• DOLAR
    4,9323
    % 0,39
  • EURO
    5,7628
    % 0,24
  • ALTIN
    193,8445
    % -0,14
  • BIST
    96.645,88
    % -0,32

Norm Kadro Uygulanmalı!

Akredite yolunda olan fakültenin sıkıntıları için İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Çiğremiş, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki illerde öğretim üyesi bulmakta ciddi sıkıntı var, yine biz iyiyiz. Öğretim elemanları gelmek istemiyor. Buna karşılık norm kadro uygulaması getirelim dedik. Diğer illerdeki fakültelerden görevlendirmeyle öğretim elemanları 2 haftada bir gelip ders veriyorlar. Bu taşıma suyla değirmen döndürmektir, buna çözüm bulunmalı.” dedi. “Yerli ve mili ilaçları üretmemiz gerekiyor.” diyen Çiğremiş “Ülkemizde birçok alanda ciddi atılımlar yapılıyor, bunları ilaç üretiminde, ARGE’ de de bekliyoruz. Bunun da ana yeri eczacılık fakülteleri olmak zorunda.” ifadelerine yer verdi   

Norm Kadro Uygulanmalı!

Okuyucularımıza kendinizi tanıtırsanız neler dersiniz?

Tıp Fakültesi tıbbi biyoloji ve genetik anabilim dalında profesör olarak çalışıyorum.  31 Ağustos 2016 tarihinden beri Eczacılık Fakültesinde dekan vekili olarak görev yapmaktayım. 1972 Kayseri doğumluyum.   İlk, orta ve lise öğrenimimi orada tamamladım üniversiteyi de Malatya İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünde tamamladım.  Daha sonra burada lisans eğitimimi yaptım, moleküler alanında doktoramı bitirdim 2015 yılından beri de profesör doktor olarak görev yapıyorum. Çalışma konularımda özellikle genetik hastalıklar ve bunların tedavileri, kanser ve biyokimya ağırlıklı.

Fakülte olarak yaptığınız çalışmalar için neler aktarırsınız?

Fakültemizde genel olarak öğrenci odaklı bir eğitim ilk hedefimiz. Öğrencilerimizi daha yüksek seviyede bir eğitim vererek mezun etmeyi hedefliyoruz.  Aynı zamanda lisans eğitiminin haricinde lisansüstü eğitimlerimiz var, yüksek lisans ve doktora programlarımız da var burada da amacımız yine çeşitli fakültelerden mezun olanlara eğitim vermek. Bu bağlamda öğrencilerin daha yüksek kalitede eğitim alabilmeleri için akredite olmaya çalışıyoruz ve bu yıl inşallah Eczacılık Fakültemizi akredite edebilmek için erzak kurumuna başvuracağız ve eğitimde akreditasyon sertifikamızı almaya çalışacağız bu çok önemli.  Çünkü diğer Türkiye’deki 10 akredite olmuş fakülteye bizde gireceğiz. Böylelikle bir eğitim birliği sağlamış olacağız.  Zaten biz müfredatımızı geçn yıl bu hedefler doğrultusunda yeniledik. Bu yenilenmede öğrencilerimizin kariyerlerin lisans eğitimlerinde önlerini açacak birçok ders ekledik. Mesela eczacılıkta hesaplamalar, biyofizik, laboratuvar güvenliği, eczacılıkta koruyucu sağlık, fizyopatoloji, embriyoloji, kozmotoloji, bitkisel çaylar hazırlama teknikleri, tarım ve veteriner ilaçları, genetik,  uygulama eczanesi eğitimleri, girişimcilik ve iş kurma, ilaç araştırmaları, ilaçta patent ve ruhsat, endüstriyel eczacılık gibi birçok yeni dersi müfredata ekledik.  Öğrencilerimiz bu dersleri alarak mezun oluyorlar. Lisansüstü eğitimde yine mevcut alanlarımızın dışında endüstride istihdam edebilecekleri ilaç üretimi ve ARGE ile ilgili öğrencilerimizin tezli yüksek lisans yapabilecekleri bir program açtık bu yıl. Bu da Türkiye’mizde 1 veya 2 fakültemizde mevcut olan bir programdır. Bizde bu ilkleri yaşayan bir fakülteyiz. Yine özellikle eğitim alanında gururla söyleyebiliriz ki Türkiye’de 40 fakülte içerisinden sadece 7 fakülteye verilen klinik eczacılık eğitimini aldık.  200 yataklı servislerde bir klinik eczacı bulunak zorunda Sağlık Bakanlığı bunu zorunlu hale getirdi. Dolayısıyla bizde bu eğitimi alan 7 fakültenin içerisinden olmaktan dolayı gururluyuz.

Fakülteniz laboratuvarında ne tür ilaç araştırmaları yapılıyor?

Fakültemizde öğrencilerimize bu eğitimleri verirken ilaçla ilgili birçok alanda biz her türlü eğitimi verebilme kapasitesindeyiz.  Baktığımız zaman bizim mevcut anabilim dallarımızın hepsinden en az bir öğretim elemanımız bulunmakta. Bunlar da ilacın sentez, üretim, kalite- kontrol, hastaya ulaştırılması, hasta eğitimi ve ilaç izleme safhaları ile ilgili bütün teknik laboratuvar alt yağısına sahip. Dolayısıyla mezun olan bir öğrencimiz laboratuvar deneyimlerini tamamlayarak mezun oluyor.

Eczacılık fakültesi öğrencilerinin yaşadığı sıkıntılar için, fakültede bazında yaşanan sıkıntılar için neler söylersiniz?

İstihdam ile ilgili sıkıtılar var. Yani şuana kadar bütün mezunların mezun olduktan sonra bir eczane açma hayalleri var. Fakat şimdi en az bir yıl bir eczacının yanında yardımcı eczacı olarak çalışma zorunlulukları çıktı.  Bundan kendileri mustarip olduklarını iletiyorlar.  Eğitim öğretim döneminde her ayın 11’ ine ve 21’ inde dekanlık olarak toplantılar yapıyoruz. Bir nevi dekanıma soruyorum toplantıları bu.  Konferans salonumuz var bütün öğrencilerimizi davet ediyoruz orada sıkıntılarını dinliyoruz. Bu bağlamda en çok dile getirilen konu bu. Bununda bazı haklı gerekçeleri var kendileri açısından. ‘Biz zaten staj yapıyoruz bu da yetemezmiş gibi eczacının yanında 1 yıl neden çalışalım?’ diyorlar. 120 iş günü staj yapma zorunlulukları var.  Bu bir eczacının yanında ya da hastane eczanesinde olmak zorundaydı bu gün artık endüstride yapılan stajları da kabul etme durumu ortaya çıktı. Dekanlar konseyinde bu tartışıldı Yüksek Öğretim Kurumuna, Sağlık Bakanlığına bu gönderildi.  Orada endüstride yapılan stajları da kabul edilmesi sağlandı. Bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi istihdamda mezun olan öğrencilerin endüstriye yönelmelerini sağlamak. Çünkü birçoğu eczane açmak istedikleri zaman bir taraftan ilaç araştırma geliştirme safhalarını bir nevi yetim bırakıyorlardı. 2.’ si illerde kotalar var artık nüfusa orantılı eczane açılmak zorunda bu kota uyulanlarında da eleştirilerinde bulunuyorlar. Burada çok haklı değiller. Çünkü eğer nüfusa orantısız fazla sayıda eczane açsak bu iş görmemeye, kargaşaya neden olacaktır. Biz bunu dile getirdiğimizde bir adım geri atıyorlar.  Üniversite bazında baktığımız zaman da sosyal faaliyetlerle ilgili sıkıntılarını dile getiriyorlar.  Ulaşım sorunu, yemek sorunu. Bizim fakültemiz Mediko Sosyal Tesislerine uzak buradan oraya yürüyerek gitmek onlara zor geliyor ve bu bağlamda yeni yerler açılmasını ön görüyorlar. Bizde bu sıkıntıları gidermek adına bazı faaliyetler yapıyoruz. Mesela kariyer günleri adı altında kariyerinden başarılı olmuş gerek meslek ile ilgili kişileri gerek meslek dışı kişilerle öğrencilerimiz buluşturuyoruz. Yine sportif faaliyetler adı altında bilardo turnuvası düzenledik onlarla birlikte.  Dinleme salonları açtık. Bunu da var olan istekler doğrultusunda yaptık. Fakülte olarak da en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi öğretim üyesi eksikliğimiz. Bu bizim için ciddi kronik bir problem. Dekanlar konseyi de bununla ilgili konuşuyor her üniversite bir eczacılık fakültesi olmalı mı, şimdi açıldığı zaman özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki illerde meslekle ilgili olan öğretim üyesi bulmakta çok ciddi sıkıntı var, yine biz iyiyiz. Öğretim elemanları gelmek istemiyorlar bu bölgelere, bakıldığı zaman daha çok batıya yerleşmişler.  Biz buna karşılık norm kadro uygulaması getirelim dedik.  Diyelim ki bir yerde sizde kaç tane ana bilim dalı öğretim elemanı olması lazım bunun araştırması yapılıyor ve ona göre eleman atanıyor.  Bu eleman eksikliği maalesef bizim için çok büyük bir sıkıntı. Ankara’dan, İzmir’den, diğer ilerdeki fakültelerden öğretim elemanı desteği istiyoruz görevlendirmeyle 2 haftada bir gelip yoğunlaştırılmış bir şekilde ders veriyorlar burada. Bu taşıma suyla değirmen döndürmektir, buna çözüm bulunmalı. Yoksa bu dersten ne kadar verim alabiliriz? Bunlar hep ciddi problemler. Onun yanında iyi bir alt yapımız var fakültemiz kuruluş aşamasıyla eski ama binaya taşınma aşamasıyla yeni. Dolayısıyla bizim daha çok maddi olanaklarla ARGE faaliyetlerimize destek almamız gerekiyor.  Bunun için de proje geliştirmelerimiz devam ediyor..Diğer bir sıkıntımız her bilim insanı yönetimden takdir bekler. İbni Sinan’ ın bir sözü var; ‘Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder.’ Dolayısıyla bizler iş yapan, üreten hocalarımızı takdir etmeliyiz.  Bu bağlamda daha kaliteli bir öğretim elemanı profiliyle çalışmamız gerekiyor. İnşallah bu sıkıntılarımızı aşacağız.

Eczacılık Fakültesi olarak Eczacılar Odası ve diğer STK’ larla olan ilişkileriniz ne düzeyde?

Eczacılar odamızla çok yakın ilişkilerimiz va,r meslek örgütümüz sürekli olarak birlikteyiz. Kariyer günlerimizde bazı hocalarımızı odamızın aracılığıyla getirdik, konferans verildi. Atık ilaçların imhasıyla birlikle oda başkanımızla bir start verdik, onların nasıl imha edileceğine dair. Yine öğrencilerimizin mezuniyetlerinin her aşamasında yanımızdalar. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Çok sıkı bir ilişkimiz var.  Her şeyde bize yardımcı oluyorlar, ayrı olmamız düşünülemez. Bu bağlamda bir sıkıntımız bir eksikliğimiz yok.

Son olarak eczacı olmak isteyen öğrencilere, kendi öğrencilerinize neler tavsiye edersiniz?

Artık şunu net olarak söylemek isteriz ki Eczacılık Fakültesine geldiklerinde eczane eczacılığı gibi bir kavramı unutsunlar. İlla eczane açacaklar diye gelmesinler. Çünkü yönelim de istihdam da değişti.  Biz ülke olarak yerli ve milli, Sayın Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi yerli ve mili ilaçları üretmemiz gerekiyor. Çünkü nereye kadar biz dışarıdan getireceğiz? Görüyorsunuz ülkemizde birçok alanda ciddi atılımlar yapılıyor. Özellikle savunma sanayisinde, biz bunun özellikle ilaç üretiminde ARGE’ de de bekliyoruz. Bununda ana yeri eczacılık fakülteleri olmak zorunda. Biz bu gençlerimiz bu noktada kanalize edeceğiz inşallah, kendilerinin de zaten bu konuda arzulu olarak yetişeceklerine inanıyorum.  Dolayısıyla bu mesleği tercih edecekleri zaman birinci görevlerinin bu olduklarını anlamalılar. Bu bizim eksikliğimiz ve doldurmamız gereken bir konu.  Buraya geldiklerinde de sağlık alanında etkin bir kişi olacak. İnsanlar sağlıklarını fakültemiz mezunlarına emanet edecekler. Dolayısıyla ilacın a’ sından  b’ sine kadar her şeyi bilmek zorundalar ki yanlış yapmasınlar.   Bu bağlamda fakültemizde okurlarken bu eğitimlerini çok iyi ve ciddi bir şekilde almaları gerekiyor. Bu yüzden biz okula devamlılığı çok sıkı tutuyoruz. Çünkü biz eczacı yetiştiriyoruz,  eksik ve yanlış bilgi mesleğimizde kabul edilemez. Sağlığın geri dönüşü de yok, ciddi bir iş yani bu. Dolayısıyla öğrencilerimiz yaptığı işi önemsemeli. Kutsal bir meslek yapacaklar ve bunun için de iyi bir eğitim almaları hayıflanmamaları gerek. Fakültemiz eczane açmaktan ibaret değil. Bakın klinik eczacılık eğitimi önemli bir ayrım. İlacın dozunun ayarlamasını eczacının yapması lazım. Siz buradan endüstriden elinizi çekerseniz eczaneyi açayım olmaz. Şimdi artık isteseler de istemeseler de biz bu işi çevirmek zorundayız.  Milli ve yerli politikalarımıza hakkeden dönmek zorundayız çünkü.  Bu ilacı da inşallah üreteceğiz, yapacağız, geliştireceğiz, gerekse kanser alanında olsun gerek diğer hastalıklarla mücadelede olsun ilaçların geliştirilmesi bizim gençlerimiz, bizim mezunlarımız tarafından yapılacak,  ona inanıyoruz.  İlaç geliştirme sektörü ciddi bir iş, birçok denemeden oluşuyor bu. Onun için sistemlerin kurulup denenebileceği alt yapıların hazırlanması gerekli. Bu biraz önce dediğimiz gibi yerli ve milli devlet politikalarıyla olması gereken bir şey.  Ama buralarda çalışacak olanlarda yine buralarda çıkacak. Biz buna yönelik pilot küçük merkezler deneyebiliriz.  Bir bitkinin özütünde yüzlerce madde var onu oradan çıkarmak araştırmak bunların hepsi ciddi alt yapılarla olur.  Bunların diğer aşamaları için de alt yapı gerekli. Bizlerin de bu noktada bu politikaları benimsememiz ve geliştirmemiz gerekli. Biz bu bağlamda ilk önce  ARGE ve izolasyon çalışmaları yaptık şimdi ilaçla ilgili öğrencilerimizi daha spesifik noktalara iteceğiz. Fakülte olarak bizim görevimiz bu. Bu anlamda bu alt yapıyı tamamen öğrencilerimize sağlayacağız. Böylelikle öğrencilerimiz daha üst seviyede çalışma imkânı bulabilecekler.

Rahime Gül Erbaş’ ın Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber