• DOLAR
    4,6794
    % -0,86
  • EURO
    5,4552
    % -0,52
  • ALTIN
    191,0817
    % 0,22
  • BIST
    95.852,11
    % 0,84
Mahmet Fatih Kerimoğlu
Mahmet Fatih  Kerimoğlu
mfatihkerimoglu@gmail.com
Ögretmenler, Çok Kizacak!
  • 0
  • 5269
  • 03 Aralık 2015 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -


“Ey Abdussamed!
Çocuklarimi terbiyeye, kendi nefsini terbiye etmekle basla. Çünkü onlarin
gözleri, senin gözlerine baglidir. Onlara göre güzel olan, senin güzel gördügün
seydir. Senin çirkin saydigin sey, onlara göre de çirkindir. Onlara Allah’in
kitabini ögret, zorlastirma bikarlar. Onlari, Allah’in kitabindan ayirma;
birakirlar. Siirin en güzelini, sözün en sereflisini onlara anlat. Iyice
ögreninceye kadar bir ilimden digerine geçirme. Kulakta sözün çogalmasi,
anlayisi zorlastirir. Onlari benimle korkut; benim disimdakilerle edeplendir. Onlara
karsi, hastaligi teshis ettikten sonra tedavi yapan sefkatli doktor gibi ol.
Meliklerin hayatini onlara anlat. Kadinlarla konusmaktan onlari uzak tut. Benim
tarafimdan bir mazerete asla güvenmesinler. Çünkü ben yeteri kadar sana
güvendim. Çocuklarimla fazla ilgilenmekle beni memnun ettin. Insallah ben de
sizi memnun ederim” diyor Ebu Sufyan, çocuklarinin lalasina.

 

***

 

Memleketin hemen
her tarafinda açilan Egitim Fakülteleri, buralara sadece yazili sinavla giren
ögretmen adaylari, “Ne gelirse, onu okurum” diyen suursuz nesil parçaciklarini
görünce daha bir anlamli oluyor Ebu Sufyan’in tavsiyeleri. Tezatliklar da pesi
sira gelmiyor degil. Bir devlet adaminin neslini bu kadar düsünerek
ögretmenlerine “önce nefsini terbiye et, sonra gençleri” dese ertesi gün neler
olur Türkiye’de?

 

            Derler ki;

 

Ey devlet
baskani, bizim ilkokul ögretmenlerimiz, bir zamanlarin Ögretmen Liselerinden
mezun, laikligi din olarak görüp gelismisligi bizim seçim hakkimiza bakmaksizin
erkek-kiz yan yana oturtmakta arayanlardi. Handan gelip zindana nasil boyun
egelim?

 

Ey devlet
baskani, biz sabahtan aksama kadar baska güçlerce olusturulan gündemlerde kalp
krizi geçirenlerin çocuklariyiz. Simdi kendi gündemimizi ögrencilerimizle nasil
olusturalim?

 

Ey devlet
baskani, bize resim defteri degil; boyama kitaplari aldi babalarimiz. Ola ki
yeni çizgiler, bizi yeni hayallerin pesine köle eder diye “Sen, boyama
kitabindaki çizgilerin disina ‘tasmadan’ örnekte gösterilenle ‘ayni renkte’
boya, yeter” dediler. Simdi ögrencilerimize nasil “dünyaniza sigmayin” diyelim?

 

            “Kadrolasmayalim
da onlar mi buralara dolsunlar?” diyenleri elestirerek iktidara gelenlerin kraldan
çok kralci kimi bürokratlarinin iki yüzlülügünü görüp nasil tek yüzle
ögretmenlik yapalim?

 

Iki tarafin da
birbirine soracagi çook soru var, çok!

 

***

 

Hani diyor ya
“Benim tarafimdan bir mazerete güvenmesinler” diye. Dramla komedi arasi bir
davam geldi aklima.

 

Yer, durusma
salonu Sanik, bir bayan ögretmen Sikayetçi olan o ögretmenin bir bayan
ögrencisi ve yasi 14 Ögretmen hanim sanik bölümünde, hakim yarim metre kadar
yukarida ve kutsal kürsüsünde, ben de sirtimda cüppem sanik müdafii bölümünde
Kisacasi birimiz, “ögretmencilik” digerimiz “hakimcilik” ben de “avukatçilik”
oyunlarimizin basrollerindeyiz. Yargilama tüm hararetiyle devam ediyor. Bir
taraftan “Sen görürsün, bak ben sana daha neler yapacagim” imasiyla ögretmenine
kafa sallayan ögrenci Diger taraftan yogun islerinin stresi altinda bagira
bagira sorularini soran hakim bey Ben de siradayaginda beni de araya
sikistiran ilkokul ögretmenime dava açmamam yüzünden mi müteahhitlik degil de
avukatlik yapiyorum sorusunu soruyorum içimden kendime Suç, ne olsa
begenirdiniz?

 

Evet Arka
sirada yanindakini konusturan ögrencisine elindeki kitabi dokundurup “Kizim
dersi dinle!” diyen ögretmen, nasil olmussa “Kasten Yaralama” suçunu islemis;
hem de sert bir cisimle bu eylemi gerçeklestirdigi için cezasinin
agirlastirilmasi gerekmis, filan filan

 

***

 

Hazir bu
satirlari, kudretli sehir Istanbul’da kaleme degil de “klavyeye!” aliyorken bu
kutlu sehrin Fatihini de rahmetle analim

 

Fatih Sultan
Mehmet Han, küçük yaslarda iken yaramazlik yapip hocasi Akseyh’i kendisine
kizdirinca; hocasini babasina sikayet eder. Padisah ve oglu Mehmet, birlikte
hocanin  yanina giderler. Durumu sorunca;
tecrübeli ilim adami Aksemseddin Hazretleri, eline kizilcik sopasini alir ve yine
kizmaya baslar. Koca padisah, ogluyla birlikte oradan kaçarak ayrilirlar ve
Fatih bir daha hocasina karsi gelmez. Bilmem anlatabildim mi simdi neden
Fatih’lerin yetisemedigini

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber