ölümü istemese de takdir-i ilahi böyledir. Bu konuyu şair şöyle dile getirmiştir.

“Gelenler hep sabi geldi,

Gidenlerden haber gelmez.

Bu bir ahval-i alemdir,

Gelen bilmez giden gelmez.”

Niceleri gelip geçmedi mi bu dünyadan; kimisi normal eceliyle evinde kimisi de farklı biçimde herhangi bir yerde ruhunu Rahman’a teslim etmedi mi? Ömrü çok uzun olanların yanı sıra doğar doğmaz ölenler, küçük yaşta, genç yaşta dünyalık işini bitiremeden dünyasını değiştirenler hiç eksik olmamıştır. 950 yılı peygamber olarak geçen 40 yaşında peygamber olup tufandan sonra 60 yıl daha yaşayan ve toplam 1050 yıla ulaştıktan sonra vefat eden Nuh peygambere, dünya hayatını nasıl gördünüz sorusuna; “dünya bana iki kapısı olan bir han gibi geldi birinden girdim diğerinden çıktım.” ifadesini kullanması çok manidardır.

Biz insanlar her ne kadar ölenleri görüp taziyeleri gidip ölümlü bir dünyada yaşadığımızı bilsek de ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz ve günü kurtarmaya çalışıyoruz onun için de neredeyse hiç birimiz ölüme hazır değiliz. Hz Lokman (a.s.)’a atfen, “iki şeyi hiç unutmayın bunların birincisi Yüce Allah, İkincisi ise ölümdür. İki şey de unutun; yaptığınız iyilikleri ve size yapılan kötülükleri.” şeklindeki uyarılar her bir insanın kulağına küpe etmesi gereken çok önemli vecizelerdir. Bu önemli uyarıdan anlaşılıyor ki gündeminde ölüm olmayan birinin Yüce Allah’la da arası düzgün olmaz. Üstelik Peygamber efendimiz (s.a.v.) de  akıllı o kimsedir ki ölümü düşünür ve ölüm ötesi gerçek hayata hazırlık yapandır şeklindeki getirdiği tanımla bu geçici dünya hevesinin, tutkusunun aslında insanı gerçek aleme hazırlık yapmaktan kopardığını ve koparacağını dolayısıyla da insanların hüsrana uğrayacağını söylemek istemiştir. Oysa biz insanlar bunun tam tersini yapıyoruz kendimizi öyle kaptırmış ki, neredeyse hiç gündemimize almıyor ve mümkünse bu konuyu düşünmemeye çalışıyoruz.

Nice insanlar ölüp de unutulmuşken bugün hala isimleri yaşayan, konuşulan ve izinden gidilen zevata baktığımızda bunların kendilerinden sonra diğer insanların yararlanacağı birçok eser bıraktıklarını görüyoruz. İşte güzel insan, temiz yürek eğitimci yazar Mehmet Ali Cengiz ağabeyimiz böyle biriydi. Yaşlı olmasına rağmen son zamanlarına kadar mahalli bir televizyonda program yapıp halkımızı aydınlatan sürekli okuyan hasta oluncaya kadar gündemden kopmayan bu müstesna şahsiyet Pazartesi günü akşam üzeri ruhunu Allah’a teslim ederek dünyasına değiştirmiş ve ebediyete uğurlanmıştır (08.10.2018). Bu değerli büyüğümüz şahsen örnek aldığım, gıpta ettiğim, takdir ettiğim ender bir kişiliğe ve kabiliyete sahip biriydi. Allah rahmet eylesin ve mekânı cennet olsun inşallah. Geride kalan ailesine Rabbim sabırlar versin. Malatya’mızın  başı sağ olsun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber