• DOLAR
    8,3465
  • EURO
    9,6728
  • ALTIN
    504,34
  • BIST
    1,1649

Nerde Şimdi Öyle Cennet Hatunları

Nerde Şimdi Öyle Cennet Hatunları

Zaman zaman eski mahallemize yolum düşerse aklıma rahmetli anamdan sonra ilk gelen Rahmetli Emine ana olur. Onun yanında yine gelini ‘İnneci Hatçe’ namıyla  tanınan Hatice ablam gelir. Fatte garı, Zahide abla gelir. Beyaz Bibi gelir. Başta Hepsine Allahtan rahmet diliyorum.

Öncelikle anlatacağım Rahmetli Emine Ana hepsinin, daha doğrusu mahallenin en büyüğüydü. Nur yüzlü, beli yere parelel olarak adım adım yürüye, 90-95 yaşlarında mahallenin hatırı sayılır, sözü dinlenir büyükannesi gibiydi.

Eksik söylemiyleyim ama Tam bir Osmanlı kadınıydı Emine ana. Öncelikle kendisine tekrardan Cenab-ı Allah’tan rahmet dileyerek anlatmaya başlamak istiyorum.

Sonrasında da bu yazıyı yazarken torunlarından izin alarak yayınladığımı aktarmak istiyorum.

Emine Ana zaman zaman elinde baston gibi kullandığı bir değneğiyle iki elini yere paralel olarak eğrilmiş belinde kenetleyen iki büklüm yürüyen bir anaydi.

Oturduğu yer de Mahallenin tek betonerme evinin Güneydoğuya bakan, yani güneşi tam alan batı tarafını seçerdi.  Güneşin şiddetli olmadığı zaman uzun süre güneşlendiği olurdu.

Mahallenin sevilen, sayılan, saygı duyulan, sözüne ehemmiyet verilen Emine ana’nın en çok aklımda kalan bir özelliği vardı ki şimdiki genç kızların bilmesini istiyorum.

Mahalleden geçen bir erkek çocuk olsa dahi iki büklüm haliyle ayağa kalkardı. Erkeğe saygı gösterirdi. Hatırını soran mahallenin erkeklerine tülbendinin bir ucunu çekerek  yüzünü kapatır kısık bir sesle cevap verirdi.

Sokaktan her erkek geçtikçe ayağa kalkardı. Hatta ve hatta hamile bir kadın önünden geçse karnındaki çocuk erkektir belki diye saygıdan kadının önünde ayağa kalkardı.

Mahallenin genç kadınlarının hele de taze gelinlerin bir nevi akıl hocasıydı. Bir müşkülü, bir derdi olan herkes ona danışır, aklı alır ne yapması gerektiğinden dolayı ondan fikir alırdı.

Aslen Polat’lıydı Emine Ana. 1954 yılında Adatepe den gelen sel felaketini, kitabımda yazmandan önce ilk emine anadan duymuştum.

Dini bütün bir Cennet hatunuydu emine ana. Çocukluğunda aldığı derslerden aklında kalanları zaman zaman bize anlatırdı.

Yeşilkaynak camisine ilk hoparlör takıldığında da tepkisini ‘Bir hoca vardı’ derdi. ‘ Kuran borulara konup üflenecek’ derdi.

Yazıktır, Günahtır kelimesini çok kullanır, Mahallede gelinlere zulmeden kaynanalara da ateş püskürürdü.

Son olarak da rahmetli, Annem ve Babamı çok sever çok değer verirdi.

Bir de Rahmetlinin Polat’tan Hasan amca diye bir akrabası eşek ile gelirdi. Eşeğin iki tarafında tahta sandık vardı.

Sandıkta da genellikle elma armut ve üzüm olurdu. Mahallenin çocuklarına bedava dağıtırdı. Yaklaşık Polat Malatya arası, 80 km. O kadar uzak yoldan o eşekle nasıl gelir, nasıl giderdi. Şu gün olmuş hala anlamış değilim.

Yazımda adı geçenleri Rahmetle anıyorum.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber